ÖZELGE KONUSUNDA YENILIKLER

31.05.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1348 görüntülenme YAZDIR

ÖZELGE KONUSUNDA YENILIKLER
31 Mayis 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Vergi Usul Kanunun 413. maddesine göre mükellefler, Maliye Bakanligindan veya Maliye Bakanliginin bu hususta yetkili kildigi makamlardan vergi durumlari ve vergi uygulamasi bakimindan müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkinda izahat isteyebilirler.

Ayni maddenin 2. fikrasina göre yetkili makamlarda, açiklama istenen konularda mükellefe yazili açiklama vermek zorundadirlar. Bu yazili açiklamalarin uygulamadaki adi “mukteza” veya “özelge”dir.  Ayni konuda açiklama talebi birden fazla ise bu konuda “sirküler” adi verilen metinlerle ortak açiklama da verilebilir.

Bu güne kadar yazilarimizda bu özelge müessesesinin aksayan yönlerini çokça dile getirdik. Nihayet TBMM’ne sunulan Torba Kanun Tasarisinda bu konuda bazi düzenleme ve iyilestirmeler yer almaktadir. Bu yazimizda Tasarinin özelge müessesesi ile ilgili olarak getirdiklerini aktarmaya çalisacagiz.

Bir yazimizda “baglayici özelge” sistemini önermistik.  Hatta özelgelerin inceleme elemanlarini baglamamasinin sakincalari sonucunda Yüksek Planlama Kurulu tarafindan da  Istanbul’un Finans Merkezi Olmasina iliskin Eylem Planinda “etkinlestirilmis mukteza sistemine geçilmesi” yolunda öneri olusturulmustur (2.10.2009 tarihli Resmi Gazete, 2009/31 sayili YPK Karari).

Tasari bu konuda “baglayici özelge” sistemini kabul etmesede, inceleme elemanlarinin raporlarinin isleme konulmadan önce olusturulacak degerlendirme komisyonlarinda degerlendirilmesini, degerlendirme ölçütlerinden biri olarak da “sirküler ve özelgelere uygunlugunu getirmektedir. Inceleme Elemani ile degerlendirme komisyonu arasinda görüs ayriligi olan hallerde ise konu Merkezi Degerlendirme Komisyonuna gidecektir. Degerlendirme komisyonlarinda bir özelgenin hatali oldugu sonucuna varilirsa konu degerlendirme komisyonu ile özelgeyi veren komisyonun üyelerinden olusan karma komisyonda degerlendirilecek ve bu komisyonun karari inceleme elemanini baglayacaktir. Bu getirilen yol biraz uzun ve karmasik olsa ve içerisinde mükellefe hiç yer vermese de, özelge müessesesine biraz daha ciddiyet kazandiracak ve özelge alanlari biraz daha güvenceye kavusturacaktir.

Özelge talebi harca baglanmaktadir. Bu konuda uzun bir süredir tartisilmakta idi. Bizde bir yazimizda, özelge müessesesinin Vergi Usul Kanununa girmesinden bu yana mali konularla ilgili mesleklerin yasal düzeyde olustugunu, müsavirlik müessesesinin gelistigini, onlarin çözmesi gereken konularin Idareye ücretsiz çözdürülmesinin veya meslek mensuplarinin kendi sorumluluklari ile konulara yaklasmalari yerine Idareden çözüm yolu almalarinin hem yanlis oldugunu hem de bu mesleklerin gelismesini engelledigini yazmistik.  Zaten bu nedenlerledir ki OECD ülkelerinin pek çogunda “her konuda özelge” sisteminden, “sinirli konularda özelge” sistemine geçilmis ve her konuda özelge verilebilmesi usulü terk edilmistir. Tasari ile “her konuda özelge” sistemi sürdürülmekle birlikte, pek çok OECD ülkesinde oldugu gibi, özelgenin ücret veya harç karsiligi verilmesi kabul edilmistir. Yani idarenin bir özel konuda, mükellefe ve müsavirine hukuki güvence saglamak üzere “bedava” çalistirilmasi sistemi nihayet terk edilmektedir.

Tasariya göre özelge taleplerinde sermaye sirketlerinden 2.000 TL., gelir veya kurumlar vergisinin dar mükelleflerinden 1.500 TL., sermaye sirketleri disindaki 1. Sinif tüccardan ve serbset meslek erbabindan 1.000 TL., 2. Sinif tüccardan ise 200 TL. harç alinacaktir.

Bu arada konuyu düzenleyen Tasarinin 22. Maddesinde “tüccarlardan” söz edilmekteyse de tüccar kelimesi zaten çoguldur. Bu nedenle Türkçede “tüccarlar” diye bir kelime yoktur. Tekili “tacir”dir.

Ancak buradaki amacin hazineye gelir temin etmekten ziyade, özelge taleplerini kismak ve tereddüte düsülen en basit, hatta cevabi genel tebliglerde açikça yazili konularda bile özelge talep edilmesinin önüne geçilmek olmasi dolayisiyla, harç tutarinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir.

Ancak harç, taleple birlikte yatirilacagi için, özelgenin ne sürede verilecegi, özelge verilmemesi veya yanlis verilmesi yahut ilgisiz sekilde verilmesi halinde ne olacagi sorulari da, kendiliginden akla gelmektedir.

Tasariya göre artik, Gelir Idaresi Baskanliginda üç daire baskaninin katilimi ile olusacak bir komisyon tarafindan verilecek özelgelerin,  yanlis olmasi halinde mükelleflerden veya sorumlulardan, cezanin disinda gecikme faizi de aranmayacaktir. Ancak bu düzenleme yaslastigi takdirde geçmiste verilmis özelgeleri de kapsayacaktir.

Referans Gazetesi 31.5.2010