MUHASEBECI TAZMINAT ÖDERSE

25.08.2015 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1735 görüntülenme YAZDIR

MUHASEBECI TAZMINAT ÖDERSE

 

(25.8..2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)

 

Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 40/3. maddesine göre "Isle ilgili olmak sartiyla mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar" gider olarak yazilabilir. Buna karsilik ayni Kanunun "kanunen kabul edilmeyen giderler"i düzenleyen 41/6. maddesine göre "tesebbüs sahibinin suçlarindan dogan tazminatlar" gider yazilamaz.

Bu düzenlemelerin irdelemesini, önceki bir yazimizda, “Tazminatlarin Giderlestirilmesi” basligi altinda, özellikle ticari kazanç agirlikli olarak irdelemistik.  Bu yazimizda “Bu maddelere göre, ticari faaliyetle ilgili olmak ve suç olusturmamak kosulu ile sözlesmeye, mahkeme kararina veya kanun emrine istinaden ödenen tazminatlar gider yazilabilecek; buna karsilik tazminata yol açan fiilin kanunlarla suç kabul edildigi hallerde tazminat, sözlesmeye, mahkeme kararina veya kanun emrine istinaden ödense dahi gider yazilamayacaktir.” demistik.

Yine yazimizda “Kanun metninde ‘suç’ kavrami kullanilmasina ragmen, gerekçede ‘kusurdan dogan tazminatlardan’ söz edildigini, oysa suç ve kusur kavramlarinin birbirlerinin yerine geçemeyecek derecede ayri kavramlar oldugunu, lafzin açik oldugu yerde gerekçeye bakilamayacagini, ancak idari anlayisin gerekçeyi esas aldigini, buna karsilik yargi anlayisinin kanun metnine itibar ettigini” söylemistik.

Yukarda aktardigim düzenlemelerin benzeri, GVK’da serbest meslek erbabi ile ilgili olarak da yer almistir. Kanunun 68/10. maddesi, mesleki faaliyetler dolayisiyla tazminatlarin gider yazilabilecegini hükme baglarken, meslek erbabinin suçlarindan dogan tazminatlarin gider yazilamayacagini da belirtmistir.  Bir özelge dolayisiyla bu defa da konuyu serbest meslek erbabi açisindan irdelemek istiyoruz.

Bir serbest muhasebeci mali müsavirin (SMMM), mesleki faaliyeti çerçevesinde çalisanlari tarafindan yapilan hatalar sonucu müsterilerine kesilen cezalari kendisinin ödedigini belirterek, söz konusu cezalara iliskin olarak ceza bedelleri ve dava konusu yapilmasi durumunda her türlü mahkeme masrafi ve avukatlik ücretinin meslek kazancin tespitinde gider olarak indirim konusu yapilip yapilamayacagi sormasi üzerine Istanbul Vergi Dairesi Baskanliginin (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlügünün) 52161 sayi ve 04/05/2015 tarihli Özelgesinde;  GVK’nin “Mesleki Giderler” baslikli 68 inci maddesinin onuncu fikrasinda yer alan “Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen tazminatlar”in gider yazilabilecegi hükmü, “her türlü para cezalari ve vergi cezalari ile serbest meslek erbabinin suçlarindan dogan tazminatlar gider olarak indirilemez.” hükmü ile birlikte yorumlanmis ve “ödenen tazminatin gider yazilabilmesi için mesleki faaliyetle ilgili olmasi ve sözlesmeye, ilama ve kanun emrine bagli bulunmasi sarttir. Mesleki faaliyetle ilgili olmayan ve mesleki faaliyetle ilgili olsa dahi serbest meslek erbabinin sahsi kusuru nedeniyle ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar ise mesleki kazancin tespitinde gider olarak yazilamayacaktir” sonucuna varmistir. Netice olarak mükellefe “mesleki faaliyetiniz kapsaminda çalisanlarinizin hatasi sonucu müsterilerinize kesilen ve tarafinizca ödenen cezalarin Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesi kapsaminda mesleki kazancinizin tespitinde gider olarak dikkate alinmasi mümkün bulunmamaktadir” seklinde görüs verilmistir.

Pek çok açidan bu özelgeye katilmak mümkün degildir.

Her seyden önce SMMM, bir sözlesme ile müsterisine defter tutma, mükellefiyetlerini izleme, uyarma, beyannameleri verme gibi hizmetler sunmaktadir. Bu hizmetleri ile ilgili özen borcu, hem sözlesmesinden, hem de Borçlar Kanununun sözlesmeler hukukundan dogan ve derecesi yine Borçlar Kanunu ile belirlenmis bir borçtur. Bu borcun yanlis veya eksik ifa edilmesini, “mesleki faaliyetle ilgili degildir” seklinde yorumlamak, büyük bir haksizliktir. SMMM’ler müsterilerinin beyannamelerini zevk olsun diye veya kisisel hobileri olarak vermezler. Mesleki faaliyetleri kapsamindaki sözlesme yükümlülükleri sonucu verirler ve bu yükümlülüklerinin ifasindaki hatalari, sözlesmeye aykirilik teskil eder ve tazmin borcu sonucunu dogurur. Dolayisiyla “mesleki faaliyetle ilgili olmayan tazminat” gerekesi, geçerli degildir.

SMMM’lerin müsterilerinin beyannamelerini yanlis veya eksik vermeleri, gerekli özeni göstermediklerini ifade eder ve bu kusurlari onlari müsterinin zararini tazmin borcu altina sokar. SMMM’nin yaninda çalisanlarinin bu hatalarindan ise Borçlar Kanununa göre yine kendileri sorumludur. Üstelik bu kusurlu hareket, müsterisini zarara ugratmak gibi bir kasta dayanmadikça ve pek çok halde suç teskil etmez. Bu nedenle, Kanunun “suç teskil eden tazminatlar gider yazilamaz” hükmü, burada uygulama alani bulmaz. 

Burada müsterinin ugradigi zarar, ödedigi cezadir. SMMM’nin bunu tazmin etmesi gerekir. Tazmin ettiginde de ödedigi tutar, kendisi açisindan vergi cezasi degil, artik tazminattir. Zaten cezanin muhatabi SMMM degildir. Bu nedenle “vergi cezasi gider yazilamaz” hükmü de burada geçerli olmaz. Çünkü ödenen ve SMMM tarafindan gider yazilacak olan tutar, tazminat tutaridir.

Bu nedenle, bu gibi olaylarda müsteri adina ödenen tazminat tutarinin SMMM tarafindan yatirilmasi ve tevsik edilmesi halinde gider yazilabilecegi, buna engel bir yasal düzenlemenin olmadigi kanaatindeyim.

Önerim, ileride gider yazilan bu tazminat tutarlarinin elestiri konusu yapilmasini önlemek için ihtirazi kayitla beyanname verilerek, dava yoluna gidilmesidir. Emsal olarak kullanilabilecek kararlar ise, bahsettigim önceki yazimdadir.   

Olmasi gereken ise, tazminatlarin giderlestirilmesi konusundaki idari anlayisin, hem ticaret hem de serbest meslek erbabi açisindan gözden geçirilmesidir.