Sermaye şirketlerinde genel kurul ve azlık hakları

25.03.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 778 görüntülenme YAZDIR

Sermaye şirketlerinde genel kurul ve azlık hakları
25 Mart 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Bu aylar anonim ve limitet şirketlerde yönetim organlarının, şirket genel kurulunda veya ortaklar kurulunda pay sahiplerine hesap verme ayları. Bu iki şirket türünün genel karar organlarının, olağan toplantılarını yapması ve şirketin 2009 yılı faaliyetlerini, şirketin pay sahiplerinin bilgisine sunması gerekmektedir. Bu konuyu aslında geçen yıl yine bu tarihlerde irdelemiştik. Ancak çok sayıda okur sorusu gelince, tekrar ele alalım istedik.
Olağan toplantılarda hangi konuların görüşülerek ele alınması gerektiği, Ticaret Kanunu’nun 369. maddesinde sayılmıştır. Maddeye göre toplantıda, şirketin yönetim organının (anonim şirketlerde yönetim kurulunun, limitet şirketlerde murakıbın) faaliyet raporunun ve anonim şirketlerle pay sahibi sayısı 25’i geçen limitet şirketlerde denetçinin raporunun okunması, şirketin mali tablolarıyla ve kâr dağıtımı hakkındaki yönetim teklifi hakkında karar alınması, yönetim organlarındakilere verilecek ücretlerin ve/veya huzur haklarının kararlaştırılması, görev süreleri biten yönetim organları ile murakıp seçiminin yapılması gerekmektedir. Ancak madde, bu gündem maddelerini sınırlamamış ve toplantıda gerekli diğer konuların da (örneğin ana sözleşme değişikliği, şirketin yönetim organlarına aynı konuda faaliyette bulunma izninin verilmesi gibi) görüşülüp karara bağlanabileceğini hükme bağlamıştır.
Ancak bir konunun toplantıda görüşülebilmesi, gündemde madde olarak yazılı olmasına bağlıdır. Zira genel kurullar veya ortaklar kurullarının toplantılarında, “gündeme bağlılık ilkesi” katı bir şekilde uygulanmaktadır. Gündeme bağlılık ilkesi sadece, toplantıya bütün pay sahipleri veya vekilleri katılmışsa ve gündeme konu eklenmesine ilişkin teklife itiraz olunmamışsa uygulanmaz.
Ticaret Kanunumuz, şirketlerde çoğunluk pay sahibine karşı azınlığı korumak maksadıyla, sermayenin (en az) onda birini oluşturan pay sahiplerine “azlık hakları” şeklinde bazı ek haklar tanımıştır. Bir pay sahibi tek başına esas sermayenin onda birini oluşturan paylara sahip olduğu takdirde, azınlık haklarını da tek başına kullanabilir. Buna karşılık pay miktarı ancak birden fazla pay sahibinin paylarını birleştirmesi sonucunda esas sermayenin onda birine ulaşıyorsa, azınlık paylarına tanınan haklar, bu pay sahiplerinin tümü tarafından (birlikte) kullanılabilir. Bu hakların kullanım yeri veya hedefi genel kuruldur. Bu nedenle toplantılarda bu haklara da dikkat edilmesi ve saygı gösterilmesi gerekmektedir. Azınlık payları için TK’da öngörülen haklar şunlardır:
1. Yönetim kurulu üyelerinin, şirkete verdikleri zararlar için dava edilebilmeleri, kural olarak, şirket genel kurulunun bu yolda bir karar alması ile mümkündür (TK md. 341/1). Ancak, azınlık oluşturan pay sahipleri genel kurulda, dava açılması yönünde oy kullanırlarsa, şirket tarafından bir ay içinde yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açılması zorunludur (TK md. 341/1). Bu durumda davayı murakıp açar ve yürütür.
2. Kural olarak, şirket genel kurulunu toplantıya davet etmek yetkisi ilk olarak yönetim kuruluna ve şartların gerçekleşmesi durumunda da denetçilere aittir. (TK md. 365 ve 355) Ancak azınlık pay sahipleri, yazılı olarak gerektirici sebepleri bildirerek yönetim kuruluna başvurup, genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteyebilirler. Bu talebin yönetim kurulunca karşılanmaması halinde azınlık, aynı taleple denetçilere başvurabilirler. Denetçilerden de bir sonuç elde edilemediği takdirde azınlık, ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle, genel kurulun kendileri tarafından toplantıya davet edilmesi hususunda yetkili kılınmalarına karar verilmesini isteyebilir. (TK md. 366, 367)
3. Şirket genel kurulu toplantısında görüşülecek konuları (gündemi) tespit etmek yetkisi de yönetim kuruluna aittir. Ancak azınlık talepte bulunursa, yönetim kurulu onların istedikleri hususları da gündeme koymak zorundadır. Yönetim kurulunun bu husustaki bir ihmali üzerine azınlık pay sahipleri, mahkemeden, gündeme ilave yapmak için yetkili kılınmalarını talep edebilirler. (TK md. 366, 367)
4. Bilançonun onaylanması hakkındaki genel kurul görüşmeleri esnasında, azınlık talepte bulunduğu takdirde, bu görüşmenin (en az) bir ay sonraya ertelenmesi gerekecektir. (TK md. 377) Doğal olarak, bilanço ile ilgili diğer gündem maddelerinin (örneğin ibra, kâr dağıtımı) görüşülmesinin de ertelenmesi zorunludur. 
5. Şirket genel kurulu toplantısından en az altı ay önceden beri esas sermayenin en az onda birine sahip olan pay sahipleri, son iki yıl içinde şirketin kuruluşuna veya yönetim işlemlerine ilişkin bir suiistimalin vuku bulduğunu veya kanun yahut ana sözleşme hükümlerine önemli surette aykırı davranıldığını iddia ettikleri takdirde, bunların incelenmesi için genel kuruldan ‘hususi murakıp’ (özel denetçi) tayin etmesini isteyebilirler. Bu isteğin genel kurul tarafından reddedilmesi durumunda ise azınlık pay sahiplerinin, mahkemeye başvurarak, özel denetçi tayin ettirme hakkı mevcuttur. (TK md. 348)
6. Azınlık pay sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri veya müdürler aleyhinde denetçilere şikâyette bulunabilirler. Bu takdirde denetçiler, şikâyet konusu hakkında inceleme sonuçlarını genel kurula sunacakları raporlarında belirtmek ve gerekli gördükleri takdirde genel kurulu derhal toplantıya çağırmak zorundadırlar. (TK md. 356)
Azınlık pay sahiplerine bu haklar, şirket içi demokrasiyi sağlamak adına, çoğunluk pay sahiplerinin çoğunluk olmaktan kaynaklanan oy gücünü kötüye kullanarak azınlığa haksızlık yapmasını önlemek amacıyla getirilmiştir. Ancak uygulamada bazen bu haklar tam tersi amaçla, yani azınlığın çoğunluğu bezdirerek istediği amaca ulaşma aracı olarak da kullanılabilmektedir. Ancak buna rağmen Ticaret Kanunu Tasarısı’nda azınlığın bu hakları maalesef, kötüye kullanma amacında olanların elini güçlendirecek ve hatta şirketi kilitleyebilecek derecede artırılmaktadır.

25.03.2010 | Referans Gazetesi