BASIT USÛLDE BEYANNAME ZAMANI

21.02.2017 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 967 görüntülenme YAZDIR

BASIT USÛLDE BEYANNAME ZAMANI

Dünya Gazetesi / 21.2.2017

Gelir Vergisi Kanunumuzda ticari kazancin kavranma ve vergilendirme yöntemlerinden biri de “basit usûl”dür. 4369 sayili Kanunla götürü usûlün yerini alan ve gerçekten adi gibi basit bir vergilendirme usûlü öngören bu usûl, günümüzde kayit disi ekonominin artisinda rol oynadigi gerekçesi ile agir elestirilere ugramaktadir.

Basit usûlden yararlanacaklarin belirlenmesi açisindan Gelir Vergisi Kanunu hem genel hem de özel kosullar belirlemistir. Mükelleflerin u usûlden yararlanabilmeleri için her iki gruptaki kosullari da tasimasi gerekmektedir.  Genel kosular Kanunun 47. maddesinde belirtilmistir. Bunlar kisaca; kendi isinde bilfiil çalismak, is yeri kirasinin / emsal kira bedelinin belli tutarlari asmamasi ve baskaca bir ticari / zirai veya mesleki faaliyet dolayisiyla gerçek usûlde mükellefiyetin bulunmamasi seklinde sayilabilir. Özel kosullar ise Kanunun 48. maddesinde faaliyet alanlarina alim-satim veya hasilat tutarlari için çizilmis sinirlardan olusmaktadir.

Kanunun 51. Maddesinde ise basit usûlden yararlanamayacak olanlar sayilmistir. Bunlari kisaca; kollektif sirket ortaklari ile komandit sirketlerin komandite ortaklari, ikrazat isleriyle ugrasanlar, sarraflar ile kiymetli maden ve mücevherat alim satimi ile ugrasanlar, insaat ve onarma isini taahhüt edenler, sigorta prodüktörleri, ilan ve reklam isleriyle ugrasanlar, gayrimenkul ve gemi alim satimi ile ugrasanlar, tavassut isi yapanlar, naden isletmeleri, tas ve kireç ocaklari, kum ve çakil istihsal yerleri, tugla ve kiremit harmanlari isletenler, sehirlerarasi yük ve yolcu tasimaciligi yapanlar ile treyler, çekici ve benzerlerinin sahip veya isleticileri seklinde sayabiliriz.

Basit usûlde vergilendirilenlerin kazanci, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasilat ile giderler ve satilan mallarin alis bedelleri arasindaki olumlu farktir. Bu fark yapilan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usûl Kanunu hükümlerine göre alinmasi ve verilmesi mecburi olan alis ve giderler ile hasilatlara iliskin belgelerde yazili tutarlara göre hesaplanir. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhina esas alinir.

          Basit usûlde vergilendirilen mükellefler, faaliyetlerine iliskin mal alis ve giderleri ile hasilatlarini gösteren belgeleri ayri ayri dosyalarda saklamak zorundadirlar. Bu belgelerin kayitlari, mükelleflerin bagli bulunduklari meslek odalarinin olusturduklari bürolarda tutulur ve bu mükellefler ayrica defter tutmazlar. Bu usûlde vergilendirilenler, Vergi Usûl Kanununun bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diger ödevler ve ceza hükümleri ile vergi kanunlarinda ikinci sinif tüccarlara iliskin olarak yer alan hükümlere tabidirler. Dolayisiyla bu usûlde vergilendirilenler, defter tutmazlar, kednilerine yapilan ödemelere vergi kesintisi (stopaj) uygulanmaz, geçici vergi ödemezler, teslim ve hizmetleri KDV’ye tâbi degildir.

Basit usûle tabi ticaret erbabindan, sahte veya muhteviyati itibariyle yaniltici belge düzenledigi veya kullandigi tespit edilenler, bu hususun kendilerine teblig edildigi tarihi takip eden aybasindan itibaren ikinci sinif tüccarlara iliskin hükümlere tabi olurlar.

Basit usûle tabi olmanin genel veya özel kosullarindan her hangi birini takvim yili içinde kaybedenler, ertesi takvim yili basindan itibaren gerçek usûlde vergilendirilirler. Basit usûlde vergilendirilenler beya yeni ise baslayanlar, bu usûlden feragat edebilir ve gerçek usûlde vergilendirilmeyi tercih edebilirler.

Gelir Vergisi Kanununda basit usûldekilerle ilgili bir indirim ve bir istisna düzenlemesi söz konusudur. Bunlardan birincisi, Kanunun 89. maddesinin 1. fikrasinin 15. bendinde yer alan 8.000 liralik indirimdir. Ikincisi ise kanunun mükerrer 20. maddesinde yer alan ve 75.000 Lira tutarli istisnadir. Ancak her ikisinden birden yararlanmak mümkün degildir. Burada kosullari tasiyip tasimama durumuna göre tercihi mükellefin kendisi yapacaktir.

Basit usûlde vergilendirilenlerin yillik beyannamelerini, beyana tabi gelirlerinin sadece basit usûle tâbi kazançtan olusmasi kosulu ile bu ay içerisinde, 27 Subat aksamina kadar vermeleri gerekmektedir. Ancak söz konusu mükelleflerin baskaca beyana tabi gelirlerinin bulunmasi halinde beyannamelerini, örnegin ayrica beyani gereken kira gelirinin bulunmasi halinde, beyannamenin mart ayinda (27. gün aksamina kadar) verilmesi gerekmekterdir.  Subat ayinda beyanname verenler, beyannamede çikacak ödenecek vergiyi subat ve haziran aylari içerisinde iki taksitte ödemek zorundadirlar.