Aramali incelemenin incelikleri

24.12.2009 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1542 görüntülenme YAZDIR

Aramali incelemenin incelikleri
24 Aralik 2009, A.Bumin DOGRUSÖZ

Vergi idaresinin mükellefler veya vergi sorumlularinca ödenmesi gereken verginin dogrulugunu arastirmakta, tespitte ve saglamakta en önemli araci, vergi incelemesidir. Vergi incelemelerinin Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen olagan yollarla yapilmasi, bazen incelemenin yukarida bahsettigimiz amaçlarinin gerçeklesmesine yetmeyebilmektedir. Bu gibi durumlarda ise gerekli delillere ve matrah takdiri için gereken donelere ulasmakta basvurulan yol, aramali inceleme yoludur. 
Ancak arama müessesesi, sadece vergi hukuku ile ilgili bir konu olmayip, ayni zamanda anayasa ile güvenceye baglanmis birçok hak ve özgürlük ile de yakindan ilgili ve onlarin özüne dokunan bir müessesedir. Bu hak ve özgürlüklerin basinda ise kisi dokunulmazligi, maddi ve manevi varligi koruma hakki, konut dokunulmazligi, özel hayatin gizliligi ve dokunulmazligi gelmektedir. Zaten bu yüzden Vergi Usul Kanunu aramali incelemenin inceleme kismina agirlik vererek düzenleme getirmis, arama konusundaki ayrintilarin düzenlenmesini Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) birakmistir. Herhalde bu sebeple olsa gerek, arama müessesesi, ceza usul hukukçularinca yeterince incelenmesine karsilik vergi hukukçularinca fazla ayrintili olarak ele alinmamistir. Biraz da bu yüzden, inceleme elemanlarinca zaman zaman basvurulan arama müessesesini vergi hukuku gözü ile biraz irdeleyelim istedik. 
Incelemeli arama yoluna ancak mükellefin vergi kaçirdigina delalet eden emareler bulunursa basvurulabilir ve böyle bir durumda mükellef veya kaçakçilikla ilgili görülen diger sahislar nezdinde arama yapilabilir. Bu nedenle bu yola sadece, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde hürriyeti baglayici ceza ile yaptirimlanan fiillerin varligina delalet eden emarelerin bulunmasi halinde gidilebilir. Bu madde kapsamina girmeyen diger vergi ziyaina yol açan (idari para cezasi ile yaptirimlanan) filler için aramali inceleme yoluna gidilemez. 
Arama ancak inceleme elemanlarinca yapilabilir. Ancak bu aramanin yapilmasi, sulh ceza hâkiminin iznine baglidir. Ancak gecikmesinde sakinca bulunan hallerde cumhuriyet savcisindan da bu izin alinabilir. Her ne kadar CMK’da savciya ulasilamayan hallerde kolluk amirinin yazili izni ile de arama yapilabilecegi düzenlenmisse de bu yol aramali incelemelerde kullanilamaz. Sulh ceza hâkiminin ancak suç delillerinin elde edilebilecegi hususunda makul süphe varsa verebilecegi arama kararinda; arama nedenini olusturulan fiil, aranacak kisi ve yerlerin açik adresleri ile kararin geçerlilik süresinin yazili olmasi zorunludur. 
Arama kararinin verilmesinden sonra süphelinin üstü, esyasi, konutu, isyeri ve ona ait diger yerler aranabilir. Ancak avukatlarin bürolari ve konutlari, ancak arama kararinda belirtilen sebeple ilgili olarak ve savci denetiminde baro baskaninin veya vekilinin katilimi ile aranabilir ve vergi incelemesi gerekçesiyle yapilan bir aramada avukatin üstü aranamaz. Avukatla müvekkili arasindaki mesleki iliskiye ait seylere el konulamaz. 
Arama gece yapilamaz. Gece, günesin batisindan bir saat sonra baslar ve günesin dogumundan bir saat önce biter. Ancak gündüz baslamis aramaya gece devam edilebilir. 
Aranacak yerlerin sahibi veya esyanin zilyedi aramada hazir bulunabilir. Kendisi bulunmazsa temsilcisinin veya ayirt gücüne sahip hisimlarindan birinin yahut kendisiyle birlikte oturan veya komsusu konumunda olan birinin hazir bulundurulmasi zorunludur. Kisinin avukatinin aramada hazir bulunmasina engel olunamaz. 
Süpheli veya sanikla avukati (stajyeri ile yardimcisi dahil) veya mali müsaviri arasindaki mektup ve belgelere, bu kimseler nezdinde bulunduklari sürece el konulamaz. 
Arama neticesinde el konulan defter ve belgeler üzerindeki incelemenin üç ay içerisinde bitirilmesi zorunludur. Ancak incelemenin hakli sebeplerle bu süre içerisinde bitirilememesi halinde bu süre her defasinda üçer ay olmak üzere arama kararini veren sulh ceza mahkemesince uzatilabilir. Ancak bu uzatma kararinin bize göre ilgilisine de tebligi ve itiraz hakkinin taninmasi gerekir. 
Defter ve belgelerin muhafaza altina alinmis olmasi, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldirmaz. Mükellef beyannamesini düzenleyebilmek için gerekli bilgileri defter ve belgelerinden, ilgili memurun huzuruyla suret veya kayit olarak alabilir. Ancak defter ve belgelere el konuldugu tarihten vergi beyannamesinin verilecegi tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliginden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan baslar. 
Defter ve belgelerin incelenmesi sirasinda kanuna aykiri görülen olaylar ve hesap durumlari, mükelleflerin itirazlarini veya ihtirazi kayitlarini yazma hakkina sahip oldugu bir tutanakla tespit olunur. Mükellef bu tutanaklari imzadan çekindigi takdirde, söz konusu olaylari ve hesap durumlarini ihtiva eden defter veya belgeler arama konusu ile ilgili vergi ve cezalar kesinlesinceye kadar kendisine geri verilmez. Ancak ilgililer bu tutanaklari her zaman imzalayarak suç delili olusturmayan defter ve belgelerini geri alabilirler. 
Vergi Usul Kanunu arama ve el koymayi defter ve belgeye baglayarak düzenlemistir. Ancak pek çok mükellefin kayitlarini bilgisayar ortaminda izledikleri, her zaman düzenli olarak deftere bastirmadiklari da bilinen bir gerçektir. Ayrica bazen defterlerde bulunmayan bilgi ve kayitlara bilgisayarlarda rastlanabilmektedir. Bilgisayarlara, programlarina ve kayitlarina el konulmasi ise özel usullere tabi tutulmustur. Bu konuyu ise kösemizin sinirlari dolayisiyla bir baska yazimiza birakiyoruz.

24.12.2009 | Referans Gazetesi