ISKONTOLAR VE KDV

22.04.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 821 görüntülenme YAZDIR

ISKONTOLAR VE KDV
22 Nisan 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Günümüzün yoğun rekabet koşullarında pek çok firma ürünlerini çeşitli iskontolarla satmaktadır. Bu iskontolar satışın türüne, müşteriye veya satış miktarına değişik türlerde veya oranlarda olabilmektedir. Iskonto özünde satıcı için hasılatı azaltan, alıcı içinse maliyeti düşüren bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Satışın KDV’ye tabi olması halinde, iskontoların KDV karşısındaki durumu çok zaman duraksamalara yol açmaktadır.

Katma Değer Vergisinin matrahı, 3065 sayılı Kanunun 20. maddesinde belirlenmiştir. Bu maddeye göre; teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir. Bedel deyimi ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade etmektedir.

Öte yandan matrahın belirlenmesinde dikkate alınmayacak unsurlar ise 25. maddede düzenlenmiş ve bu maddede teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticarî teamüllere uygun miktardaki iskontoların matrahın belirlenmesinde dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır. ,

Katma Değer Vergisi Kanununun 25. maddesine göre, ıskonto yapılan hallerde ıskonto tutarı matrahın hesabında nazara alınmayacak, 20. maddeye göre hesaplanan matrahtan ıskonto tutarı düşülecektir. Bir başka deyişle matrah, bedelden ıskontonun düşülmesinden sonra kalan tutar olacaktır.

Madde ıskontoların matrahın tespitinde nazara alınmamasını, “ticari teamüllere uygun oranda” olması koşuluna bağlamıştır. Madde gerekçesinde ise ayrıca ıskontonun işlem anında yapılması ve ıskontonun faturada gösterilmesi koşullarının aranacağı belirtilmiştir.

Bu düzenlemelere göre KDV matrahının tespitinde nazara alınmayacak ıskontolar, teslim veya hizmet için düzenlenen faturada gösterilen, ticari teamüllerle uyumlu ve bedelden indirim şeklindeki ıskontolar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Burada sorun, ticari teamülün belirlenmesinde karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda bizim anlayışımız, satışa konu mal veya hizmet piyasasında aynı veya benzer mal ve hizmetler için genel kabul gören oranlarlar çerçevesinde olan ve mal veya hizmetin bedeline göre makul oranlarda olan ıskontolar, ticari teamüle uygun ıskontolardır.

Iskontoların mal bedelinden indirim şeklinde değil, mal olarak verilmesi suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, ıskonto olarak verilen mallar faturada gösterilse dahi, kdv matrahından düşülemez. Ancak aynî ıskontoların bedelsiz mal olarak verilmesi yerine bedelden indirim şeklinde uygulanması halinde, ticari teamüllere uygun olması ve faturada ayrıca gösterilmesi koşulu ile KDV matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkündür.  Örneğin 10 gömlek alan bir kişiye ıskonto olarak bir gömleğin bedelinin toplam bedelden düşülmesi halinde, KDV matrahının tespitinde, düşülen tutar matrahtan da indirilecektir. Buna karşılık 10 gömlek alana bir gömleğinde bedelsiz verilmesi halinde, KDV matrahı 11 gömleğin bedeli olacaktır.

Teslim veya hizmetin verilmesi sırasında yapılan ıskontoların dışında, bir de yıl sonlarında başarı primi, ciro primi, satış primi, yıl sonu ıskontosu, yıllık ıskonto gibi çeşitli adlarla, özellikle bayi durumunda olanlara yapılan ıskontolar söz konusudur ve bu ıskontolar bayiler tarafından faturaya bağlanır.

Maliye Bakanlığı önceleri bu tür ıskontoların KDV’ye tabi olmadığı görüşünde iken 26 sayılı KDV Genel Tebliği ile görüş değiştirmiş, burada ana firmaya verilen bir hizmetin var olduğu anlayışı ile bu tür ıskonto tutarları üzerinden de KDV hesaplanması gerektiğini açıklamıştır. Arada Kanun değişikliği yokken yapılan bu görüş değişikliği, doğal olarak hangi görüşün haklı olduğu tartışmasına yol açmıştır. Bu konudaki Yargı kararları ise bu tür ıskontoların KDV’ye tabi olmadığı yönünde gelişmiştir.

[Iskontoların KDV karşısındaki durumu hakkında geniş bilgi edinmek isteyenler; Prof. Dr. Şükrü KIZILOT’un “Açıklamalı ve İçtihatlı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Uygulaması” (4. Bası, Yaklaşım yayıncılık, Ankara 2010) adlı eserinden yararlanabilirler]

Referans Gazetesi 22/4/2010