KİRALARI BANKAYA YATIRMA ZORUNLULUĞU

23.08.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 835 görüntülenme YAZDIR

KİRALARI BANKAYA YATIRMA ZORUNLULUĞU
23 Ağustos 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendiyle Maliye Bakanlığı’na, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir. 
Maliye Bakanlığı bu yetkisini geçmişte 320 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile kullanmıştır. (Bu genel tebliğden sonra konuya ilişkin olarak 323, 324 ve 332 sayılı Genel Tebliğler ile 1 sayılı Vergi Usul Kanunu yayımlanmıştır.) Söz konusu Genel Tebliğler ile birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, kazancı basit usulde tespit edilenlere, defter tutmak zorunda olan çiftçilere, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafa, kendi aralarında yapacakları ticari işlemlerle nihai tüketicilerden (Türkiye’de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000 Türk Lirası’nı aşan tahsilat ve ödemelerini banka, özel finans kurumları veya PTT’yi aracı kılınarak yapmaları ve bu kurumlarca düzenlenen hesap belgesi (dekont) veya hesap bildirim cetvelleriyle tevsik etmeleri zorunluluğu getirilmiştir. Düzenlemelerle, tespit edilen tutarı aşan avansların, pey akçesi, depozito gibi ödemelerin de bu kurumlar tarafından düzenlenen belgelerle tevsiki zorunlu kılınmıştır. Ayrıca işletmelerin kendi ortaklarıyla ve diğer gerçek ve tüzelkişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketleri de işlem tutarının 8.000 TL’yi aşması koşulu ile (324 sayılı Genel Tebliğ) kapsama alınmıştır. 
Bakanlık, anılan maddenin verdiği yetkiye dayanarak 268 No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile işyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin de banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle belgelendirilmesi zorunluluğu getirmiştir. Bu zorunluluğu daha önce de yazmıştık. Ancak bu konuda çokça okur sorusu gelince tekrar aynı konuya dönme ihtiyacı hissettim. 
Bu zorunluluk konut kiralamalarında aylık kira bedelinin 500 TL ve üzerinde olması halinde söz konusudur. Aylık kira bedelinin bu tutarın altında olması halinde, yine eskiden olduğu gibi elden veya başka şekillerle de ödenebilecektir. Öte yandan bu zorunluluk ve sınır, her bir kira ilişkisi için ayrı ayrı söz konusudur. Bu nedenle bir kişinin iki dairesinden birini aylık 450 TL, diğerini aylık 1.000 TL karşılığı konut olarak kiraya vermesi halinde zorunluluk sadece ikinci kira ilişkisi için söz konusu olacaktır. 
Burada önemli olan aylık kira bedelidir, yoksa ödeme tutarları değildir. Aylık kira bedelinin 800 TL olduğu bir durumda, kiranın ay içinde 400’er TL olarak iki taksitte ve taksitler sınırın altında kalacak şekilde ödenmesi, banka veya PTT aracılığı ile ödeme zorunluluğunu kaldırmayacaktır. 
İşyeri kiralarında ise kiralamaların tamamı, herhangi bir sınır olmaksızın banka veya PTT aracılığı ile ödenme ve tahsil edilme zorunluluğu kapsamına alınmıştır. 
Ortaklık halinde sahip olunan konutlarda, bir hissedara düşen miktar 500 TL’nin altında kalsa bile, kiraya verilen konutun kira bedeli 500 TL ve üzerindeyse, işyerlerinde de miktarına bakılmaksızın kira bedeli banka ya da PTT aracılığıyla mümkünse hissedarların ortak hesabına, mümkün olmaması halinde ortaklardan birinin hesabına yatırılması gerekmektedir. 
Bazen kira sözleşmeleri kiraya verenin vekili vasıtası ile yapılmakta ve bu sözleşmelerde kiraların vekilin banka hesabına yatırılması öngörülmektedir. Bu durumda ödemeye ait bankada düzenlenen dekontun açıklama kısmına mülk sahibinin ismiyle kira ödemesi olduğunun da yazılması, vekil tayin edilen kişinin banka hesabına yatan paranın mülk sahibine aktarılmasının da yine banka veya PTT aracı kılınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Aynı hususlar, hisseli gayrimenkullerin kiralanmasında da geçerlidir. 
Kira bedelinin icra daireleri aracılığıyla tahsil edildiği hallerde ve kira bedellerinin ayni olarak ödendiği durumlarda, doğal olarak banka veya PTT aracılığı söz konusu olmayacaktır. 
Bu yeni düzenleme uyarınca bankalar aracılığıyla yapılacak ödemelerin kanıtlanmasında havale belgesi, dekont, hesap cetveli gibi belgeler kullanılabilecektir. Ayrıca otomatik ödeme talimatı çerçevesinde yapılan ödemeler, kredi kartları aracılığıyla yapılan ödemeler, çekle ödemeler de banka sistemi içinde yapılan ödeme olarak kabul edilecektir.