HARCANAN HESAP UZMANLARI KURULU

23.05.2019 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 356 görüntülenme YAZDIR

HARCANAN HESAP UZMANLARI KURULU

Dr. A. Bumin DOGRUSÖZ

Dünya Gazetesi / 23.5.2019

Günümüz vergi sisteminin ilk temelleri 1940’li yillarin baslarinda atilmaya baslanmistir. Zira o tarihlerde uygulanmakta olan kazanç vergisi, çagdas gelismelerden uzak kalmis ve artik günün ihtiyaçlarina cevap veremez hale gelmisti. Kazanç vergisi beyannamelerinin incelenmesi görevi ise önceleri tahakkuk memurlarina verilmisti. Bu memurlar, vergi denetimini üstlenen ilk yasal görevlilerdi ama çogu, mesleki bilgi ve ihtisas açisindan bu görevi yerine getirecek biçimlenime sahip degillerdi. Bu sebeple vergi incelemelerinde ayrica, serbest muhasebecilerden de yararlanilmisti. Daha sonra 1934 yilinda, Kazanç Vergisi Hesap Mütehassisligi ve Muamele Vergisi Hesap Mütehassisligi olusturulmus, ayrica 1940 yilinda Hesap Mütehassis Muavinligi ihdas edilmistir.

1940’li yillarda kazanç vergisine dayali sistemin artik iyice ihtiyaca cevap vermekten uzaklasmasi sonucunda, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlari ile Vergi Usul Kanunu kabul edilmistir. Ancak sistemin, büyük ölçüde karinelere ve dis belirtilere dayali olmaktan çikip, beyana dayali bir sisteme dönüsmesi, denetim sistem ve yapisinin da bir reforma tabi tutulmasini gerekli kilmistir. Bu yeni olusum içerisinde, batidaki benzerleri ölçüsünde bir denetimin yapilabilmesi için, inceleme teknigine vakif, tarafsiz, dürüst, mesleki bilgi, ihtisas ve tecrübeli elemanlardan olusan bir denetim teskilatina ihtiyaç duyulmustur. Bu ihtiyacin sonucunda da, 70 yil önce, 29 Mayis 1945 tarihinde 4709 sayili Kanunla, Hesap Uzmanlari Kurulu kurulmustur. Kurul yasasaydi, 4 gün sonra 74. Dogum gününü kutlayacakti.

Kurul’un dogusunu, kurucusu ve ayni zamanda 1950 vergi reformunun mimari Ali Alaybek, 1947 tarihli “Gelir Vergisi Davamiz” adli kitabinda, “vergi demek, tetkik ve kontrol demektir” dedikten sonra, vergi incelemesi islevinin inceleme elemani yetistirmek ve inceleme teknigi olusturmak gibi iki cephesi bulunduguna isaret etmekte ve inceleme elemanlarinin niteliklerini “diger memleketlerdeki gibi mütebariz bir sahsiyet” seklinde açiklamaktadir. Alaybek, Kurulun kurulusuna iliskin olarak da sunlari söylemektedir: “Vergi murakabesi diger bir tabirle vergi revizyonu, sadece vergi kaçakçilarini bulup çikarmaya yarayan, yani (dedektif) maksadi olan bir faaliyet degildir. Hadisenin böyle dar bir açidan degerlendirilmemesi gerekir. Denetimin asil gayesi, kaçakçilik arayiciligindan ziyade, kaçakçiliga engel olmaktir. Bu itibarla vergi denetiminin, daha ziyade, tenvir, islah ve terbiye edici tesirleri üzerinde durmak ve bu suretle bu isin uygulamadaki anlamini ve faydasini, bulunan matrah farklarinin fazlaliginda degil, bilakis vergi kaybinin geneldeki azalmasinda, vergilerin iyi ve dogru olarak uygulanmasinda, randimanlarin artmasinda, memlekette vergi ahlakinin yükselmesinde aramak gerekir. Iste yeni hesap uzmanlari teskilati kurulurken 25 yillik tecrübeler de göz önünde tutulmus ve vergi revizörleri, sadece bir matrah farki arayicisi olmaktan çikarilmis ve vergi incelemesi isi yeni ve yapici bir zihniyetle organize edilmeye çalisilmistir.”

Kurul, sayica her zaman yetersiz kalmis elemanlari ile son derece olumlu sonuçlar ortaya çikarmistir. Dis denetim agirlikli çalisan Kurul mensuplari, vergi denetimini büyük isletme esasina göre üst seviyede ve Türkiye çapinda planlayarak yaptigi incelemelerle, vergi kayip ve kaçaklarini büyük ölçüde tespit ve önleme basarisini göstermistir.

Kurul, sadece denetimle yetinmemis, ayni zamanda yaptigi toplantilar ve yayinlarla da egitim hizmetine agirlik vererek, kamuoyunda vergi bilincinin yerlesmesine de çalismistir. Kurulun yetistirdigi elemanlar, Sosyal Güvenlik Kurumlari’nin Genel Müdürlükleri, pek çok Bakanligin Müstesarliklari gibi en üst birimler dahil olmak üzere Devletin birçok kademesinde de görev yapmistir. Ancak devletin yetistirdigi Hesap Uzmanlarindan en çok yararlanan, özel sektör olmustur. Bunda suçlu ise, Devletin personel rejimi ve ücret politikasidir.

Kurul ve Üyeleri, islevlerini ifada basarili olunca, Devlet sürekli yeni görevler vermis, Türk parasi Kiymetini Koruma Hakkinda Kanun, Yabanci Sermayeyi Tesvik Kanunu, Bankalar Kanunu, Sigorta Murakabe Kanunu, Ödünç Para Verme Isleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname, Sendikalar Kanunu, Kara Paranin Aklanmasinin Önlenmesi Hakkinda Kanun uyarinca yapilacak denetim islevi de, zaman zaman Hesap Uzmanlarina yüklenmistir. Üniversiteler dahi hesap uzmanlarindan ögretim görevlisi olarak yararlanmislar, uygulamaya yönelik dersleri onlara verdirmeye çalismislardir.

Kurulusundan bu yana 1342 hesap uzmaninin görev yaptigi Kurul, 65’i hesap uzman yardimcisi olmak üzere 328 elemaninin görevde oldugu bir tarihte, 10.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayimlanan 646 sayili Kanun Hükmünde Kararname ile kapatilmistir. Bu Kararname ile hesap uzmanlari ve maliye müfettisleri ile Gelir Idaresi Baskanligina bagli gelirler kontrolörleri ile vergi denetmenlerinin tamami Vergi Denetim Kurulu çatisi altinda “vergi müfettisi” sifatiyla bir araya getirilmistir.

Tek çati altinda birlesmenin olumlu veya olumsuz yanlari her zaman tartisilabilir. Ancak bana göre, kendi kültürlerini olusturmus, bilgi birikimi ve tecrübesi ile belli noktalara gelmis, kurumsal hafizasi ile islevlerini ifada belli kaliteleri ortaya koyarak “marka” haline gelmis kurumlar, kapatilmak yerine belli sekillerde tek çati altina alinabilir, yok etmek yerine yeniden yapilandirma tercih edilebilirdi.

Özel sektörde ve özellikle denetim sirketlerinin tepe noktalarinda, Vergi Konseyi ve Çalisma gruplarinin aktif çalismalarinda hep eski hesap uzmanlarina rastlamak, bu Kurulun islevinin sadece denetim elemani yetistirmek ve denetim yapmak olmadiginin açik göstergesidir.

Hala doktora tezlerinde Kurulun Danisma Komisyonu Kararlarina atiflara rastlanilmakta, çalismalara kaynaklik etmektedir.

Simdi diyeceksiniz ki kurulun sonunun hazirlanmasinda hiç mi hesap uzmanlarinin günahi yok. Neyse, rahmetli kurulun arkasindan konusmayalim mübarek ramazan günü.

Netice olarak yine de yanlis yapilmistir. Yazik olmustur. 66 yillik kurum kültürü, kurum hafizasi, bilgi ve deneyim birikimi, kurum arsivi yok edilmistir. Kurulun ürettigi bilimsel çalismalarin, etütlerin yeri maalesef doldurulamamistir. Zaten bu günkü yapinin yerine yeni bir yapilanma ve anlayis arayisi dedikodulari da bunu göstermektedir.