Devreden Yatırım Harcamaları Artık İndirilebilir

22.10.2009 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 771 görüntülenme YAZDIR

Devreden Yatırım Harcamaları Artık İndirilebilir
22 Ekim 2009, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Geçen yazımızda, Anayasa Mahkemesi’nin 15 Ekim’de yaptığı toplantısında, vergi mevzuatında yer alan ve pek çok kişiyi ilgilendiren bazı hükümleri iptal ettiğini yazmıştık. İptal edilen düzenlemelerden biri, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 69. maddesinde yer alan “sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait” ibaresidir. Yatırım indirimi istisnasına konu iktisadi kıymete ilişkin harcamaların yapıldığı yıldan itibaren başlanılarak ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar kazanç tespitinde nazara alınmaya devam olunması biçimindeki yatırım indirimi istisnasından yararlanmaya, zamanında yürürlükteki mevzuata göre hak kazananlar, bu haklarına böylece kavuşmuşlardır. Çünkü iptal edilen yasa hükmü ile bu indirim hakları sınırlandırılmış ve 2008 sonrası kazançlarından istisna kapsamındaki harcamalarını indirme hakları kaldırılmıştı. Hukuk güvenliği ve hukuki istikrar ilkelerine aykırı bu sınırlandırma, böylece hukuk âleminden ayıklanmış oldu. Bu iptal kararı, henüz yürürlüğe girmemiştir. Kararın yayımlanması ile birlikte yürürlüğe girecektir. 
Şimdi önümüzde 2009 yılı üçüncü dönem Geçici Vergi’nin beyan dönemi bulunmaktadır. Söz konusu beyanlar kasım ayının başında yapılacaktır. Burada karşımıza çıkan sorun, bu Geçici Vergi beyannamesinde, iptal edilen düzenlemenin uygulanıp uygulanamayacağıdır. Bir başka anlatımla, bu geçici vergi döneminde 2008 yılı sonu itibariyle indirilememiş, devreden yatırım indirimi harcama tutarlarının endekslenmiş şekliyle indirim konusu yapılıp yapılamayacağıdır. 
Takip ettiğimiz bir kısım köşe yazarları veya çeşitli kuruluşlar, bu konuda Anayasa Mahkemesi kararlarının yayımının beklenmesi gerektiğini, bazı yazarlarsa idarenin bu konuda en azından bir sirküler açıklaması yapması gerektiğini ileri sürmekteyseler de bence bu görüşlere pratik açısından itibar etme olanağı pek yoktur. 
Bence, Anayasa Mahkemesi’nin açıklaması, karar yürürlüğe girmemekle birlikte, hukuki değere haiz bir açıklamadır. Çünkü iptal edilen kuralın anayasaya aykırılığının, Anayasa Mahkemesi’nce tescil edildiği ortaya çıkmıştır. Zaten Anayasa Mahkemesi’nin bir resmi yazıyla karar sonucunu Maliye Bakanlığı’na bildirmesi de kararın hüküm fıkrasının artık bakanlığın ıttılaına (bilgisine)girdiğinin bir göstergesidir. Bu yazı, hiçbir anlam ve değer taşımayan bir yazı olarak görülemez ve bu şekilde değerlendirilemez.
Geçici Vergi beyannamesinde iptal edilen kural dolayısıyla indirilememiş yatırım harcama tutarının indirilmesi halinde, idarenin tek yapacağı şey, indirim tutarı kadar ikmalen tarhiyat yaparak vergi ve bir kat ceza istemektir. Çünkü idare, “idarenin kanuniliği ilkesi” uyarınca yasa hükmünün yürürlükte olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanıp yürürlüğe girmediğini, herkesin yürürlükteki yasaya uyması gerektiğini ileri sürecektir. Muhtemelen bu tarhiyatlar da Anayasa Mahkemesi kararının yayımından sonra yapılacak ve böylece yasal dayanaktan yoksun olacaktır. Mahkemeler de bu tarhiyatları zorunlu olarak iptal edecektir.
Eğer cezalı tarhiyat Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinden önce yapılırsa, bize göre yine geçerli olmayacak, mahkemelerce iptale mahkûm olacaktır. Çünkü hiç kimse anayasaya aykırılığı Anayasa Mahkemesi’nce tescil edilmiş ve mahkeme başkanınca bu durum ilan edilmiş bir hükme uymaya zorlanamaz. Zaten hem adli yargı hem de idari yargı anlayışında da mahkemelerin anayasaya aykırılığı tescil edilmiş hükümleri, Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmediği gerekçesiyle kararlarına esas alamayacakları, anayasaya aykırılığı tescil edilen bir hükme dayanarak karar veremeyecekleri kabul edilmektedir. Bu konuda pek çok Yargıtay ve Danıştay kararı vardır. Bu konu zaten vergi ziyaı cezasının iptali üzerine yazılan yazılarda yeterince tartışıldığından, tekrar bu konuda ayrıntılı açıklama gereği duymuyorum. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe girmeden önce yapılacak cezalı tarhiyatlar da vergi mahkemelerince iptal edilecektir. 
Netice olarak, 2009 yılı 3. Geçici Vergi dönemi matrahının tespitinde, 2008 yılı sonu itibariyle indirilememiş ve devreden yatırım harcama tutarı indirim konusu yapılabilir. Bu indirimi yapan mükellefler aleyhine yapılabilecek cezalı tarhiyatlar ise yargı tarafından iptal olunacaktır. 
Durum bu merkezde olduğundan, Maliye Bakanlığı’nın bir genel tebliğ ile veya Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bir sirkülerle konuyu hemen açıklaması ve mükelleflerin bu hakkını artık teslim etmesi gerekir. Zira idarenin bu haktan yararlanacaklar karşısında yapabileceği bir şey yoktur. Hiç olmazsa hem gereksiz pek çok işlem ve ihtilaf önlenmiş olur hem de hukuk devleti ilkesi biraz daha yaşama geçer.

22.10.2009 | Referans Gazetesi