Kamu Borçlarında Mal Bildirimi

08.10.2009 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 868 görüntülenme YAZDIR

Kamu Borçlarında Mal Bildirimi
8 Ekim 2009, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Kamu borçlarını süresinde ödemeyenler hakkındaki cebri takip, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılmaktadır ve kamu alacaklısı kurumun borçluyu bu kanuna göre takibi, kural olarak ödeme emrinin tanzim ve tebliği ile başlar. Ödeme emri tebliğinin borçluya yüklediği en önemli görev veya yük, hiç şüphesiz borcu 7 gün içinde ödemektir. Ancak borcun 7 gün içinde ödenmeyecek olması halinde, borçlunun mal bildiriminde bulunması gerekmektedir.
Mal bildirimi konusunu daha önce de yazmıştım. Ancak bu aralar bu konuda çok sayıda soru gelince, konuyu tekrar irdeleyelim istedim. 
6183 sayılı kanunun 59’uncu maddesine göre mal bildirimi, “kamu borçlusunun, kamu alacağını karşılayacak miktarda, gerek kendi elindeki, gerekse üçüncü şahıslar elindeki taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve haklarının; nev’ini, mahiyetini ve miktarını veya malı olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynakları ile buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyebileceğini tahsil dairesine yazılı veya sözlü olarak beyan etmesidir”. 
Mal bildirimi ile kamu görevlileri ve kamusal işlerde çalışanların belli aralıklara ve/veya belli koşullarda yapmak zorunda oldukları mal beyanı (servet beyanı) ile karıştırılmaması gerekir. Mal beyanında tüm mal, hak ve alacakların beyanı zorunluluğu söz konusu iken, mal bildiriminde asıl olan borcu karşılayacak miktarda mal bildiriminde bulunmaktır. Borçlu hiçbir zaman, kamu borcunu karşılayacak olandan fazla mal, hak veya alacak beyanına zorlanamaz. 

Bildirimin kapsamı
Mal bildirimi mutlaka bir malın bildirilmesini ifade etmez. Haczi kabil malı olmayan borçluların malları olmadığını bildirmeleri de mal bildirimi hükmündedir.
Mal bildiriminde borçlu, malın değerini de göstermekle birlikte, bildirilen malın borcu karşılayıp karşılayamayacağının takdiri alacaklı kamu idaresine ait bulunmaktadır. Alacaklı kamu idaresince, beyan olunan malların borcu karşılayamayacağına veya haciz ve satışının çok güç olacağına kanaat getirilmesi halinde, borçludan ek bildirimde bulunması istenebilir. 
Mal bildiriminde bulunmuş olması, alacaklı idare tarafından alacağın mutlaka beyan olunanlardan tahsil edileceği anlamına gelmemektedir. Alacaklı idare, mal bildirimi dışında kendisi tarafından tespit edilen malları da mal bildirimindeki mallarla birlikte veya onlara tercihen haczedebilir. 
Maliye Bakanlığı, A/1 sayılı Tahsilat Genel Tebliği’nde, 59’uncu maddede yer alan borçlunun “her türlü gelirlerini” ve “yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını” ve “buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini” bildirme yükümlülüğünün borca yetecek kadar mal bildiriminde bulunmayanları kapsadığını, borcuna yetecek kadar mal bildiriminde bulunan borçluların, bu hususları da bildirme zorunluluklarının olmadığını açıklamıştır. 
Ancak kanunun 114. maddesinde, mal bildiriminde malı olmadığı yönünde bildirimde bulunanlara ayrıca son adreslerini, varsa devamlı mükellefiyetlerinin bulunduğu dairelerin listesini, nüfus suretlerini verme yükümlülüğü getirilmiştir. 
Kamu borçlusunun bir tüzel kişi olması halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü kanuni temsilcisine aittir. 

Dava açmanın etkisi
Kamu borçlusunun ödeme emriyle istenen alacağın tamamına karşı dava açması halinde, mal bildiriminde bulunma süresi, vergi mahkemesinin kararına kadar uzamaktadır. Buna karşılık, borcun bir kısmının dava edilmesi halinde mal bildiriminde bulunma süresi sadece dava konusu yapılan kısım için uzar.
Mahkeme kararının davanın reddi yönünde olması halinde (kısmen reddi yönünde olması halinde reddedilen kısım için), borçlunun ayrıca bir bildirimi beklemeksizin, ret kararının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ret olunan tutar kadar mal bildiriminde bulunması gerekmektedir. 
Öte yandan davanın devamı sırasında, yürütmenin durdurulması kararı verilmediği müddetçe takip işlemleri süreceğinden, borcu karşılayacak değerde mal haczi yapılmış olması halinde, borçlunun dava sonucunda ayrıca mal bildiriminde bulunmasına gerek bulunmamaktadır.

Cezalandırılan fiiller
Ödeme emrine karşı mal bildiriminde bulunulmaması (md. 60) veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması (md. 111) yahut yetersiz mal bildiriminde bulunanların yaşayış tarzlarının mal bildirimi ile uyumlu olmaması (md. 111) veyahut yeterli mal bildiriminde bulunmayanların sonradan edindikleri mal ve gelir kaynaklarını bildirmemeleri (md.112), malı olmadığını bildirenlerce 114. maddede yazılı ek bilgilerin verilmemesi filleri için hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüştür. 
Doğru mal bildiriminde bulunan ya da haczi kabil mal veya gelirinin bulunmadığını doğru olarak beyan eden borçlulara bu cezaların uygulanması söz konusu değildir. 
Anayasamızın 38. maddesinde ekonomik suça ekonomik ceza ilkesi benimsenmişse de burada yaptırıma bağlanan fiiller, borcun ödenmemesi fiili olmayıp, kanundan kaynaklanan şekli yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmemesinden veya yanıltıcı şekilde yerine getirilmesinden kaynaklı fillerdir. Öte yandan idarenin hürriyeti kısıtlayıcı ceza uygulama yasağı (Anayasa md. 38/11) dolayısıyla bu cezalara sulh ceza veya icra hâkimliklerince hükmedilmektedir.

08.10.2009 | Referans Gazetesi