SUÇA DAYALI TAZMINATLARIN GIDERLESTIRILMESI

29.05.2018 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 290 görüntülenme YAZDIR

SUÇA DAYALI TAZMINATLARIN GIDERLESTIRILMESI

Dr. A. Bumin DOGRUSÖZ

Dünya Gazetesi 29.5.2018

Tazminatlarin gider olabilmesi konusuna 5.5.2015 günlü Dünya Gazetesinde yayimlanan yazimda deginmistim. Bu konuda farkli bir içtihadin ortaya çikmis olmasi, beni tekrar ayni konuya yöneltti.

Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) atfi dolayisiyla kurumlara da uygulanan Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/3. maddesine göre "Isle ilgili olmak sartiyla mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar" gider olarak yazilabilir. Buna karsilik ayni Kanunun "kanunen kabul edilmeyen giderler"i düzenleyen 41/6. maddesine ve KVK md. 11/g’ye göre, "tesebbüs sahibinin suçlarindan dogan tazminatlar" gider yazilamaz.

Bu maddelere göre, ticari faaliyetle ilgili olmak ve suç olusturmamak kosulu ile sözlesmeye, mahkeme kararina veya kanun emrine istinaden ödenen tazminatlar gider yazilabilecek; buna karsilik tazminata yol açan fiilin kanunlarla suç kabul edildigi hallerde tazminat, sözlesmeye, mahkeme kararina veya kanun emrine istinaden ödense dahi gider yazilamayacaktir.

Suç kavrami, hukuk düzeninin ceza veya güvenlik tedbiri yaptirimina bagladigi yasaklanmis davranisi ifade etmektedir. Oysa kusur, kisaca ve kabaca "bilerek veya bilmeyerek bir fiili geregi gibi yapmamak veya gerekli özeni göstermemek" seklinde tanimlanabilir. Bir kisi fiilinde kusurlu olabilir ama bu kusuru suç olusturmayabilir. Bütün kusurlu hareketler de, ayni zamanda suç veya kabahat olusturmaz. Dolayisiyla is kazasinin olusumunda isverenin suç niteliginde bir fiili söz konusu degilse, bize göre isçiye (veya mirasçilarina) yahut yaptigi masraflarin rücuu dolayisiyla SGK'ya ödenen tazminatlarin gider yazilabilmesi gerekmektedir.

            Buna karsilik, ayni esaslarin benimsendigi KVK md. 11/g’nin madde gerekçesinde hukuk kavramlari son derece özensiz olarak kullanilmis olup, bir yerde “suç sayilan filler”den, bir yerinde de “kusur sayilan haller”den söz etmektedir. Ancak bunun hiçbir önemi yoktur. Çünkü Vergi Usul Kanunu 3. maddesinde açikça, lafzin açik oldugu hallerde, baska bir yorum yönteminin kullanilmasi yolu kapatilmistir.

Ögretide de konuyu tartismadan Bakanlik görüsü dogrultusunda, bir baska deyisle kusur kavramini esas alarak irdeleyen çalismalar oldugu gibi; aksi yönde, yani suç kavramini esas alan görüsler de mevcuttur. Kisacasi, bu konu ögretide tartismalidir.  Uygulamada Idari Anlayisi yansitan pek çok özelgede ise, kanunun lafzi yorumu ile çelisir sekilde, kusur kavrami esas alinmistir. Bu özelgeleri önceki yazimda aktardigimdan tekrar deginmiyorum.

 Yargi anlayisinda ise konu farkli degerlendirilmekte ve “açik lafiz” esas alinmaktadir. Örnegin Danistay 3. Dairesi'nin 5.4.1995 gün ve E.1994/2892 K.1995/1147 sayili kararinda, bir is kazasi nedeniyle isçisine kusuru oraninda mahkeme kararina göre tazminat ödeyen ve ödedigi tazminati gider yazan bir mükellefin davasinda, “tazminatin isverenin kusuru dolayisiyla ödendigi ve bu sebeple gider yazilamayacagi sebebiyle yapilan cezali tarhiyatin, tesebbüs sahibine olayin olusumu dolayisiyla suç izafe edilmedigi” gerekçesiyle kaldirilmasi gerektigine hükmetmistir. Danistay 4.Dairesi E.2009/9288 K.2012/1705 sayi ve 2.5.2012 tarihli Kararinda “Cumhuriyet Savciliginca takipsizlik kararina konu edilen bir is kazasinda, isverenin Is Mahkemesince % 80 kusurlu bulunmasi dolayisiyla isçisine ödedigi tazminatin tamaminin, olayda suçun söz konusu olmamasi sebebiyle gider yazilabilecegi” yönündeki Yerel Mahkeme kararini onamistir.

Yarginin bu anlayisina karsilik Ankara 2. Vergi Mahkemesince (E.2010/1571 K.2011/2159 T.25.11.2011) “kanunun lafzi açik oldugunda gerekçesine itibar edilmesine gerek olmamakla birlikte “suçtan dogan tazminat” ifadesinin tazminata neden olan fiilin suç olusturmasi seklinde anlasilmasina olanak olmadigi, tazminat hukukunda suçtan dogan tazminat kavraminin olmadigi, buna karsilik kusurdan dogan tazminat kavraminin bulundugu, bu nedenle kanunun lafzinda bulunan suçtan dogan tazminat ifadesi ile gerekçede yer alan kusurdan dogan tazminatin amaçlandigi anlasilmaktadir” gerekçesi ile bir sirketin is kazasi nedeniyle yargi kararina istinaden ödedigi tazminatin suç teskil etmemesine -olayda takipsizlik karari verilmistir- ragmen gider yazilmasini esas alan tarhiyata karsi açilan davayi reddetmistir. Bu karar Danistay 4. Dairesinin E.2012/574 K.2016/668 sayi ve 23.2.2016 günlü Karari ile onanmis, karar düzeltme talebi ile E.2016/15062 K.2018/2136 sayi ve 1.3.2018 günlü Karar ile reddedilmistir. 

“Suçtan dogan tazminat yoktur, kusurdan dogan tazminat vardir” gibi, suçun da kusurlulugun özel bir halini olusturdugu veya kusurun (kasdin) suçun manevi unsurunu olusturdugu gerçegini yok sayarak, Borçlar Hukuku teorisine de aykiri gerekçe ile niyet okuyarak Kanunun lafzini asmaya çalisan yerel mahkeme karari için, ayni Dairenin önceki içtihatlarina da aykiri sekilde verdigi onama kararinin, “bir gözden kaçma”mi yoksa, “içtihat degisikligi” mi oldugu yönünde Danistay Kararinda bir açiklik ve gerekçe yoktur. Zaten içtihat degisikliklerinin de davaya iliskin gerekçe yani sira içtihadin niçin degistigini içeren gerekçe ile de donatilmasi gerekir. Aksi, içtihatlarin keyfilige kaymasi tehdidine yol açmasinin yani sira hukuk güvenligi de ortadan kaldirir. 

Daha önceki bir yazimda da vurguladigim gibi, yasama organinin görüsünü yansitmayan, sadece tasariyi hazirlayanin görüsü niteliginde olan ve resmi olarak yayimlanmayan, dolayisiyla herkes tarafindan bilinmesi zorunlulugu bile söz konusu olmayan gerekçeleri, açik lafzi dahi asarak yasama geçirmeye çalisan bir yorum yöntemini hukuk devleti ile bagdastirmak mümkün degildir.

Bu nedenle bu Kararin, bir içtihat degisikligini ifade ettigine inanmak istemiyorum.