Vergi kanunlarında yeni istisnalar geliyor

04.02.2017 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 308 görüntülenme YAZDIR

Vergi kanunlarında yeni istisnalar geliyor

Dünya Gazetesi 20.12.2106

Geçtiğimiz günlerde TBMM’ye sunulan bir kanun tasarısı yine pek çok vergi kanununda çeşitli değişiklikler yapılması öngörülüyor. Bu vergi kanunları Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu’dur. Değişiklikler yapılması öngörülen diğer kanunlar olarak ise Sosyal Güvenlik Kanunu, Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne İlişkin Kanun sayılabilir.

Aslında bu tasarıdan 13.12.2016 günü yayımlanan yazımızda bahsetmiş ve “UGS’ye Kayıtlı Gemilerin Sorunları Çözülüyor” başlıklı bu yazımızda tasarı ile öngörülen bazı değişiklikleri de aktarmıştık. Bu yazımda ise vergi kanunlarında yapılması öngörülen diğer değişiklikleri aktaracağım. Tasarı ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından uluslararası ihale konusu edilen yolcu taşıma işleri de döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin damga vergisi ve harç istisnaları kapsamına alınmakta, böylece uluslararası taşımacılığa ilişkin söz konusu istisnalar yolcu taşımacılığını da kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Tasarı ile getirilmesi öngörülen bir başka madde ile yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının katma değer vergisinden istisna edilmesi öngörülmektedir.

Öte yandan belediye ve il özel idarelerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışlarında KDV istisnasının uygulanması için mevcut kanunda öngörülen iki yıl malik olma koşulu da kaldırılmaktadır. Bu konuda da geçmişe yönelik bir vergi ve ceza affı getirilmektedir. Tasarının kanunlaşmasından önce “iki yıl malik olma koşulu gerçekleştirilmeden ve KDV hesaplanmaksızın yapılmış satışlar” için geçmişe yönelik af getirilmekte ve belediye ve özel idareler aleyhine bir tarhiyat yapılamayacağı, yapılmış tarhiyat veya tahakkukların da terkin edilmesi de tasarı ile öngörülmektedir. Ayrıca bu konuda yapılmış tahsilatların iade edilmemesi, hatta belediye ve özel idare tarafından tahsil edilip hazineye intikal ettirilmemiş tutarların da söz konusu taşınmazları alanlara iade edilmemesi tasarı ile getirilmek istenilen bir başka düzenlemedir. Ancak bu şekildeki düzenlemelerin Anayasa ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaştırılması mümkün değildir. Bir alıcının veya bir belediyenin başvurusu ile bu “iade etmeme veya üstüne yatma şeklinde” ifade edebileceğimiz şeklindeki düzenlemelerin Anayasa Mahkemesince iptal edileceğini düşünüyoruz.

Tasarı ile ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “birleşme”yi düzenleyen 19. maddesi kapsamında birleşene sanayi sicil belgesine sahip olarak fiilen üretim faaliyetinde bulunan küçük ve orta ölçekli işletmelerin, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde elde ettiği kazançlar ile bu kapsamda birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde elde ettiği kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi oranının bir teşvik mahiyetinde olmak üzere indirimli olarak uygulanması öngörülmektedir. Bu maksatla Bakanlar Kurulu’na bu kapsamda uygulanacak vergi oranını, sektörler, iş kolları, üretim alanları imalatçı, ihracatçı olanlar ve olmayanlar için farklılaştırarak belirleyebilmek üzere %5’e kadar indirme yetkisi tanınmaktadır. Bu konudaki diğer değişiklik olarak da, varlık barısı uygulamasının yat, kotra, tekne ve gezinti teknelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesini söyleyebiliriz.

Tasarı hakkında genel olarak birşeyler söylemek gerekirse, sorun çözücü düzenlemeler getirmekten çok, istisnaları genişletmeyi amaçladığı, gerekçelerinin ise pek özenli olmadığı, hatta bir çok madde gerekçesinin maddenin tekrarından ibaret olduğu söylenebilir. Ancak yasama organında bir torba kanun olarak ele alınacak tasarı düzenlemesinin, çok genişleyeceği de şimdiden bellidir.