DİGİTAL HİZMETLER VERGİSİ VE KDV

26.11.2019 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 223 görüntülenme YAZDIR

DİGİTAL HİZMETLER VERGİSİ VE KDV

Dr. A. Bumin Doğrusöz

Dünya Gazetesi 26.11.20109

Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” nihayet aynı adla 21.11.2019 günü Mecliste kabul edilerek yasalaştı. Bu kanun, getirdiği üç yeni vergi, “Digital Hizmetler Vergisi”, “Konaklama Vergisi” ve “Değerli Konutlar Vergisi” ile kamu oyu gündeminde önemli ölçüde yer aldı.  Ben de, bu vergileri önceki yazılarımda tanıtmıştım. Artık bundan sonra bu vergilerin ayrıntılarına girmek gerekecek. Bu yazımda Digital Hizmetler Vergisi ile KDV ilişkisi üzerinde durmak istiyorum ki bu verginin getireceği vergi yükü daha rahat kavranabilsin.

Kanuna göre; Türkiye’de sunulan digital hizmetlerden aşağıdaki sunulan hizmetler;

·                 Dijital ortamda kullanıcılara sağlanan her türlü reklam hizmeti (reklam kontrol ve ölçüm hizmetleri, veri iletimi ve yönetimi hizmetleri, reklamın sunulmasın ilişkin teknik hizmetler dahi) 

·                 Sesli, görsel veya kayıt edilmesine yönelik olarak dijital ortamda sunulan hizmetler (program, uygulama, oyun, ve benzerlerinin dijital ortamda satışı, bunların izlenmesi, oynanması, kaydedilmesi, kullanılmasına yönelik olarak dijital ortamlarda sunulan hizmetler dahil)

·                 Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamın sağlanması ve işletilmesi hizmeti (kullanıcıların birbirlerine mal ve hizmet satılmasının teminine yönelik hizmetler dahil),

dijital hizmet vergisine tabi olacaktır. Ayrıca yukarıda sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda verilen aracılık hizmetleri de dijital hizmet vergisine tabidir.

Kanunda mükellef, Gelir veya Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre tam mükellef olup olmadığına, dar mükellefiyete tabi olanların hizmeti Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtası ile  gerçekleştirip gerçekleştirilmediğine bakılmaksızın, bu hizmetlerin sağlayıcıları şeklinde belirlenmiştir.

Mükellefin Türkiye’de yerleşim yerinin, işyerinin bulunmaması ve diğer gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyeti amacıyla işleme taraf olanlar ile aracılık edenler verginin ödenmesinden sorumlu tutulması konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına da yetki verilmektedir.

Dijital hizmetlerden dolayı ilgili hesap döneminden önceki dönemde Kanunun kapsamına giren hizmetlerden Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon TL veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon € veya muadili yabancı para karşılığı TL’den az olanların bu vergiden muaf olması öngörülmektedir. Hesap dönemi içerisinde ilgili hadlerin her ikisinin de aşılması halinde muafiyet bitecek, vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren mükellefiyet başlayacaktır. Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca ilgili hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti izleyen hesap döneminde tekrar başlayacaktır.

Dijital hizmet vergisinin matrahı verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle, takvim yılının birer aylık dönemi şeklinde belirlenen her bir vergilendirme döneminde elde edilen hasılat olacaktır. Hasılatın döviz cinsinden elde edilmesi halinde, elde edildiği tarihte geçerli olan Merkez Bankası döviz alış kuru ile Türk Parasına çevrilecektir.

Dijital hizmet vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle bulunacaktır. Oran ise % 7,5’dur. Hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmayacak ve bu vergi düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyecektir. Bu verginin de nihayetinde tüketicilere yansıtılacak bir vergi olması nazara alınırsa, her halde teklifi hazırlayanlar tüketicilerin bu vergiyi hissetmemelerini istemiş olmaları gerekir.

Bu noktada ortaya çıkan sorunlardan birisi de digital hizmetler vergisinin KDV matrahına dahil edilip edilmeyeceğidir.

Dijital hizmet vergisi, bedelin içerisinde yer aldığından ve belgede ayrıca gösterilmediğinden KDV matrahına dahil edilmesi gereken bir vergi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani burada “verginin vergilendirilmesi sorunu” yeni bir yüzle tekrar karşımıza çıkmaktadır.

Konuya bir başka açıdan daha yaklaşalım. Üç yeni vergi de aynı kanunda düzenlenmiştir. Kanunun konaklama vergisini düzenleyen 9. maddesinde, “Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilir. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamaz. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez.” hükmü yer almıştır. Ancak bunun benzeri bir düzenleme dijital hizmet vergisine ilişkin düzenlemeler arasında yer almamıştır.

     O halde burada yapılması gereken yorum, “kanun koyucunun bir vergide getirdiği düzenlemeyi diğer vergide getirmemesi, ikinci vergide aksi yönde uygulama yapılmasını istemesi” şeklindedir.

     Dolayısıyla dijital hizmet vergisi kapsamına giren mal ve hizmetlerin, örneğin reklam hizmetinin, internetten indirilen müziklerin veya satın alınan oyunların maliyeti % 7,5 değil, (7,5 x 0,18) kadar, yani % 8,85 oranında artacaktır.

     Bu durumda mal ve hizmet talep edenler, bu vergiden muaf (örneğin Türkiye’den elde ettiği hasılatı 20 milyon Lirayı aşmayan) hizmet sunucularına yöneleceklerdir. Bu ise rekabet ortamını bozan bir unsur olarak karşımıza çıkacaktır.

     Bu vergi 1.2.2020’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar vergi oranının Cumhurbaşkanı tarafından kendisine tanınan yetki çerçevesinde gözden geçirilmesi, diğer ülkelerde genel kabul gören % 3 ve hatta altında bir orana düşürülmesi, bence gerekmektedir.