ELEKTRONIK TEBLIGATIN SORUNLARI -2

18.01.2018 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 266 görüntülenme YAZDIR

ELEKTRONIK TEBLIGATIN SORUNLARI -2

Dünya Gazetesi / 18.1.2018

 

Önceki iki yazima da konu olan elektronik tebligatin sorunlarina bu yazimda da devam ediyorum. Önceki yazimda elektronik teblig sisteminde, kisilerin elektronik tebligatin yapilabilecegi bir elektronik tebligat adresinin varligindan söz edilemeyecegini, gerek mevzuata dayali, gerek üzerinde tasarruf hakki sahibi olunarak mail alip göndermeye elverisli bir adresin yokluguna dayali olarak izah etmistim. Bu güne kadar idarenin tebligat yapabilecegi mail adresini bilen bir mükellefe rastlamadim. 

Kurulan sistemde Idare, kisileri SMS veya mail yolu ile uyararak, kendi sistemindeki, merkezi bilgisayarindaki teblig evrakina bakmaya (ittila kesbetmeye) davet etmektedir. (Bu SMS veya mail tebligat anlamini tasimamaktadir). Yoksa tebligatin yukarida yaptigimiz açiklamasina uyan sekilde, idarenin sisteminden çikarak, kisilerin tasarruf alanindaki bir elektronik adrese elektronik ortamda gönderilen / iletilen bir teblig evraki söz konusu olmamaktadir. Bu noktada da elektronik olarak yapilan tebligatta geçerlilik sorunu ortaya çikmaktadir. Bir baska anlatimla Idare “sistemime gel, buradan bak” demektedir. Böylesi bir düzenleme aslinda “idarede teblig”dir. Oysa VUK. md. 93’e göre, idarede teblig ancak ilgilinin rizasi ile mümkündür. Burada kisinin kendisinin sisteme girip bakmasini da “idarede teblige rizasi” diye yorumlayamayiz. Çünkü kisiler bu sisteme zorlama ile, ceza tehdidi ile girmislerdir. 

Buradaki bir baska büyük sorunun, ortada tebligattaki sorunlari denetleyebilecek bir kurumun (3. sahsin) olmayisi oldugunu, tebligatla ilgili bir sorun oldugunda mahkemelerin bu konuda yine idareye müracaat zorunda kalacagini, mahkemelerin bu konuda idarenin sistemi ve bilgisayarlari üzerinde bilirkisi incelemesi yapmak yoluna kadar gidebilecegini yazmistim. Nitekim Elektronik Tebligat Yönetmeligi de elektronik tebligatin kisilerce 3. Sahis konumundaki hizmet saglayicisindan alinacak mail adreslerine yapilabilecegini hükme baglamaktadir.  Oysa bu sistemde, sistemi isletecek, denetleyecek ve ihtilaflarda hakemlik mevkiinde bulunacak bir üçüncü sahis yoktur.   

Nitekim uygulamada özellikle ihbarnamelerin elektronik ortamda tebliginde bazen vergi inceleme raporlarinin eklenmedigini, eksik eklendigini, sonradan eklendigini görmekteyiz. Bu gibi durumlarda mükellefin hakkini nasil savunacagini kimse bilmemektedir. Çünkü teblig usulsüzlügünün nasil savunulacagi, mahkemelerin nasil denetleme yapacagini belirlemek güçtür. Bu hak kayiplarina yol açabilecek son derece ciddi bir sorundur. Oysa elektronik tebligat öncesinde böyle bir sorun yoktu. Çünkü teblig zarfindan bu hususun anlasilmasi, tebligle ilgili sorunlarda hakem mevkiindeki üçüncü sahis PTT’den bilgi alinabiliyordu.

Bu yazdiklarimizdan elektronik tebligata karsi oldugumuz anlasilmamalidir. Elbetteki elektronik ortamdaki gelismelerden mali idarede yararlanacak, gelismeleri sisteme dâhil edecektir. Vergi sisteminin çagdasligi ve basarisi adina bu zaten zorunludur. Ancak bu yapilirken, elektronik olanaklar ve araçlar sisteme dâhil edilirken, mükellef hukukunun da dikkate alinmasi, haklarin gözetilmesi de gereklidir. Zira maksadin sadece vergi toplamak degil, vergiyi hukuka uygun toplamak olmasi gerekmektedir.   

Maliye Bakanligi ileride ortaya çikabilecek sikinti veya ihtilaflari önceden çözebilmek adina bu sorunlari gidermek veya açikliga kavusturmak zorundadir.

Bu konuda ne yapilabilir diye soracak olursaniz bence olmasi gereken, bu konuda elektronik sistemi, PTT, TÜBITAK veya ODTÜ gibi elverisli olanaklara sahip kurumlara kurdurup çalistirmak yahut Kayitli Elektronik Posta Sisteminde oldugu gibi servis saglayici sirketlere izin ve görev vermek olmalidir. Nitekim  basarili bir sekilde çalisan KEP sisteminde servis saglayicilar; Türk Ticaret Kanunu kapsamindaki yetkilendirme çerçevesinde sistemi kurmak ve isletmek için kurulan anonim sirketler veya basvuru yapan ve gerekli kosullari saglayan yetkili idarelerdir ve bu sirketler veya idareler Tebligat Kanununun hükümlerine göre elektronik ortamda tebligat yapmaya yetkili kilinmislardir. Bu sistemi kullananlar, mail alip gönderecekleri tebligat adresi sahipleridirler. Böylesi bir sistemin olusturulmasi vergi alaninda çalistirilmasi pekâlâ mümkünken, mali idarenin taraf olarak kendi sitemini kullanmasinin özel bir yarari da yoktur.  

Bu konu ileriye yönelik olarak son derece önemlidir. Zira sistem önümüzdeki günlerde daha da yayginlasacaktir. Nitekim 7020 sayili Kanunla; Kabahatler Kanununa göre uygulanacak idari yaptirim kararlarinin da, Maliye Bakanligi tarafindan V.U. Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre kurulmus elektronik ortamda teblig edilebilecegi hükme baglanmistir. Ayni Kanunla, Gümrük ve Ticaret Bakanliginin tebliglerinin, Sosyal Güvenlik Kurumunun da yapacagi tebliglerin yine Maliye Bakanliginin kurdugu teknik altyapi kullanilarak elektronik ortamda yapilmasi konusunda bu kurumlara yetki verilmistir. Bu yetkiler de sorunun ve konunun önemini büyütmektedir.