SİGARA YASAĞINA ANAYASAL DENETİM

24.06.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 860 görüntülenme YAZDIR

SİGARA YASAĞINA ANAYASAL DENETİM
24 Haziran 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Önce baştan söyleyeyim. Ben sigara yasağı konusunda tarafsız değilim, tarafım. Çünkü sigara içiyorum. Bunu da öğünerek söylemiyor veya yazmıyorum.  Çünkü zararlarını, vücutta yol açtığı hasarları, hepsini biliyorum. Ama içiyorum.  Her halde bir gün bırakacağım, umarım o beni bırakmadan ben onu bırakırım. Ancak şimdilik bu konuda okurlara vaadde bulunmaya gerek yok.

Ancak mevcut haliyle sigara yasağı, hem sigara içenlere hem de sigara içilme isteğinin yoğunlaştığı kafe, bar, restoran gibi yerleri işletenlere hem büyük eziyet, hem zarar. Devletin kaprisi gibi. Hele bazı yerlerde öyle yasaklar var ki, akıl alır gibi değil. Örneğin stadyumda açık havada sigara içme yasağı gibi.  Aklımın almadığı bir yer de araba vapurlarının her tarafı açık güverteleri. Güvertede içemiyorsunuz ama, arabanızda oturup içebiliyor ve camı açıp dumanı dışarı üfleyebiliyorsunuz.

Bize örnek gösterilen pek çok Avrupa ülkesini de dolaştım. Ve yine pek çoğunda, sigara içenlere özel yerler yapılmış.  Viyana Havaalanıda sigara içilebilen kafeterya bulduğumuzda, turdakilerle birlikte nasıl şaşırdığımızı ve nasıl sevindiğimizi hala hatırlıyorum.

Tabii ki toplumda sigara içmeyenlerin hakları, sağlıkları korunacak, ancak içmeyenlerin hakları için içenlerin hakları feda edilebilir mi? Neticede içmemek de içmek de bireysel bir özgürlüktür. Eğer Devlet(ler) ülkesinde yaşayanların sağlığını, bazı kişilerin özgürlük ve tercihlerini hiçe sayacak derecede düşünüyorlarsa, o zaman sigara yasaklanır. Nasıl afyon, esrar yasaksa sigara da yasaklanır.

Buna karşılık bir yandan yasaklarla içenlere eziyet edilirken, sigara fabrikalarının özelleştirilmesinden, sigara üzerinden alınan vergilerden önemli gelir hesapları yapmak da bir çelişki değil midir?

Nitekim Almanya’da Federal Mahkeme, sigara içenlerin haklarını da gözetmeksizin getirilen sigara yasağı düzenlemelerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

Hep düşünmüşümdür, bizde niye böyle bir dava açılmaz, kimse hukuki yollara gitmez, haklarını savunmaz diye.

Nihayet İzmir Kahveciler Odası bir dava açtı ve Danıştay 10. Dairesi yasak düzenlemesini hemen Anayasa Mahkemesi denetimine gönderdi. Ancak yasak lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmeler için söz konusu olmakla birlikte Danıştay davacının sıfatını dikkate alarak sadece “kahvehaneler” ibaresinin iptali için Yüksek Mahkemeye başvurdu. Hiç şüphesiz diğer türdeki işletmeler ve birlikleri de, kahvehaneler odasının izinden gidebilir.  Şimdi gözler Anayasa Mahkemesinde.

Bu konudaki haber ise geçtiğimiz pazartesi günkü Hürriyet gazetesinde şöyle yayınlandı. Aynen aktarıyorum.

“İzmir Kahveciler Odası, kahvehanelerde sigara içilmemesini öngören 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrol Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin Başbakanlık Genelgesinin 1’inci maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açmıştı. Kahveciler Odası, davaya yasal dayanak olarak, kanundaki ‘özel girişim özgürlüğü ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği, eşitlik, ölçülülük ve gereklilik ilkesine aykırı olduğu’ maddesini göstermişti.

Danıştay 10’uncu Dairesi, ‘Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde’ şeklindeki, tütün ürünleri tüketiminde mutlak yasak getiren kuralda yer alan ‘kahvehane’ ibaresini, Anayasa’ya aykırı buldu. Daire, söz konusu bentteki ‘kahvehane’ ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına oy birliğiyle karar verdi. Kararda, “Yasak ve sınırlandırmaların, ticari işletmelerin varlıklarını sürdürebilmelerini ölçüsüz bir şekilde zorlaştırmaması, işleticilerin çalışma özgürlüklerini kullanmalarını ağır bir takım şartlara bağlamaması gerekir” denildi.”

Hep vergi yazacak değiliz ya, bir kere de sigara tiryakilerini sevindirelim istedik. 
Referans Gazetesi 24/6/2010