NUH’UN GEMİSİ

19.07.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 943 görüntülenme YAZDIR

NUH’UN GEMİSİ
19 Temmuz 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Geçen gün, bir okurum bir mail göndermiş. Bir fı

kra. Çok hoşuma gitti. Hem düşündürücü, hem de güldürücü.  Fıkranın yazarı kim veya nereden alınmış yahut yayınlanmış bir eserden mi aktarma, bilmiyorum.  Bilen çıkıp da gönderirse onu da yayınlarım. Mail’de, acaba Nuh Peygamber günümüzde yaşasaydı şeklinde düşünülüp, bir dönemdeki ve bir ülkedeki bürokrasi, bir fıkrayla hicvediliyor ve bürokratik ortamlarda iş ve yatırım yapmanın olanaksızlığı aktarılıyor. 
Ben sadece, çok hoşuma giden bu mail’i sizlerle paylaşmak istedim. Bu nedenle de bu günkü yazım olarak aktarıyorum. 
Tanrı, Nuh Peygambere bir gün, “Bir yıl sonra bütün Dünya’yı sellerle kaplayacağım. Senin doğru insanları ve yaşayan her şeyden bir çifti kurtarmanı istiyorum. Sana emrediyorum bir gemi yap! Sakın unutma, bir yılda gemiyi tamamlayıp her şeyi gemiye yığacaksın.” demiş Sonra tanrı, Nuh Peygambere bir yıldırım görüntüsü ile geminin nasıl olacağını da bildirmiş. 
Nuh Peygamber, korkudan titreyerek planları almış  ve gemiyi yapmaya koyulmuş.

Tam bir yıl sonra birden kocaman bir fırtına bulutu belirmiş, denizler karışmış. Tanrı Nuh’u bahçesinde ağlarken bulmuş ve hemen

“Nuh.” diye bağırmış,”Gemi nerede?”

“Tanrım lütfen affet!” diye ağlamış Nuh Peygamber ve başlamış anlatmaya:

“Elimden geleni yaptım ama büyük problemler çıktı. Önce inşa için izin almaya çalıştım ama kurallara uymadı. Mühendislik firması tutup planları tekrar çizdirmek zorunda kaldım. Ondan sonra yangın önleme sistemi ve kurtarma aygıtları ile ilgili olarak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kuruluyla görüşmelere başladık.

Ondan sonra komşum itiraz etti. Bahçemde Gemiyi yapmamın kurallara aykırı olduğunu söyledi. Şehir planlama komisyonundan izin almak zorundaydım.

Gemi için ağaç bulmakta zorluk çektim. Papağanları korumakla ilgili yasa yüzünden izin çıkmıyordu. Orman Bakanlığı’ndan ağaçların papağanları kurtarmak için olduğuna zorla ikna edip izin aldım. Ama Balık ve Vahşi Hayatı koruma derneği papağanları yakalamama izin vermedi. Onun için papağan yok.

Marangozlar dernek kurdu ve greve gitti. Ben de İşçi Konfederasyonuyla  görüşmelere başladım. Şimdi 16 marangoz var ama hala papağan yok.

Diğer hayvanları toplarken hayvan hakları koruma dernekleri aleyhime dava açtı. Her cinsten sadece iki hayvanı almama itiraz ettiler. Tam davayı kazanmıştım Çevre Bakanlığı senin öngördüğün selle ilgili olarak çevresel etki raporu hazırlamadan Gemiyi bitiremeyeceğimi söyledi.

Mühendislik Dairesi yeni  sel planı ile ilgili harita istedi Her tarafa  gönderdim. Şu anda Eşit İş Fırsatı Komisyonu ile niçin tanrısız, inanmayan insanları gemiye almadığım konusunda ihtilafı çözmeye çalışıyorum.

Maliye bütün mal varlıklarıma tedbir koydu. Zira gemiyi vergi ödememek için, ülkeden kaçmak için yaptığımı düşünüyorlar. 
Devletten bir ihbarname aldım. Gemiyi “su taşıtı olarak” kaydettirmeyi unutmuşum, vergi borcum varmış. Bu nedenle gemiye ihtiyati haciz koydular. Ayrıca yurt dışına çıkışım da yasaklandı.

En son olarak İnsan Hakları Kurulu Geminin yapımının devam etmemesi için mahkeme emri çıkarttı. Tanrı’ın dünyayı sellerle kaplamasının dini bir olay olduğunu ve Anayasaya aykırı olduğunu söylüyorlar.”

Ve sonra “Sanırım gemiyi 5-6 sene içinde bitiremeyeceğim” diyerek ağlamaya başlamış Nuh Peygamber. 
Birden gökyüzü açılmaya güneş parlamaya denizler durulmaya   başlamış. Gökte bir gök kuşağı belirmeye başlamış. 
Nuh umutla bakmış ve sormuş .”Yani dünyayı mahvetmeyecek misin Tanrım?”

“Yooo,” demiş Tanrı üzgün bir şekilde. “Bürokrasi zaten yapmış!”

19/7/2010 referans gazetesi