KISMI BÖLÜNMEDE DURAKSAMA

19.09.2017 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1315 görüntülenme YAZDIR

KISMI BÖLÜNMEDE DURAKSAMA

Dr. A. Bumin DOGRUSÖZ

Dünya Gazetesi 19.9.2017

 

Bu yilin Mart ayinda Gelir Idaresi Baskanliginin web sayfasinda, Kurumlar Vergisi Kanununun 19/3 maddesinin (b) bendi hükümleri kapsamindaki kismi bölünme islemleriyle ilgili olarak bir KVK Genel Teblig Taslagi yayimlandi.

Bu taslakta özellikle örneklerle ilgili çok tartisilacak konu bulunmasina karsilik, bir önemli konu bütün uygulamayi etkiledi. Çok tartisma yaratan bu konu Teblig Taslaginin son maddesinde asagidaki sekilde yer almaktaydi.

“Kismi bölünme islemlerinde devralan sirket hisselerinin devreden sirket ortaklarina verilmesi halinde, devreden sirket nezdinde sermaye azaltimina gidilmesi gerekeceginden, devreden sirketin sermayesini olusturan unsurlara göre sermaye azaltimi dolayisiyla vergilendirme yapilmasi söz konusu olabilecektir. Yapilacak sermaye azaltiminda; öncelikle, isletmeden çekilmesi halinde kurumlar vergisine ve kâr dagitimina bagli vergi kesintisine tabi tutulacak (pasif kalemlere ait enflasyon fark hesaplari, yeniden degerleme deger artis fonu, istirakler yeniden degerleme deger artis fonu, maliyet artis fonu vb.) hesaplarin, sonra, sadece kâr dagitimina bagli vergi kesintisine tabi tutulacak (geçmis yil kârlari, olaganüstü yedekler vb.) hesaplarin, son olarak ise isletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermayenin isletmeden çekildigi kabul edilecektir.”

            Görüldügü gibi Taslakta; devralan sirket hisselerinin devreden sirket ortaklarina verilmesi amaciyla yapilacak sermaye azaltilmasinda, azaltilan tutarin öncelikle dagitimi stopaja tâbi fon veya yedeklerden yapildigi bir varsayim olarak kabul edilmekte, böylece devreden sirkete azaltilan tutarin % 15’ine varabilecek oranda bir malî yük getirilmektedir.

Böyle bir varsayimin veya karinenin yaratilmasina elverisli bir yasal dayanak, KVK’da olmadigini daha önce yazmistim. Hatta bu konuda; Mali idarenin farkli düsündügünü vurgulayan özelgeler bulundugunu da belirtmistim.

Niteki Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Baskanligi’nin 23.07.2013 tarihli Özelgesi ile “Kismî bölünme sonucunda aynî sermaye konulan sirketten alinan hisse senetlerinin ortaklara verilmesi nedeniyle sirket sermayesinin azaltilmasi ve daha önce sermayeye eklenmis olan, enflasyon düzeltmesi fark hesaplari ile geçmis yil kârlarinin da bulunmasi durumunda; devralan sirkette yapilacak sermaye artisinda enflasyon düzeltmesi fark hesaplarinin ve geçmis yil kârlarinin sermayenin bir unsuru olarak yer almasi ve ayri sekilde görülmesi sartiyla bu islem isletmeden çekis olarak degerlendirilmeyecek ve vergiye tabi tutulmayacaktir. Ancak, devralan sirkette sermayenin bir unsuru olarak yer alan enflasyon düzeltmesi farklarinin ve geçmis yil kârlarinin, devralan sirkette bir baska hesaba nakledilmesi veya isletmeden çekilmesi ya da sermaye azaltimina gidilmesi halinde, enflasyon düzeltmesi farklari ile ilgili isletmeden çekilen tutarlarin öncelikle isletmeden çekildigi dönemin kazanci ile iliskilendirilmeksizin kurumlar vergisine tabi tutulmasi, vergi sonrasi dagitilan kazancin ve geçmis yil kârlari ile ilgili tutarlarin da kâr dagitimina bagli tevkifata tabi tutulmasi gerekmektedir” seklinde ve getirilmek istenen düzenlemenin tam tersi yönde açiklamada bulunmustur.

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi daha sonra 24.09.2013 tarihli özelgesi ile bu görüsünden dönmüs, Bursa Vergi Dairesi Baskanligi 24.9.2013 günlü Özelge dogrustusunda görüs açiklamissa da son olarak Ankara Vergi Dairesi Baskanligi 21.2.2017 günlü Özelgesi ile yukarida aktardigimiz 23.7.2013 günlü Özelge dogrultusunda görüs açiklamis ve kismi bölünme dolayisiyla azaltilacak sermaye içerisinde “daha önce sermayeye eklenmis olan, enflasyon düzeltmesi fark hesaplari ile geçmis yil kârlarinin da bulunmasi durumunda; devralan sirkette yapilacak sermaye artisinda enflasyon düzeltmesi fark hesaplarinin ve geçmis yil kârlarinin sermayenin bir unsuru olarak yer almasi ve ayri sekilde görülmesi sartiyla bu islem isletmeden çekis olarak degerlendirilmeyecek ve vergiye tabi tutulmayacaktir. Ancak, devralan sirkette sermayenin bir unsuru olarak yer alan enflasyon düzeltmesi farklarinin ve geçmis yil karlarinin, devralan sirkette bir baska hesaba nakledilmesi veya isletmeden çekilmesi ya da sermaye azaltimina gidilmesi halinde, enflasyon düzeltmesi farklari ile ilgili isletmeden çekilen tutarlarin öncelikle isletmeden çekildigi dönemin kazanci ile iliskilendirilmeksizin kurumlar vergisine tabi tutulmasi, vergi sonrasi dagitilan kazancin ve geçmis yil kârlari ile ilgili tutarlarin da kâr dagitimina bagli tevkifata tabi tutulmasi gerekmektedir. demistir.

            Bu konudaki görüsümü, Taslak’daki görüse katilmadigimi ve son Özelgeler ile benimsenen görüsün yerindeligini gerekçesi ile yazdigimdan, tekrar ayni konuya girmiyorum.

Simdi bir yanda aktardigimiz 23.7.2013 ve 21.2.2017 günlü özelgeler diger tarafta da aksi yönde Teblig Taslagi vardir. Bu çeliskili durum hukuki istikrari yok ettiginden, uygulamacilarda ikilem de kalmislar ve yeniden yapilandirma ihtiyaci içinde olan sirketler bölünme müessesinden uzak durmaya baslamislardir.  

            Bu nedenle mali idarenin bir an önce görüsünü olusturarak, özelgeleri mi yoksa Taslak’daki görüsü mü benimsedigini ortaya koymasi gerekmektedir.