AVUKAT OLMAYAN AVUKATLAR GELİYOR

25.03.2016 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 1054 görüntülenme YAZDIR

Avukat olmayan avukatlar geliyor

Dr. Bumin DOĞRUSÖZ

Dünya Gazetesi / 24.03.2016

Maliye Bakanlığı'nca hazırlanan Vergi Usul Kanunu Tasarı Taslağı'nda “Duruşmaya katılabilecekler” başlıklı 309. maddeyi bu yazımda irdelemek istiyorum. Ama önce taslak maddesini aktarayım. “Danıştay ve vergi mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, iddia ve savunmanın gerekli kıldığı ve idarece talep edilen hallerde, mahkeme idarece isimleri bildirilen ve duruşmada hazır bulunan kamu görevlilerini, tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanını ve/veya ayrıca mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış meslek mensubunu da dinler.”

Yargılama usulüne ilişkin ve yargılamanın “duruşma” safhası ile ilgili böyle bir maddenin Vergi Usul kanunu'nda değil de İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda olması gerekirse de, mevcut kanunda da benzeri bir düzenlemenin yer alması dolayısıyla bu konuya pek fazla girmeyeceğim. 

Halen yürürlükte bulunan Vergi Usul Kanunu'muzun mükerrer 378. maddesinde yer alan düzenleme ise “Danıştay ve Vergi Mahkemeleri'nde yapılacak duruşmalarda, iddia ve savunmanın gerekli kıldığı hallerde, mahkeme vergi davasına konu olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanları ile mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali müşaviri veya muhasebecisini de dinler.”

Mevcut düzenlemeye göre mahkeme duruşmada, taraf avukatlarını dinledikten başka gerekli görürse incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanları ile mükellefin duruşmada hazır olan mali müşavirini de dinleyebilir. Uygulamada mahkemeler taraflardan talep gelirse de söz konusu kişileri dinlemektedir. Ancak gerek inceleme elemanı gerekse mali müşavir, avukatın yerine geçip hukuki savunma yapamaz. Dava konusu olayla ilgili teknik bilgi sunabilir. Zaten bu gibi durumlarda genellikle mahkeme başkanı müdahalede bulunmaktadır.

Şimdi taslak ile “idarece talep edilen hallerde, mahkeme idarece isimleri bildirilen ve duruşmada hazır bulunan kamu görevlilerini” de mahkemelerce dinlenilecek kişilere eklemektedir. Ancak tarhiyatla ilgisi bulunmadığı anlaşılan bu kamu görevlilerinin kimler olabileceği konusunda taslakda hiçbir açıklama bulunmadığı gibi, bunların mahkemelerde ne anlatacağı da belli değildir. Mahkeme bu kamu görevlilerini niçin dinleyecektir? Taslağın gerekçesi de olmadığı için, bu soruların yanıtına yorum yolu ile ulaşmaya çalışacağım. 

Bu kamu görevlileri incelemenin tarafı da değildir. Zira dava konusu olayın tarafları ve teknisyenleri zaten bellidir (davacı, davalı vergi dairesi, incelemeyi yapan inceleme elemanı ve davacının mali müşaviridir). Mahkemeler zaten bunları dinlemektedir. Bunların dışındakiler, acaba ne anlatacaklardır. Burada tek ihtimal vardır, o da bu kişilerin savunma yapmak üzere görevlendirilecek olmalarıdır. 

Anlaşılan idare, vergi dairelerini savunan avukatlarının performanslarından memnun değildir. İdarenin davaların kaybedilme sebebi olarak, iyi savunulamamayı gördüğü anlaşılmaktadır. Zaten çeşitli sohbetlerde bunun ifade edildiği de bir söylentidir. Ancak vergi davalarının kaybedilme sebebi olarak, vergi mahkemelerinin re’sen araştırma görev ve yetkilerine rağmen avukatlar görülüyorsa, bu en büyük yanılgıdır. 

Şimdi getirilmek istenen düzenleme ile vergi daireleri davalarda avukatın yanında bir başka kamu görevlisini (muhtemelen vergi müfettişi veya gelir uzmanı gibi sıfatlara sahip kişileri) görevlendirecek ve asıl savunmayı bu kamu görevlileri yapacaklardır. Böylece vergi dairelerinin avukatları biraz daha kenara itilecek ve giderek küstürülecektir. 

Vergi hukuku, kambiyo hukuku, gümrük hukuku, sermaye piyasası hukuku gibi özel uzmanlık isteyen bir hukuk dalıdır. İdarenin bu alanlarda uzmanlaşmış avukatlarla işbirliği yapması veya kadrosuna alarak istihdam ettiği avukatlara vergi hukuku alanında iç eğitimler düzenlemesi ayrı bir konudur ve idarenin bileceği iç işidir. Ancak usul hukuku ilke ve kuralları bir kenara bırakılarak, Vergi Usul Kanunu düzenlemesi ile avukatı ikinci plana itip yeni savunmanlar yaratılması bence yerinde bir uygulama olmayacaktır. Kaldı ki bu yol açılırsa, ileride vergi dairesinin savunmasında avukata gerek olmadığı, kamu görevlisinin yeterli olacağı görüşüne kadar da gidebilir.

Zaten taslağı hazırlayanların yargılama usulü hukukuna da pek vakıf olmadıkları, Danıştay ve Vergi Mahkemeleri'ni maddeye yazarken, asıl ve pek çok halde nihai yargılamayı 20 Temmuz'dan itibaren istinaf mahkemesi olarak yapacak olan Bölge İdare Mahkemeleri'ni yazmayı unutmalarından anlaşılmaktadır. Belki bunun da bilmediğimiz bir gerekçesi vardır. 

Dediğim gibi, vardığım sonuçlar, taslak gerekçesiz açıklandığından, maddenin kişisel yorumunu yansıtmaktadır. İnşallah yorumumda yanılıyorumdur ve taslak maddesinin güzide bir gerekçesi vardır. Zira avukatların kamu görevlisi olması mümkündür, ama kamu görevlilerinin avukat yerine geçip avukatlık yapması mümkün değildir. 

Burada benim asıl merak ettiğim söz konusu taslak maddesi hakkında, Baro’ların ne düşündüğüdür?