EMİSYON PRİMLERİ DAĞITILIRSA

03.12.2015 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 937 görüntülenme YAZDIR

EMİSYON PRİMLERİ DAĞITILIRSA

 

(3,12.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayımlanmıştır)

 

     Emisyon primi konusunu ve kurumlar vergisi kanununda bu konuda yer alan istisnayı daha önce bir yazımda irdelemiştim. Yine de kısaca tekrarlayayım.

            Anonim Şirketler kuruluşunda veya sermaye artırımlarında hisselerini, ana sözleşmelerinde belirtilen itibari değerle (nominal bedelle) ihraç edilebileceği gibi, itibari değerlerinin üzerinde bir bedelle de ihraç edilebilirler. Hisselerin itibari değerinin üzerinde bir bedelle ihraç edilmesi halinde, ihraç değeri ile itibari değer arasında oluşan olumlu fark, Vergi Hukukunda emisyon primi (Ticaret Hukukunda agio, Tek Düzen Hesap Planında ihraç primi) olarak adlandırılmaktadır. Hisse senetlerinin emisyon primli olarak ihraç edilebilmesi, şirketin ana sözleşmelerinde hüküm bulunması veya genel kurulda karar alınması ile mümkündür.

            Bana göre, bu istisna olmasaydı da, bu kazanç yine vergiye tabi tutulamazdı. Çünkü kurumlar içinde geçerli olan Gelir Vergisi Kanununun 38. maddesine göre ticari kazanç; teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerler arasındaki müspet farktır. Ancak kazanç hesaplanırken, dönem içinde işletmeye işletme sahiplerince ilave edilen değerler nazara alınmaz. Dolayısıyla emisyon primi de işletmeye ilave edilen bir değer olduğundan kazanç hesaplamasında dikkate alınmayacaktı.

            Ticaret Kanunumuza göre, emisyon primi yedek akçe niteliğindedir. Nitekim 519. maddede, "her yıl safi karın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır" denildikten sonra, belirtilen sınıra ulaşılsa dahi bu yedek akçelere, "yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları, ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış kısmı"nın ekleneceği hükme bağlanmıştır.

            İstisnanın eski KVK’daki ilk şeklinde, bu istisnadan yararlanabilmek için hisse senetlerinin borsaya kaydettirilmesi ve bu kazancın dağıtılmaması gibi şartlar aranmaktaydı. Ancak yapılan mevzuat değişiklikleri ile bu koşullar yürürlükten kaldırılmıştı ve nitekim bu koşullar mer’i KVK’da da aranmamaktadır. Dolayısıyla emisyon pirimi olarak yedek akçelere eklenen kısmın daha sonra dağıtılmasına, vergi hukuku açısından bir engel yoktur. Dağıtım konusundaki sınırlamalar vergi hukukunun dışında, Ticaret Kanunundadır.

            Ticaret Kanununa göre emisyon primi de bir tür kanuni yedek akçe olduğuna göre, emisyon priminin dağıtılıp dağıtılamayacağı sorusunu, kanuni yedek akçelerin dağıtılıp dağıtılamayacağı şeklinde anlamak ve cevaplamak gerekmektedir. Ticaret Kanununa göre, genel kanuni yedek akçelerin ödenmiş sermayenin yarısına kadar olan kısmı, sadece geçmiş yıl zararlarının kapatılmasında, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önlenmesine yahut sonuçlarının hafifletilmesine elverişli önlemler alınmasında kullanılabilir. Şirket genel kurulu ancak, kanuni yedek akçelerin ödenmiş sermayenin yarısını aşan kısmı üzerinde tasarruf edebilir. Bir başka deyişle genel kurul bu aşan kısmın dağıtılmasına veya sermayeye eklenmesine karar verebilir. Bu nedenle emisyon priminin dağıtılıp dağıtılamayacağı sorusunun, kanuni yedek akçe tutarının ödenmiş sermaye ile karşılaştırılması sonucu oluşacak duruma göre yanıtlamak gerekmektedir. 

            Yazımızda bunları söyledikten sonra, emisyon priminin bu koşullara dağıtılması veya önce sermayeye eklenip daha sonra sermaye azaltılması yoluyla dağıtılması halinde, bize göre, burada ortaklar tarafından işletmeye konulan değer iade edildiğinden, stopaja gerek olmadığını belirtmiş, ancak idari anlayış burada stopajın yapılması gerektiği yönünde olduğunu söylemiştik.

            Nitekim  İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı geçtiğimiz günlerde verdiği 62030549-125[6-2014/105]-88462 sayı ve 20.10.2015 tarihli Özelgesinde “kurumlar vergisinden istisna edilen ve sermayeye eklenmemiş olan emisyon primlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ortaklara dağıtılmasının mümkün olması halinde, bu işlem kar payı dağıtımı sayılacak olup dağıtılan emisyon primi tutarları üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.” şeklinde görüş açıklamıştır.

            Bu durumda emisyon primini dağıtacak olanlara yapabileceğim en iyi öneri, söz konusu stopajı yapıp ihtirazi kayıtla beyanda bulunarak ceza ve faiz riskini berteraf edip yargı yoluna müracaat etmeleridir.