Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi

22.03.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 880 görüntülenme YAZDIR

Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi
22 Mart 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Her yılın mart ayının (ilk 25 gününün), bir önceki yıl elde edilen gelirlerin beyan dönemi olması dolayısıyla bu ayki yazılarımızda 2009 yılının gelirlerinin beyanı ile ilgili konulara ağırlık vereceğimizi daha önce yazmıştık. Bugün ele alacağımız konu da zaten bu kapsamdaki yazılarımızdan biri olacak. 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesinde mükelleflere bazı harcamalarını beyanname üzerinden düşme hakkı sağlanmıştır. Bunlar kısaca, eğitim ve sağlık harcamaları, şahsi risklere karşı yapılan sigortalara ait primler, bağış ve yardımlar, özürlülere tanınan indirimler, Ar-Ge harcamaları olarak sayılabilir. Biz bu yazımızda bunlardan eğitim ve sağlık harcamalarının indirimini irdeleyeceğiz. 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/2 maddesine göre Gelir Vergisi beyannamesi verenler, beyan ettikleri gelirin yüzde 10’unu aşmamak şartıyla, Türkiye’de yaptıkları ve tevsik ettikleri, kendilerine, eşlerine ve küçük çocuklarına ait eğitim ve sağlık giderlerini, beyan ettikleri gelirlerinden indirme hakkına sahiptirler. Eğitim ve sağlık giderleri indiriminin kapsamı, şartları, kanıtlama şekli ve diğer yönleri halen 20 no’lu Gelir Vergisi Sirküleri’ne ve bu sirkülerin atıf yaptığı 255 no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 4 no’lu bölümüne ve özelgelere göre yürütülmektedir. 
Bu indirim hakkından, gelirlerini yıllık beyanname ile beyan eden bütün mükellefler yararlanabilmektedirler. Bu nedenle ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri yanında, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ve hatta değer artışı kazançları ile arızî kazançları ve ücretleri dolayısıyla yıllık Gelir Vergisi beyannamesi veren mükelleflerin de bu uygulamadan yararlanması mümkündür. 
Buna karşılık bu uygulamadan vergiye tabi gelir elde eden, ancak geliri istisna sınırı içinde kalanlar veya gelirleri stopaj yoluyla vergilendirilen ve beyanname verme hakkı bulunmayanlar yararlanamazlar. Örneğin tek işverenden ücret geliri elde eden veya gelirleri mevduat faizi ve/veya repo faizlerinden oluşanlar, kira gelirleri istisna sınırı içinde kalanlar bu indirim hakkından mahrumdurlar. 
Kanunda sadece “eğitim” ve “sağlık” harcamalarının indirim konusu yapılabileceği vurgulanmıştır. Eğitim harcamalarına örnek olarak, öğrenciler için eğitim amacı ile eğitim ve öğretim kurumlarına, ana okulu, kreş ve dershanelere yapılan ödemeler; sürücü ve müzik kurslarına ödenenler dahil, eğitim amaçlı tüm kurs ücretleri; okul servislerine ve öğrenci yurtlarına ödenen ücretler; eğitim CD’leri, kitap ve kırtasiye bedelleri ile eğitim araç ve gereçleri için yapılan harcamalar sayılabilir. Buna karşılık spor kurslarının ücretleri; üniversite ve okullara giriş hazırlığına yönelik dergiler hariç gazete ve dergi bedelleri; müzik aletleri, bilgisayar, eğitim amaçlı olmayan CD ve disket bedelleri; tiyatro, konser ve sinema giriş ücretleri, yabancı ülkelerdeki eğitim kurumlarına yapılan ödemeler, okul aile birliği ve okul koruma derneklerine yapılan bağışlar ve Türkiye’de vergi mükellefi olmayan okullara ödenen eğitim ücretleri ile devlet okullarına ödenen harçlar kapsama girmemektedir. 
Bu uygulamada dikkate alınabilecek sağlık harcamalarına örnek olarak da teşhis ve tedavi amacı ile yapılan her türlü muayene, tahlil, röntgen, ultrason, tomografi, MR, check-up, ameliyat, fizik tedavi ve diş tedavisi ücretleri ile özel hastane ücretleri her çeşit protez, sağlık malzemesi ve tekerlekli sandalye giderleri ile numaralı gözlük ve lens giderleri; doktor raporuyla alınan cilt sağlığına ilişkin harcamalar sayılabilir. 
Beyannamedeki kazançtan indirilebilecek olan bu giderlerin, mükellefe, eşine ve küçük çocuklarına ait olması gerekmektedir. Eşe ait eğitim ve sağlık harcamaları açısından eşin çalışıyor olup olmamasının ve gelir durumunun önemi yoktur. Eşlerden her ikisinin de Gelir Vergisi beyannamesi vermesi durumunda, eşlerden her biri beyan ettikleri gelirin yüzde 10’u ile sınırlı şekilde eğitim ve sağlık harcamalarını indirebilirler. Ancak aynı harcamanın her iki eşin beyanında da mükerrer olarak dikkate alınmaması gerekir. 
Bu harcamaların beyannamede indirim konusu yapılabilmesi için Türkiye’de yapılması şarttır. Bu nedenle Türkiye gümrük bölgesi dışı sayılan yerlerde, örneğin gümrüksüz satış mağazalarında (Free-shop) yapılan harcamalar kapsam dışındadır. Aynı şekilde Kıbrıs’ta yapılan harcamalar da kapsama girmez. Bedeli bankalar aracılığı ile transfer edilmek suretiyle dışarıdan posta ile veya başka şekilde getirtilen ilaç ve kitaplara ilişkin giderlerin de indirimden yararlanması mümkün değildir. Ancak bu malların Türkiye’ye bir ithalatçı tarafından getirtilmesi ve ondan satın alınması halinde, bu uygulanamadan yararlanmak mümkündür. 
Öte yandan bu harcamaların fatura, serbest meslek makbuzu, parakende satış fişi, yazar kasa fişi gibi bir belge ile kanıtlanması gerekmektedir. Ancak bu belgelerin beyannameye eklenmesi gerekmemekte, sadece zamanaşımı süresince ibrazı istenildiğinde ibraz edilmek üzere saklanması gerekmektedir. 
Bazı hallerde çocuk için yapılan harcamaların, örneğin okul veya servis bedelinin faturası, eş adına alınmaktadır. Bize göre, bu durumda bu harcamanın eşe ait beyannamede indirim konusu yapılması gerekmektedir. Ancak eşin beyan edecek herhangi bir gelirinin bulunmaması, bir başka deyişle beyanname vermemesi halinde bu tür harcamalar mükellef tarafından da indirim konusu yapılabilir. Buna karşılık Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı 10.4.2009 gün ve 1197 sayılı özelgesinde, Medeni Kanun’a göre karı-koca arasında aile birliği esasının geçerli olması sebebiyle, sözünü ettiğimiz şekilde bir koşul aramaksızın, çocuk harcaması için eş adına alınmış faturaya konu harcamanın, mükellef tarafından indirim konusu yapılabileceğini belirtmiştir.
Bu madde kapsamında söz konusu harcamalar için yapılacak indirim miktarı ise beyan edilen gelirin yüzde 10’u ile sınırlandırılmıştır.

22.03.2010 | Referans Gazetesi