ÜCRETLİLERİN VERGİLENDİRİLMESİNDE SON DURUM

12.08.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 880 görüntülenme YAZDIR

ÜCRETLİLERİN VERGİLENDİRİLMESİNDE SON DURUM
12 Ağustos 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

5479 sayılı yasanın 1. maddesiyle Gelir Vergisi Yasası’nın 103’üncü maddesinde yer alan Gelir Vergisi tarifesi değiştirilerek ücretlilerde yüzde 15-20-25-30-35, diğer Gelir Vergisi yükümlülerinde yüzde 20-25-30-35-40 olarak uygulanan ikili tarife, dört oranlı tek tarife haline getirilmiş, Gelir Vergisi’ne tabi tüm gelirlerin, yüzde 15-20-27-35 arasında değişen oranlara göre vergilendirileceği öngörülmüş, diğer gelir unsurlarıyla birlikte ücret gelirleri de dilim oranları ve tutarları değişen yeni tarifeye tabi tutulmuştu. Söz konusu yasa ile getirilen yeni tarifede Gelir Vergisi’ne tabi gelirlerden, 40.000 liradan fazlasının yüzde 35 oranında vergilendirileceği belirtilmişti.

8 Ocak 2009 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan E. 2006/95 K. 2009/144 sayı ve 15.10.2009 tarihli kararı ile Anayasa Mahkemesi, 5479 sayılı kanunun 1. maddesiyle değiştirilen Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yer alan 40.000 TL’den fazlasının 40.000 TL’si için 9190 YTL, ifadesinden sonra gelen “… fazlası yüzde 35 oranında …” ibaresinin, “ücret gelirleri” yönünden anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. 
Yüksek Mahkeme bu kararının 6 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmışsa da bu süre içerisinde yasa koyucu tarifeyi yeniden düzenlemedi. Ücretliler yönünden tarife ancak 1 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6009 sayılı kanunla düzenlenebildi. Ücret gelirlerinin uygulanmasında geçerli olacak olan yeni tarife şu şekilde: 
“8.800 TL’ye kadar yüzde 15 
22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası yüzde 20 
76.200 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL, fazlası yüzde 27 
76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si için 18,594 TL, fazlası yüzde 35 
Oranında vergilendirilir.” 
Ücret ödemelerinde vergi kesintilerine uygulanacak tarifenin, aynı zamanda yıllık Gelir Vergisi tarifesi olması sebebiyle, ücretliler açısından geçerli bu yeni tarifenin de 1 Ocak’tan geçerli olarak yürürlüğe konulması öngörüldü. Dolayısıyla bu güne kadar ücretlilerden yapılan vergi kesintileri açısından olumlu veya olumsuz bir fark oluşacaktır. 
Fiilen kesilmiş vergilerin yeni tarifeye göre hesaplanan vergiden eksik olması halinde bu fark, işverenler tarafından kanunun yayımından (1 Ağustos) sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilecek ve kesintinin yapıldığı döneme ait muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödenecektir. 
Buna karşılık önceden kesilmiş vergilerin yeni tarifeye göre fazla olması halinde, yapılacak kesintilerden mahsup suretiyle ücretlilere iade edilecektir. 
Bu uygulama ile ilgili usul Maliye Bakanlığı’nca, 274 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenerek açıklanmış olduğundan, fazlaca ayrıntıya girmeye gerek yok. 
Yasa ile getirilen bu yeni tarife, yıllık brüt ücreti 50.000 lirayı aşmayanlar için bir anlam ifade etmezken 50.000 lira ile 76.200 Lira arasında olanlar için olumlu ancak 76.200 lirayı aşanlar için olumsuzdur. 
Bu yeni tarifenin ve 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere yürürlüğe konulması, bazı hukuka ve anayasaya aykırılıklar da içermektedir. Örneğin yeni tarifede belirlenmiş olan 76.200 lirayı aşan ücretlilerin ücretleri, 8 Temmuz ile 1 Ağustos arasında yüzde 27 oranında vergilendirilmesi gerekirken yüzde 35 oranında vergiye tabi tutulmaktadır. 
Öte yandan yeni tarifenin, özellikle brüt ücretleri 76.200 lirayı aşanlar açısından, Anayasa Mahkemesi kararını tam karşılamadığı, bu sebeple muhtemelen yeniden Anayasa Mahkemesi’ne taşınacağı görülmektedir. 
Bu yeni tarifenin getirilme amacı, özellikle ücretliler tarafından 2010 yılında açılmış davaları etkisiz bırakmak gibi gözükmektedir. Ancak mahkemelerden ne yönde karar çıkacağını şimdiden kestirmek pek mümkün değildir. Ancak yeni tarifenin 2009 yılına ilişkin açılmış davaları etkilemesi pek mümkün görülmemektedir.