KIRALARIN ÖDENME
SEKLI
(30.7.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)
Vergi
Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fikrasinin (2) numarali
bendi ile Maliye Bakanligina, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve
ödemelerini banka, benzeri finans kurumlari veya posta idarelerince düzenlenen
belgelerle tevsik etmeleri zorunlulugunu getirme ve bu zorunlulugun kapsamini
ve uygulamaya iliskin usul ve esaslarini belirleme yetkisi verilmistir.
Maliye
Bakanligi bu yetkisine dayanarak Vergi Usul Kanunu Genel Tebligleri ile birinci
ve ikinci sinif tüccarlara, kazanci basit usulde tespit edilenlere, defter
tutmak zorunda olan çiftçilere, serbest meslek erbabi ile vergiden muaf esnafa,
kendi aralarinda yapacaklari ticari islemler ile nihai tüketicilerden
(Türkiye’de mukim olmayan yabancilar hariç) mal veya hizmet bedeli olarak
yapacaklari 8.000.- Türk Lirasini asan tahsilat ve ödemelerini banka, özel
finans kurumlari veya PTT araci kilinarak yapmalari ve bu kurumlarca düzenlenen
hesap belgesi (dekont) veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsik etmeleri
zorunlulugu getirdikten baska Gelir
Vergisi Genel Tebligleriyle de isyeri ve konut kiralama islemlerine iliskin
yapilacak tahsilat ve ödemelerin de banka veya posta idarelerince düzenlenen
belgelerle belgelendirilmesi zorunlulugu getirmistir.
Bakanlik, 2008’de getirilen bu
zorunluluklardaki rakamlari her yil enflasyona karsi gözden geçirmeyip aynen
birakmakla da, bu zorunluluklarin uygulama alanini genisletmistir.
Kiralamalardaki bu zorunluluk konut
kiralamalarinda aylik kira bedelinin 500 TL ve üzerinde olmasi halinde söz
konusudur. Aylik kira bedelinin bu tutarin altinda olmasi halinde, kiranin elden
veya baska sekillerle de ödenmesi mümkündür. Öte yandan bu zorunluluk ve sinir,
her bir kira iliskisi için ayri ayri söz konusudur. Bu nedenle bir kisinin iki
dairesinden birini aylik 450 TL, digerini aylik 1.000 TL karsiligi konut olarak
kiraya vermesi halinde zorunluluk sadece ikinci kira iliskisi için söz konusu
olacaktir.
Burada
önemli olan kira bedeli oldugundan, mülkiyetin birden çok kisiye ait olmasi
nedeniyle hisselere bölünmesi, önem tasimamaktadir. Örnegin esit hisseli olarak
iki kardese ait bir dairenin 600 TL karsiligi kiraya verilmesinde, kardeslerin
aylik kira gelirinin 500 TL’nin altinda kalmasi, bankadan ödenme zorunlulugunu
kaldirmamaktadir.
Bankadan
/ PTT’den ödeme yükümlülügünün aylik kira bedeline göre dogmasi nedeniyle,
kiranin her taksitler halinde ödenmesi de yine bu yükümlülügü etkilemez.
Örnegin, aylik kira bedelinin 800 TL oldugu bir durumda, kiranin ay içerisinde
400’er TL olarak iki taksitte ve taksitler sinirin altinda kalacak sekilde ödenmesi,
banka veya PTT araciligi ile ödeme zorunlulugunu kaldirmayacaktir.
Is yeri kiralarinda ise kiralamalarin
tamami, her hangi bir alt veya üst sinir olmaksizin banka veya PTT araciligi
ile ödenme ve tahsil edilme zorunlulugu kapsamindadir.
Kira
bedelinin icra daireleri aracigi ile veya aynen ödendigi hallerde, dogal olarak
banka veya PTT araciligi söz konusu olmayacaktir.
Bu
düzenleme uyarinca bankalar araciligi ile yapilacak ödemelerin kanitlanmasinda genellikle
havale belgesi, dekont, hesap cetveli gibi belgeler kullanilmaktaysa da otomatik
ödeme talimati çerçevesinde yapilan ödemeler, kredi kartlari araciligi ile yapilan
ödemeler, çekle ödemeler de banka sistemi içerisinde yapilan ödeme olarak kabul
edilmektedir.
Maliye
Bakanligi 268 sayili Genel Tebligde kira ödemelerinin / tahsilatlarinin banka
veya PTT araciligi ile yapilmamasi halinde, Vergi Usul Kanununun 355.
maddesinde yazili özel usulsüzlük cezasinin uygulanacagini açiklamistir. Bu ceza
kime kesilecektir. Bu ceza, kiralama konut kirasi ise kiraya verene, is yeri
kirasi ise hem kiraya verene hem de kiraciya kesilecektir. Çünkü bu Genel
Tebligde, ilginç bir sekilde, konut kiralari ile ilgili olarak kiraya verenlere
Banka veya PTT araciligi ile kiralari tahsil yükümlülügü yüklenmisken, is yeri
kiralarinda kiraya verenlere Banka veya PTT araciligi ile kiralari tahsil ve
kiracilara da kiralarini Banka veya PTT araciligi ile ödeme yükümlülügü
getirilmistir. Bu yükümlülük konut kiracilari için öngörülmemistir.
Ancak
bu düzenlemelere ragmen uygulamada çift kira sözlesmesi yapildigi, 500 TL
kiranin bankadan ödedigi, geri kalan (diger sözlesmede yazili) kiranin açiktan
ödedigi hallere yine de rastlanilmaktadir. Bunun tespiti halinde, kayba
ugratilan vergi kadar vergi ziyai cezasi ve gecikme faizi yükü ortaya çiktigi
gibi, konut kiralamalarinda kiraya veren istisnadan yararlanma hakkini da
kaybetmektedir. Asil kötüsü, bu yola giden kiraya verenler, neticede kira
artirimi veya tahliye davasi aciktiklarinda ya kiracinin ihbar tehdidi ile
karsilasmakta ya da kiraci dava veya icra takibi süresince sadece düsük bedelli
sözlesmeye göre kira ödemekte, kiraya veren de diger sözlesmeyi ortaya
çikartamamaktadir. Bu yola gidenlerin Dimyat’a pirince giderken evdeki
bulgurdan da olmalari isten bile degildir.