ÖZELGE VERGI ASLINI DA KALDIRIR (Yine Hakli Çiktik)

18.10.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1157 görüntülenme YAZDIR

ÖZELGE VERGI ASLINI DA KALDIRIR (Yine Hakli Çiktik)
18 Ekim 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Özelge, bir baska deyisle Vergi Usul Kanununun 413. maddesi uyarinca idare tarafindan verilen yazili izahat yanlis olabilir mi? Olabilir. Zaten uygulamada da vergi dairesi baskanliklarinin verdigi pek çok özelge daha sonra Gelir Idaresi Baskanligi tarafindan düzeltilmekte ve verilmis özelgeye uygun davranan mükelleften bu defa düzeltilmis özelgeye uygun davranilmasi beklenilmektedir. Veya inceleme elemanlari özelgeye itibar etmemektedir.

Bu noktada özelgenin önemi, sadece “verilen yazili izahata uygun davranan mükellefe, bu izahatin yanlis olmasi halinde ceza kesilmemesinde” kendini göstermektedir (Vergi Usul Kanunu md. 369). Bu  düzenlemede 6009 sayili Kanunla yapilan degisikligin yürürlügü (1.8.2010) sonrasinda ise, söz konusu durumdaki mükelleflerden cezanin yani sira gecikme faizi de istenemez.

Geçmiste bir yazimda, “verilmis özelgeye uygun davranan mükelleften, düzeltilmis özelgeye göre veya özelgenin inceleme elemanlarinca kabul görmedigi hallerde vergi aslinin istenmesi, adil midir, hakkaniyete uygun mudur” sorusunu ortaya atmistim  ( 12.11.2009 tarihli Referans Gazetesinde yayimlanan “YANLIS MUKTEZA VE VERGI ASLI”baslikli yazim).

Anilan yazimda demistim ki;

“Özellikle karsi tarafa yansitilan (sözlesme ile diger tarafa aktarilan veya aktarilmasi gereken) vergilerde, verilmis özelge uyarinca hesaplanmayarak yansitilmamis verginin, özelgeye uygun davranan mükelleften aranilmasinin gerekip gerekmedigi tartismaya deger bir konudur.

Özellikle KDV’de teslim veya hizmetin vergiden istisna oldugu yolunda verilmis özelgeye uygun olarak satislarinda KDV hesaplamayan bir mükelleften, daha sonra düzeltilmis özelge ile KDV hesaplayarak beyan etmesinin istenmesi halinde, mükellef zarara sokulmus olmaktadir. Çünkü baslangiçta bedel olarak gösterilmeyen, özel hukuk açisindan fiyatin sadece  bir unsuru olan KDV’nin daha sonra sözlesmenin karsi tarafina yansitilmasi veya rücu davasina konu edilmesi –Yargitay anlayisinda- mümkün degildir. Iste bu gibi durumlarda mükelleften vergi aslinin istenilmesi, yanlis özelge veren idarenin bu konudaki hizmet kusurunun mükellefe adeta bir ceza gibi yansitilmasi sonucunu dogurmaktadir. Mükellef, özelge istemeseydi veya özelge dogru olsaydi, kendisinin katlanmayacagi, müsterisinden tahsil ederek hazineye ödeyecegi bir vergiyi ödemek, “özelge talep etmis olmanin bedeli gibi” ödemek durumunda kalmaktadir.

Nitekim hurda plastikten imal edilen plastik granül teslimlerinin de hurda teslimi olarak kabul edilmesi gerektigi ve dolayisiyla bu teslimlerde KDV hesaplanmasi gerekmedigi seklindeki özelge uyarinca satislarini KDV’siz yapan bir mükellefe daha sonra gönderilen bir baska özelge ile bu teslimler üzerinden KDV hesaplayarak beyan etmesi istenilmistir. Düzeltilmis özelgeye uymayan mükellef aleyhine de vergi tarhiyati yapilmistir. Burada ilk özelgeye uygun davranan mükellef, bu KDV’leri yansitma olanagi kalmadigindan vergi ve faizi kendi cebinden ödemekle cezalandirilmis durumda kalmistir.

Düzeltilmis muktezaya uymayan mükellef aleyhine yapilan cezasiz vergi asli tarhiyati aleyhine açilan davada Izmirdeki Vergi Mahkemesi vergi tarhiyatini, “idare görüsü dogrultusunda hareket eden sirketin bu asamadan sonra emtiayi satin alan kisilere KDV’yi yansitmasinin mümkün olamayacagi, davacidan tahsili halinde de malvarliginda haksiz yere eksilmeye neden olunacagi” gerekçesi ile kaldirmistir. Ancak bizce hakkaniyetle bagdasan bu karar, Danistay 9. Dairesinin E.2007/2911 K.2009/33 sayi ve 20.1.2009 günlü karari ile ve “bu gerekçenin kabulü halinde KDV uygulamasinin saticinin keyfine birakilmis olacagi ve bu KDV’nin artik hiçbir zaman alinamayacagi “gerekçesi ile bozulmustur. Hangi karar dogrudur? Tartismalidir. “

Bu yazimizdan sonra, bizim de savundugumuz sekilde, Danistay Dairesi karar düzeltme asamasinda görüsünü degistirmis ve vergi tarhiyatini kaldiran Izmir Vergi Mahkemesinin 15.2.2007 günlü kararini onamistir. Danistay 9. Dairesinin E.2009/5034 K.2010/624 sayi ve 9.2.2010 sayili Karar Düzeltme kararinin gerekçesi, “katma deger vergisinin özü itibariyle yansitilarak nihai tüketicide kalmasi gereken bir vergi oldugu, özelgenin degistirilmesi sonucu artik nihai tüketiciye yansitilamayacak olan verginin davacinin malvarligindan haksiz yere eksilmeye yol açacak olmasi” seklinde olusmustur.

Bu yargilama sürecinde olusan ve sonuna kadar katildigim bu karara ben, adaletin tecellisi ve hukukun vergilendirmede hukukun hakimiyetinin tesisinin bir adimi olarak bakiyorum.