YORUM YOLU ILE TEBLIGAT

29.10.2015 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1630 görüntülenme YAZDIR

YORUM YOLU ILE TEBLIGAT

 

(29.10.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)

 

Vergi Usul Kanunumuza göre tarh islemi ilgilere ihbarname ile teblig olunur (md.34). Takdir komisyonu kararina dayanilarak tarh edilen vergilerde ihbarnameye takdir komisyonu kararinin, inceleme elemaninin raporuna dayanilarak yapilan tarhiyatlarda ise inceleme elemani raporunun bir örneginin ihbarnameye eklenmesi zorunludur (md.35/2). Tarh islemi için getirilmis bu düzenlemelerin aynisi, ceza tarhiyatlari için de kabul edilmistir (md. 366).

            Ihbarnameye takdir komisyonu kararinin veya inceleme elemaninin raporunun eklenmemesi, vergi veya ceza tarh islemini sakatlamaz, ancak yapilan tebligatin hükümsüz olmasi sonucunu dogurmasi gerekir. Zira islemin gerekçesinin ilgilisine bildirilmemesi, onun Anayasal Haklarini kisitlar. Çünkü islemin gerekçe ve dayanaklari, muhatabin yargiya basvuru ve savunma haklarinin en önemli unsurlarindandir. Ayrica dayanak belgelerin teblig edilmemesi, mükellefin, uzlasma, cezada indirim gibi sair hukuksal yollara basvurma kararini da etkileyecek derecede önemli bir eksikliktir.

            Nitekim Danistay’in yerlesik içtihadinda da, vergi / ceza ihbarnamelerine takdir komisyonu kararlarinin veya vergi inceleme raporlarinin, hatta inceleme raporlarinin dayanagi vergi teknigi raporlarinin eklenmemis olmasi, hatali teblig düzenlemesi (md. 106) kapsaminda esasa etkili noksanlik olarak degerlendirilmis ve tebligatin iptal edilmesi gerektigine hükmedilmistir.

            Ancak Danistay Dergisinin 138. Sayisinda, Danistay 3. Dairesinin bir karari, bu güne kadar kabul edilen yaklasimin tersini yansitmakla çok tartismaya yol açacak niteliktedir. Dairenin, Antalya Vergi Mahkemesinin takdir komisyonu kararinin ihbarnameye eklenmemesi sebebiyle tarhiyati iptal eden bir kararini temyizen inceleyen E.2011/4933 K.2014/6021 sayi ve 1.12.2014 tarihli Kararinda, ihbarnameye takdir komisyonu kararinin eklenmemesinin, ihbarnamenin tebliginin tam yapilmadiginin kabulünü gerektirdigini, bunun da dava açma süresinin islemesini baslatmayan bir neden olusturacagina hükmetmistir. Oysa tarh isleminin hem sekil unsurunu hem de tebligini saglayan ihbarname, bagimsiz ve icra kabiliyeti olan bir tarh islemini ifade etmektedir. Bu nedenle 30 günlük süre içerisinde dava açilmadigi takdirde kesinlesir ve idare ödeme emrini teblig eder. Hele ödeme emri tebliginden sonra veya böyle bir ihbarnameye süre islememistir düsüncesi ile örnegin dört yil sonra dava açilacak olursa bu dava büyük olasilikla süre asimindan reddedilecektir.

            Öte yandan Daire kararinda, “Davaya konu yapilan vergilendirmeyi duyuran ihbarnamedeki ekleri bölümüne takdir komisyonu kararinin tarihi ve sayisi yazilmistir. Davacinin ihbarnameleri tebellüg ettigi ve davayi süresinde açtiginda ihtilaf yoktur. Teblig mazbatasindan kendisine davaya konu yapilan vergilendirmeyi duyuran, tarihi ve sayisi gösterilen ihbarnamelere ait oldugu da saptanmaktadir. Dolayisiyla mazbata ile teblig edildigi belgelenen bu ihbarnamelerin ekini olusturan takdir komisyonu kararinin ihbarname ile teblig edilmis oldugunun kabulü gerekir.” denilmek suretiyle, “ihbarname ekinde takdir komisyonu karari ve inceleme elemani raporu bulunmasa dahi, ihbarnamede tarih ve sayisi yazili ise onlarin da teblig edilmis sayilacagina” hükmetmistir.

Neticede Daire, davali vergi dairesince Idari Yargilama Usulü Kanununun 16/5. fikrasi uyarinca mahkemeye sunulacak takdir komisyonu kararinin Davaciya teblig edilerek davaya devam edilmesi gerektigine ve esastan karara baglanmasi gerektigine  hükmetmistir.

Tarh islemini duyuran bir belge olmaktan ziyade tarh isleminin sekil unsurunu olusturan ihbarnamenin dayanaklarindan mahrum olarak teblig edilmesinde, islem dayanagi takdir komisyonu kararinin “yorum yolu ile tebligi”ni kabul eden Karar, yeni bir teblig yöntemi ihdas etmekten baska, yorum yolu ile teblig edildigi kabul edilen belgenin mahkemece teblig edilmesi geregine karar vermesi de kararin kendi içinde bir çeliskisini olusturmustur.

Danistay’in muhtelif dairelerince, bazi hallerde dayanak raporun tebligi dahi silahlarin esitligi ilkesi ve savunma hakki açisindan yeterli görmemektedir. Örnegin ihbarnamenin dayandigi vergi inceleme raporlari ile birlikte teblig edildigi, ancak bu raporlarin dayandigi vergi teknigi raporunun eklenmedigi tebligler dahi hatali kabul edilmektedir.  Nitekim son olarak Danistay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun E.2014/304, K.2014/563 sayi ve 18.6.2014 tarihli Kararinda; “davaci hakkinda “tesis edilen islemi hükümsüz kilacak nitelikte esasa etkili bir sekil hatasi” olarak nitelendirilmistir. Bu konudaki kararlari daha önce “Vergi Teknigi Raporlari” baslikli yazimda aktarmistim. 

Yerlesik içtihata aykiri bu kararin, Yüksek Yargida bir içtihat degisikligi niteliginde olup olmadigina sadece bu karara bakarak karar vermek güçtür. Oy çoklugu ile verilmis bu kararin, henüz karar düzeltme asamasindan geçmedigi anlasilmaktadir.       

Ancak doktrinde çok tartisilacagina inandigimiz bu kararin içtihat degisikligi niteliginde olmasi ve hatta inceleme raporlarina da sirayet etmesi halinde, mükelleflerin savunma haklarina önemli kisitlama gelecegi, uzlasma yoluna mi yargi yoluna mi gidecekleri yolunda karar verilmesinin de bu gibi durumlarda zorlasacagi açiktir.