ISLETMELERI RAHATLATMAK

25.09.2018 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 299 görüntülenme YAZDIR

ISLETMELERI RAHATLATMAK

Dr. A. Bumin DOGRUSÖZ

Dünya Gazetesi 27.9.2018

 

Döviz kurlarindaki degiskenlikler, ani ziplamalar birçok önemli isletmeyi dorudan digerlerini ise dolayli olarak etkilemistir. Özel sektörün kisa vadeli dis borcunun yüksekligi de ayri bir sorundur. Dolayisiyla kimine göre kriz kimine göre ekonomik sikinti söz konusudur. Enflasyon artis egilimindedir. Issizlik rakamlari da öyle. Tüketim harcamalarinin daraldigi, basta otomotiv ve insaat sektörü olmak üzere giderek küçüldügü hemen her gün basin organlarinda yer almaktadir. Kredi kullanimi ise faizleri dolayisiyla isletmeleri rahatlatmaktan ziyade sikintiya düsürecek derecelerdedir. Dolayisiyla bu günkü ortamin gerçegi, pek çok isletmenin sikintida oldugudur.  

Isletmelerin içerisinde bulundugu sikintidan kurtarmak için yapilmasi gerekenlerin içerisinde vergi düzenlemelerine de pay düsmektedir. Içinde bulundugumuz ekonomik kosullar, isletmeleri vergi açisindan rahatlatmayi gerekli kilmaktadir.

Bu rahatlatma ihtiyacinin basinda da kur farki ve vade farki konulari gelmektedir. Kur farki konusunda, biraz ticaret hukukuna biraz da muhasebe standartlarina aykiri da olsa, teknik iflas konusunda bir rahatlatma saglanmistir. Ancak bu rahatlamanin vergi uygulamalarina bir etkisi yoktur. (Teknik iflas düzenlemelerine ve Ticaret Kanununa göre olusturulacak “sermaye tamamlama fonu”nun vergi kanunlari karsisindaki muglak durumunun da açikliga kavusturulmayi beklemekte oldugunu da dikkate almak gerekmektedir.)

Kur farklarinin ve hatta vade farklarinin realize olmadikça, bir baska deyisle fiilen ortaya çikmadikça vergilendirilmemesinin saglanmasi gerekmektedir. Bir geçici madde ile 2018 ve izleyen bir veya iki yil için bu yönde bir düzenleme yapilabilir, bu konudaki degerleme hükümleri askiya alinabilir. 

Kur farklari ve vade farklari konusunda isletmelerin yasadiklari asil sorun KDV konusundadir. Kur farklari ve vade farklari üzerinden dogan katma deger vergisinde vergiyi doguran olayin geçici bir süre için de olsa, fiilen ortaya çiktigi / ödemenin yapildigi tarihe tasinmasina hiçbir engel yoktur.

Öte yandan sürekli sözlesme ile hizmet veren serbest meslek erbabinin, gelir elde etmedigi, ücretini tahsil edemedigi aylarda KDV’yi cebinden ödetmeye zorlayan maliye uygulamasi da terk edilmelidir.

Yabanci ortakli veya yabanci gruplara dahil olan sirketlerin, yurt disi grup sirketlerinden faizsiz borçlanmalarini ve bu suretle yurda faizsiz olarak döviz getirebilmelerini saglamak yerine bu sekilde faizsiz borçlanan sirketleri emsal faiz üzerinden KDV ödemeye zorlayan uygulamanin da terk edilmesi gerekmektedir.

Sermayelerini azaltarak küçülmek isteyen sirketler veya kismi bölünme yaparak bölünmek isteyen sirketler üzerindeki azaltilan sermayenin stopaja tabi olacagina iliskin Genel Teblig Taslaginin akibeti de bir önce açiklanmalidir. Yayinlanan Teblig Taslaginin akibetinin açiklanmamasi, idari anlayisin Taslak yönünde olup olmadiginin belirsiz olmasi, is dünyasinin tepesinde demoklesin kilici gibi durmaktadir.

Tüccarin, serbest meslek erbabinin, sirketlerin gider yazabilecekleri kalemleri sayma yöntemi ile belirleyen ve artik kanimca çagdisi kalmis düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Yabancilik veya dis ticaret unsurlarini tasimayan tam mükellef sirketler arasindaki ticari islemlerde transfer fiyatlandirmasi düzenlemelerinin uygulanmasindan vaz geçilerek yerine daha basit bir yöntem konulmalidir.

Örtülü sermaye faizine iliskin düzenlemenin de 2018 ve önümüzdeki bir veya iki yil için esnetilmeli, üç kat siniri artirilmali, sirketlere ortaklarindan borçlanmalarinin maliyetlerini kazanç saptamasinda dikkate alabilme yolu açilmalidir. 

Bu önerileri çogaltmak mümkündür.

Bu önerileri vergi hukukunun kurallarina veya muhasebe ilke ve kurallarina aykiri bulanlar veya gelir azaltici görenler olabilir. Ancak unutulmamalidir ki, isletmeleri öldürmek veya ölümlerine katki bulunarak vergi almak da maharet degildir. Mükellefleri yasatacagiz ki vergi alabilelim.