VERGİ BARIŞI VE KAPSAMI

26.07.2016 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 743 görüntülenme YAZDIR

Vergi barışı ve kapsamı

Dr. Bumin DOĞRUSÖZ

Dünya Gazetesi / 26.07.2016 01:00

Nihayet Vergi Barışı’nı öngören Kanun Tasarısı hazırlandı ve Meclis’e sunuldu. Ancak bu günkü koşullar içerisinde Tasarıyı Bakanlar Kurulu’ndan öncelikle geçirmek zaman alacağı için milletvekilleri Süreyya Sadi Bilgiç ve Mustafa Elitaş’ın kanun teklifi olarak, “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi” adı altında Meclis’e sunuldu. Görünüşe göre ağustos ayı içerisinde de yasalaşacak. 

Yazıma “nihayet” diye başlamamın nedeni, “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi” içerisinde yer alan “varlık barışı” düzenlemesinden sonra yazdığım, “Varlık Barışından Önce Vergi Barışı Gerekli” başlıklı yazımda mevcut (30.6.2016 tarihli DÜNYA Gazetesi). Yazımda da vurguladığım gibi öncelikli ihtiyaç varlık barışı değil, vergi barışı idi. Zaten bir önceki yazımda da Teklifte yer alan varlık barışını eleştirmiş (28.6.2016 DÜNYA Gazetesi) ve hatalı/eksik yönlerine değinmiştim. Sonuçta varlık barışı, şimdilerde kanunlaşmış bulunan belirttiğim teklifin kapsamında çıkartıldı ve vergi barışı tasarısı düzenlenerek varlık barışı oraya dahil edildi. 

Yeni vergi barışının içerisinde neler var? Kısaca bakalım. 

- Vergi Usul Kanunu’na tabi bütün vergiler ile vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezalarından 30.6.2016 tarihi itibariyle kesinleşmiş olanlarla bu tarih itibariyle ihtilaflı halde bulunanlar,

- Emlâk Vergisi (ve bu vergi ile birlikte tahsil edilen taşınmaz varlıklarını koruma katkı payı) ve motorlu taşıt vergileri (Bu vergilerde 2. Taksitler hariç),

- 2016 Haziran dönemi dahil, damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı borçları

- Gümrük vergilerini ve Gümrük Kanunu’na göre kesilmiş cezalar, 

- Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim borçları,

- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca doğmuş prim borçları, Sosyal Güvelik Destek Primi Borçları, Topluluk Sigortası Borçları, asgari İşçilik Hesaplamasından kaynaklanan borçları

- Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilmiş idari para cezaları 

“Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi” kapsamında yeniden yapılandırmaya tabi tutulacak. 

Ayrıca söz konusu teklifin yasalaşma tarihinden önce başlamış, ancak söz konusu tarih itibariyle devam etmekte olan vergi incelemesi sonucu tarh edilebilecek vergi ve cezalar için de kanundan yararlanmak mümkün olabilecektir.

Kanun teklifinde ayrıca, 30 Haziran tarihli yazımda da artık gelmesi gerekli dediğim, “matrah artırımı” müessesesi de yeniden ihdas edilmekte. Gelir ve kurumlar vergileri ile katma değer vergisi için mükellefler matrah artırımlarında bulunarak 2011-2015 yılları hesaplarını inceleme dışı tutabilecekler. Ayrıca matrah artırımının, sahte belge kullanma fiili için de geçerli olması Teklifte benimsenmiş. Bu şekilde belki pek çok haksızlığı, peşinen –ancak bedel ödeyerek- önleme olanağı da mükelleflere sunuluyor. 

Teklifle ayrıca işletmede bulunduğu halde kayıtlarda olmayan veya kayıtlarda olmasına rağmen işletmede bulunmayan mallarla ilgili kayıtların düzeltilmesi olanağı da sağlanıyor. Ayrıca kasa hesaplarındaki tutarsızlıklarla, ortaklardan alacak hesaplarının giderilmesi olanağı da teklifte mevcut. Yapılandırılan borçların yine 2’şer aylık vadelerle 18 taksitte, yani 36 ayda ödenmesi olanağının sunulduğu teklifte, daha önceki kanunlara göre yapılandırılmış borçların kalan taksit borçlarını da yeniden yapılandırma yolu açılıyor. 

Bir genel değerlendirme yapacak olursak, şimdilik şu dört hususa işaret edebilirim.

1) Teklif, dürüst mükellefler, borçlarını vadesinde ödemiş mükellefler, kayıtlarında hiçbir usulsüzlük olmayan ve incelenmekten korkmayan mükellefler açısından, bir haksızlıktır.

2) Borçlu mükellefler, kayıtlarına güvenemeyen mükellefler için bir nimettir.

3) Kanun sonrası yargının iş yükü hafifleyecektir. 4. Kanun, eski vergi barışlarının aynısı gibidir. 

Önceki aflar zamanında da yazmıştım. Vergi ve sosyal güvenlik mevzuatının gri alanları giderilmedikçe, vergi mevzuatı gözden geçirilmedikçe, mevzuatların haksız ve ağır ceza sistemleri yeniden kurulmadıkça, bu af kanununa kimse “son” demesin. Öncekilerde de yazdığım gibi, sistem aynı kaldıkça, ben bu yazıyı her dört – beş senede bir yazarım. 

Bu yazımda teklifi kısaca aktardım. Konulara göre ayrıntılar ise gelecek yazılarımda.