Bir iptal de harçlar kanununa

28.01.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 859 görüntülenme YAZDIR

Bir iptal de harçlar kanununa
28 Ocak 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Harçlar Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, mağdurları daha fazla mağdur eden bir düzenleme yer almıştır. Bu düzenlemeye göre, “karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez”. Açıklayalım.
Adli yargıda dava açılırken ödenmesi gereken harcın dörtte biri peşin alınır, geri kalan kısım ise mahkeme kararında haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere hükme bağlanır. İşte söz konusu düzenleme bu harç ödenmedikçe mahkeme kararının taraflara verilmeyeceğini hükme bağlamaktadır. 
Düşünün, alacağınız var, davayı kazanmışsınız, mahkeme bakiye harcın davayı kaybedenden alınmasına karar vermiş, siz kararı alıp icraya koyarak alacağınıza kavuşmak istiyorsunuz; ama mahkeme, davayı kaybedenin ödemesi gereken harcı ödemedikçe size kararı vermiyor. Kaybeden de bu harcı doğal olarak ödemiyor. Bu harçlar nispi olduğu ve dava konusu üzerinden ödendiği için, çoğu zaman yüksek tutarlara ulaşmaktadır. Bu harcı ödemeye, bazen kişilerin ödeme gücü dahi yetmeyebilmektedir. 
Oysa Harçlar Kanunu’na göre, karar ve ilam harcının kararın verilmesinden itibaren iki ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Bu süre zarfında ödenmeyen harç tutarı, takip edilmesi için mahkeme yazı işleri tarafından ilgili vergi dairesine bildirilir. Artık bundan sonrası, vergi idaresinin sorunudur. İdarenin alacağına sahip çıkıp, süratle takip ve tahsil etmesi gerekir. Oysa anılan düzenleme, idareyi rahatlığa sevk etmekte, “Nasıl olsa kazanan taraf bunu ödemek zorundadır” düşüncesi ile söz konusu takip gereken süratte yapılmamaktadır. Bir başka anlatımla bu düzenleme ile devlet, takip ve tahsil işini kazanan tarafa yüklemenin rahatlığı içerisinde, davayı kazanan tarafa “Sen öde, sonra karşı taraftan almak için icrada uğraş” demektedir. 
Hatta bir olayda, davayı kazanan taraf (ki dava konusu işçi alacağıdır), davalı şirketin adresini değiştirme, şirketin içini boşaltma çabaları içinde olduğunu da belirterek harcın idare tarafından davayı kaybeden taraf takip edilerek tahsil edilmesi gerektiğine de işaret ederek mahkemeye dilekçe ile müracaat etmişse de mahkeme, anılan düzenleme dolayısıyla ilamın verilemeyeceğine karar vermiştir. Söz konusu harcın davacı işçi tarafından, ekonomik yetersizlik sebebiyle süratle yatırılamaması sonucu da borçlu şirket meçhule karışmıştır. 
Bu davada, alacağın bu yüzden tahsil edilememesi üzerine işçi taraf, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne müracaat etmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi konunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf devletlerin bu sözleşme uyarınca herkese tanımak zorunda oldukları “mahkemeye gitme hakkının” bir parçası olduğuna ve bu hakkın iç hukuk sitemine ait kurallarla sınırlanması, mahkemelerce verilmiş nihai ve bağlayıcı kararların taraflardan birinin zararına olarak geçersiz kalmasına izin verilmesi halinde, mahkemeye gitme hakkının ihlal edilmiş olacağına karar vermiştir. Mahkemeye göre, bu hak açısından önemli olan teminatlardan birisi de “hâkim kararlarının uygulanmasının güvence altına alınması”dır. Mahkeme bu Kararı ile Türkiye’yi 10.000 Euro maddi, 1.000 Euro manevi tazminat ödemeye mahkûm etmiştir (ÜLGER/Türkiye Kararı Başvuru No:25321/02 T.26.6.2007) (Kararın tam metni, İstanbul Barosu dergisinin 2009/4 Temmuz-Ağustos 2009 sayısında yayımlanmıştır).
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu kararından sonra bazı mahkemeler, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığını da dikkate alarak uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde (Anayasa md. 90) olduğundan, anlaşma ile kanun hükümlerinin çelişmesi halinde anlaşma hükümlerinin uygulanması gereğinden hareketle ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı ile Harçlar Kanunu’nun 28/1a maddesi ile sözleşmenin çeliştiğinin sabit olduğu gerekçesi ile mahkeme kararlarının talep halinde harç ödenmeden de taraflara verilmesine ilişkin kararlar vermeye başlamışlardır. 
Nihayet Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, 14.1.2010 tarihli oturumunda, Harçlar Kanunu’nun 28. Maddesi’nin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez şeklindeki ikini cümlesinin anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Bu karar, Resmi Gazete’de yayımlanmakla birlikte yürürlüğe girecektir.

28.01.2010 | Referans Gazetesi