DEĞERLİ KONUTLAR VERGİSİNDE İTİRAZ VE OLASI DAVALAR

24.12.2019 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 347 görüntülenme YAZDIR

DEĞERLİ KONUTLAR VERGİSİNDE İTİRAZ VE OLASI DAVALAR

Dr. A. Bumin DOĞRUSÖZ

Dünya Gazetesi 24.12.2019

7194 numarası ile 7.12.2019 günlü Resmi Gazetede yayımlanan “Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde  Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile ihdas edilen vergilerden biri olan “Değerli Konut Vergisi”ni, geçen iki yazımda aktarmaya çalışmış, bir kısım konuları da bu yazıma bırakmıştım.

          Bu yazımda, bana en çok soru gelen soru konusuna cevap olarak,  dava süreçlerini ele almaya çalışacağım.

          Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) tarafından yapılan değer tespitine karşı dava açılabilmesi için önce itiraz yolunun kullanılması gerekmektedir. Değer tespitini bildiren yazının tebliğinden itibaren değerli konutlar vergisi mükelleflerinin 15 gün içerisinde itiraz hakları mevcuttur. TKGM’nin 15 gün içerisinde itirazı sonuçlandırarak ilgilisine aynı usulle tebliğ etmesi gerekmektedir. Burada TKGM’ye tanınmış süre, aşılması halinde bir sonuç doğurmayan, “idareyi hızlı çalışmayı teşvik” amaçlı bir süredir. İdarenin itirazını bu sürede oluşturmaması, kişilere bir hak sağlamamaktadır. İlgililer, cevabın kendilerine gelmesinden itibaren 30 gün içerisinde Vergi Mahkemesinde dava açma ve bu davada değerin yüksekliğini, bilirkişi incelemesi yoluyla incelenerek iptalini talep etmeleri gerekmektedir. TKGM’nin itirazdan itibaren 60 gün içerisinde (zımni red süresi) cevap vermemesi halinde, talebin reddedildiği kabul edilerek, yine dava açılabilir.

          Bu dava TKGM ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hasım gösterilerek açılabilir. Hasım konusunda kişilerin endişe etmesine gerek yoktur. Çünkü idari mahkemeler, hasmı kontrol ederek, yanlış hasım gösterilmesi halinde davayı doğru hasma yönlendirmek yükümlülüğü altındadır. TKGM’nin Ankara’da olması ve zaten yazıların Ankara adresli olarak gönderilmiş olması sebebi ile yetkili Vergi Mahkemesi, Ankara Vergi Mahkemeleridir. Bu da Ankara Vergi Mahkemelerinin binlerce dava yükü ile karşılaşacağını göstermektedir. Bilirkişi incelemeleri ise istinabe yolu ile meskenin bulunduğu il vergi mahkemeleri tarafından yapılacaktır. Burada bir yasal düzenleme yapılmamış olması, davacılar açısından dava maliyetini arttırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

          TKGM tarafından belirlenen değer aleyhine açılacak dava, verginin değil, değerin tartışılacağı ve yargısal denetiminin yapılacağı davadır. Bu davada verginin anayasal hüküm ve ilkelere aykırılığı tartışma konusu yapılamaz. Bu sebeple, vergiyi Anayasa’ya aykırı görmekle birlikte, TKGM tarafından belirlenen değeri normal ve hatta gerçek değerden daha düşük bulanlar, TKGM işlemi aleyhine itiraz aşamasından sonra dava açmayabilirler. Bu davanın açılmamış olması, vergi aleyhine dava açılmasına engel değildir.

          TKGM tarafından belirlenen değeri 5 milyon Lirayı aşan mesken nitelikli taşınmaz sahipleri 20 Şubat akşamına kadar taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine değerli konutlar vergisi beyannamesi vermekle yükümlü kılınmışlardır. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu beyannameyi kâğıt ortamı yanı sıra elektronik ortamda da alma çalışmaları yapmaktadır. Öte yandan Bakanlığın, beyannamenin verileceği yer vergi dairesini, malikin adresinin bağlı olduğu vergi dairesi veya varsa gelir vergisi mükellefiyetinin bulunduğu yer vergi dairesi olarak yeniden belirleme yetkisi de mevcuttur.

          Bu beyannamenin verilmesi ile birlikte düzenlenecek tahakkuk fişi aleyhine de dava açılabilir. Ancak bu davanın açılması, beyannamenin “dava haklarını saklı tutan” ihtirazi kayıtla verilmesi gerekmektedir. İhtirazi kayıt hakkını kullanmayanların, “kişilerin kendi beyanları aleyhine dava açamayacaklarına ilişkin kural” dolayısıyla dava hakları söz konusu olmayacaktır.

Bu davanın da beyannamenin verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde açılması gerekmektedir. Buradaki süre de hak düşürücü süredir.

          Bu davada yetkili mahkeme, beyanname verilerek tahakkuk fişinin düzenlendiği yer vergi dairesinin bulunduğu ildeki mahkemelerdir. Görevli mahkeme ise vergi mahkemeleridir.

          Değerli konutlar vergisi beyanı her yıl yapılıp her yıl vergi ödeneceğinden ve gelecek beyan dönemine kadar Anayasa Mahkemesinden karar çıkma olasılığı az olduğundan, belki gelecek yıl da bu davadan bir tane daha açmak gerekebilecektir.  

          İşte bu ikinci dava, vergiye karşı anayasal ilkelere dayalı argümanların ileri sürülebileceği ve dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesinin talep edilebileceği davadır. Bu dava değer konusunun veya değerin yüksekliğinin, tartışma konusu yapılamayacağı kanaatindeyim. Eğer ilgililer, değeri, zaten dava konusu yapmışlarsa, bu ikinci davada, değerin tartışıldığı ilk davanın sonucununda beklenilmesini talep etmeleri gerekmektedir.