E- TEBLIGATTA IKINCI ADRES

12.10.2015 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1736 görüntülenme YAZDIR

E- TEBLIGATTA IKINCI ADRES

 

(10.12.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)

 

Maliye Bakanligi Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinin verdigi yetkiye dayanarak 27 Agustos 2015 tarihli Resmi Gazetede yayimladigi 456 sira no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi ile bazi mükelleflere elektronik tebligat adresi kullanma zorunlulugu getirmistir.

1.1.2016’da baslayacak bu uygulama dolayisiyla kapsama giren Kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar, bu tarihe kadar vergi idaresinden elektronik tebligat adresi almakla yükümlü kilinmislardir.

E-Tebligat sisteminde amaç vergi dairelerince vergi kanunlari uyarinca tebligi gereken evrakin, elektronik tebligat sistemi ile muhataplarin ulastirilmasidir. Ancak bu ulastirma her zaman yeterli olmamaktadir. Çünkü herkes her zaman elektronik postalarina bakmakla yükümlü tutulamayacagi gibi, kimi kisilerin düzenli bakma aliskanliklari da yoktur. Kaldi ki bazen seyahat, hastalik vb. nedenlerle kisiler elektronik postalarina bakmayi da ihmal edebilmektedirler. Bu nedenle bir hak kaybi dogmamasi için mali idare, söz konusu mükelleflere elektronik tebligat adresi vermek için aradigi dilekçelerde, mükelleflerin kendilerine elektronik tebligat gönderildigini bildirmek üzere ayri bir mail adresi ve sms ile haber verebilmek için bir de cep telefonu bildirmelerini istemektedir.

            Mükelleflerin vergi idaresi ile iliskileri genellikle yetkili muhasebecileri / mali müsavirleri araciligi yürütülmektedir. Zaten bu nedenle elektronik tebligatla ilgili söz konusu dilekçeler de vergi dairelerine anilan meslek mensuplari tarafindan verilmektedir.

            Ancak bu dilekçelerin verilmesi sirasinda bazen meslek mensuplari, idare tarafindan istenen ikinci mail adresi veya cep telefon numarasi olarak kendi mail adreslerini veya cep telefon numaralarini vermektedirler. Bu konuda özel olarak yetkilendirilmis ve kendisine vekâletname verilmis olma hali disinda, meslek mensuplarinin bu davranislari ileride kendileri açisindan sorun çikartabilecek bir davranis olarak gözükmektedir. Meslek mensuplarinin bu yola, islerini takip ettigi mükellefin bazen bilgisayar kullanma konusundaki zaafiyetleri veya vergi konularina hiç vâkif olmamalari gibi iyiniyetli sebeplerle gittigi görülmekteyse de, konunun hukuki boyutu genellikle iyiniyete bakmamaktadir.

Nitekim Istanbul SMMM Odasi, Mesleki Gelismeleri Izleme Kurulu tarafindan hazirlanan bir uyari notuna dayanarak üyelerini uyarmistir. Üyelerine karsi büyük bir sorumluluk anlayisi ile yapilan bu uyari ve çalismadan hareketle, bizde konuyu herkese duyuralim istedik.

Geçerli hukuki bir vekâletnameye sahip olunmasina ragmen, meslek mensubunun kendi elektronik adresine gelen bir tebligati unutma, yanilma, farkinda olmama, isi birakma, mükellefin ortadan kaybolmasi, ihtilaf vb. sebeplerle muhatabina iletmemesi veya iletememesi durumunda, Borçlar Kanununun haksiz fiili sorumluluguna iliskin hükümleri ile karsilasmasi muhtemel olacaktir.

Borçlar Kanununun haksiz fiil sorumlulugunu düzenleyen 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykiri bir fiille baskasina zarar veren, bu zarari gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kurali bulunmasa bile, ahlaka aykiri bir fille baskasina kasten zarar veren de bu zarari gidermekle yükümlüdür.”

Vergi kanunlari geregi üzerine vergi borcu düsen gerçek veya tüzel kisi vergi mükellefi oldugundan, meslek mensubunun sahsi elektronik adresine gelen tebligat hakkinda, meslek mensubunun kendisini bilgilendirmemesi nedeniyle zarara ugradigini iddia eden mükellef, ugradigi zarar dolayisiyla Borçlar Kanunun 50, 51 ve diger maddelerine göre meslek mensubuna rücu edebilir.

Türk Ceza Kanunun 257.maddesinde; “Kanunda ayrica suç olarak tanimlanan haller disinda, görevinin gereklerine aykiri hareket etmek suretiyle, kisilerin magduriyetine veya kamunun zararina neden olan ya da kisilere haksiz bir menfaat saglayan kamu görevlisi, alti aydan iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir” denildikten sonra ikinci fikrada “Kanunda ayrica suç olarak tanimlanan haller disinda, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kisilerin magduriyetine veya kamunun zararina neden olan ya da kisilere haksiz bir menfaat saglayan kamu görevlisi, üç aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir” hükmüne yer bertilmistir. Burada ikinci fikrada ihmali davranisla islenen görevi kötüye kullanma suçlarini cezalandirilmaktadir. Burada sorumlulular yaptiklari degil yapmadiklari veya geciktirdikleri mesleki görevleri ile kisilere (veya kumuya) verdikleri zararlardan ötürü cezalandirilmaktadirlar.

Elektronik imzali teblig evrakinin, muhatabin elektronik ortamdaki adresine ulastigi tarihi izleyen besinci günün sonunda teblig edilmis sayilacaktir. Meslek mensubunun kendi elektronik adresine gelen bilgilendirme mesajini herhangi bir sebeple mükellefe süresinde bildirememesi sonucu, mükellef olusacak hak kaybindan dolayi zarar görmüsse meslek mensubunun söz konusu düzenlemelere göre cezalandirilmasini da talep edebilecektir.

Bu nedenle, hem mükelleflerde hak kaybina bagli olusacak zararlarin sorumlusu olmamak, hem de zaten yeterince sorumluluk sahibi iken bir de bu yükün altina girmemek için meslek mensuplarina önerimiz, E-Tebligat basvuru formalarinda kendilerinin degil, mükellefin elektronik bilgilendirme adreslerinin yazmalaridir.