KURUMLAR VERGİSİ DEĞİŞİKLİKLERİ

11.08.2016 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 821 görüntülenme YAZDIR

Kurumlar vergisi değişiklikleri

Dr. Bumin DOĞRUSÖZ 

Dünya, 11.8.2016

 

6728 sayılı “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile vergi kanunlarında (Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Harçlar Kanunu, Emlâk Vergisi Kanunu ve Damga Vergisi Kanunu) önemli diğer bazı kanunlarda (İcra İfl as Kanunu, Çek Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu) önemli değişiklikler yapıldı. Bunları ileriki yazılarımda irdeleyeceğim. Bu günkü yazımda söz konusu Kanun’la, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikleri aktarmak istiyorum. 

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun muafiyetleri düzenleyen 4. maddesine 6728 sayılı Kanunla yeni bir bent eklenerek, bölgesel yönetim merkezleri muafiyeti ihdas edilmiştir. Düzenlemeye göre, bütün giderleri kanuni ve iş merkezleri yurt dışında bulunan kurumlar tarafından karşılanan ve bu giderleri Türkiye’deki her hangi bir tam veya dar mükellef kurumun hesaplarına intikal ettirilmeyen (veya kârından ayrılmayan) bölgesel yönetim merkezlerinin kazançları kurumlar vergisinden muaf olacaklardır. Yönetim merkezi adı altında bir mükellefiyet tipi Kanun’da olmadığına göre ancak sermaye şirketi olarak kurulabilecek ve bölgesel yönetim merkezi işlevini ifa edecek söz konusu şirketler, Ekonomi Bakanlığı’ndan izin alınarak kurulabilecektir. 

Öte yandan düzenlemeye göre, vergiden muaf olacak bölgesel yönetim merkezinin yönetimi altında Türkiye’de kurulu bir tam veya dar mükellef kurumun bulunması, muafiyeti ihlal etmeyecektir. Ancak yönetim merkezinin masraf paylaştırmasında, Türkiye’deki kuruma da paylaştırma yapacağından, bütün giderlerin yurt dışına aktarılması koşulunun ihlal edileceği açıktır. Burada tek çözüm, bölgesel yönetim merkezinin, yönetimi altında Türkiye’deki bir kurumun bulunması halinde, Türkiye’deki kuruma da transfer fiyatlandırması hükümleri de dikkate alınarak masraf aktarması yapabileceğinin kabul edilmesidir. Bu konu her halde bir Genel Tebliğ ile açıklığa kavuşturulacaktır. 

6728 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan bir diğer değişiklikte, kira sertifikası ihracına ve sat-kirala-geri al işlemlerine konu edilen taşınmazların satışından doğan kazançların, gayrimenkul-iştirak hissesi satış kazancı (md.5/1-e) istisnası kapsamından çıkartılarak, uygulama sorunları dolayısıyla ayrı istisnalar olarak düzenlenmesidir. 

Bu değişikle istisnadan yararlanma, fon oluşturma ve kullanma gibi konularda farklı düzenlemelere gidilmiştir. Örneğin, taşınmaz ticareti veya kiralanması ile uğraşanlar, gayrimenkul-iştirak hissesi satış kazancı (md.5/1-e) istisnasından yararlanamazlarken, bu yeni istisnalardan yararlanma olanağı sağlanmıştır. Bir başka önemli nokta da kiracının bu kapsamdaki taşınmazları üçüncü şahıslara satışında, iki yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, taşınmazın finansal kirala şirketinin aktifinde bulunduğu sürenin de hesaba katılacak olmasıdır. Sat-geri kirala uygulamasına ilişkin istisnanın kapsamına, taşınır varlıklar da dahil edilmiştir. Bir önemli değişiklikte, sınai mülkiyet haklarında kazanç istisnası ile ilgilidir. Yaşanan sorunlar da dikkate alınarak hem idare hem de mükellefl er açısından kolay ve uygulanabilir bir sistem kurulmak istenilmiş, uygulamada sorun çıkartan düzenlemeler, basitleştirilmiştir. 

6278 sayılı Kanun’la ayrıca, yurt dışına verilen hizmetlerden sağlanan kazançların %50’sinin kurum kazancından indirilmesini düzenleyen hükümde de değişiklik yapılarak, bu olanaktan yararlanacak faaliyetlerin kapsamına “ürün testi, sertifikasyon, veri işleme, veri analizi, Maliye Bakanlığı’nca belirlenecek eğitim hizmetleri” de dahil edilmiştir. Yurt dışına verilecek bu hizmetlerden sağlanan kazançların %50’si de artık, beyan olunan kazançtan indirim konusu yapılarak vergi dışında tutulabilecektir. 

6728 sayılı Kanun, transfer fiyatlandırması konusunda da önemli değişiklikler getirmiştir. Kısaca, ilişkinin doğrudan veya dolaylı ortaklık kanalıyla oluştuğu durumlarda, ilişkinin varlığının kabulü için aranacak ortaklık, oy veya kâr payı hakkı için %10 asgari sınır getirilmiş, emsal bedel tespit yöntemlerine işlemsel kâr yöntemi eklenmiş, peşin fiyat anlaşmalarının geçmişe yansıtılabilmesi için pişmanlık düzenlemesi yapılmış, belli koşullarda kesilecek cezanın %50 indirimli kesilmesi sağlanmış ve ayrıca uluslararası anlaşmalar doğrultusunda yurt dışı ilişkileri ile ilgili olarak belgelendirme yükümlülüğü getirme yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. (Transfer fiyatlandırılması ile ilgili yenilikleri, kanun henüz tasarı aşamasındayken 14.6.2016 tarihli DÜNYA Gazetesindeki köşe yazımda yazmıştım. Ayrıntılar için o yazıya bakabilirsiniz)