Anayasadan vergisel beklentiler

07.01.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 815 görüntülenme YAZDIR

Anayasadan vergisel beklentiler
7 Ocak 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

Anayasamızın pek çok hükmü vergi hukuku ile ilgilidir. Örneğin anayasanın temel hak ve özgürlüklere ilişkin hükümleri vergilendirme yetkisinin sınırları bakımından, Anayasa Mahkemesi’ne ilişkin hükümleri vergi kanunlarının anayasallık denetimi bakımından, idarenin yargı denetimine ilişkin hükümleri vergilendirme işlemlerinde hukuka uygunluğun sağlanması bakımından, kanunların yapılışına ilişkin hükümleri vergi kanunlarının yapılışları bakımından, bütçe ile ilgili hükümleri yürütme organına verginin tahsil yetkisinin verilmesi bakımından vergi hukuku ile ilgilidir.
Ancak anayasa maddelerinden ikisi, 73 ve 167/2 maddeleri, doğrudan vergi hukukunu hedef almakta ve vergi hukukunun temel ilkelerini belirlemektedir. Bu maddelerden 167/2. madde dış ticaret üzerine getirilecek mali yükümlülüklere ilişkin olup, vergilendirme ilkeleri bakımından asıl önem taşıyan 73. maddedir. 
Anayasanın 73. maddesinin 1. fıkrasına göre “Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.”
Anayasa düzenlemeleri soyut kuralları, ilkeleri içerir. Bu soyut kuralların içerikleri, normlar hiyerarşisinde aşağı doğru indikçe somutlaşır ve ilkelerin içi doldurulmaya, kurallar yaşama aktarılmaya başlanır. Anayasa-kanun-KHK-tüzük-yönetmelik şeklinde düzenlemeleri yukarıdan aşağıya sıralayan ve alttaki normun üstündekilere aykırı olamayacağını ifade eden normlar hiyerarşisinde, üstte bulunan normlar ilkelere, daha altta bulunan normlar ise uygulamaya yakındır. Bu nedenle üstte yer alan normun yaratıcılığının çok uygulanırlığının az, altta bulunan normların ise uygulanırlığı çok, yaratıcılığının az olduğu söylenir. 
Bu nedenle vergi hukukunun anayasal ilkelerini yaşama geçiren asli küme vergi kanunlarıdır. 
Kanunlarda yer alan istisnalar ve muafiyetler, anayasanın herkesi vergi ödemekle yükümlü tutan buyruğuna aykırıdır. İstisna veya muafiyetin, anayasa ile bağdaşabilmesi, ancak bir anayasal dayanağa sahip olmasına bağlıdır. Örneğin, sakatlık indiriminin devlete sakatları koruma görevi yükleyen anayasa hükmüne dayanması gibi. Anayasal dayanağı olmayan istisna ve muafiyetler, herkesin vergi ödemesi buyruğu ile çelişir ve adaletsizlik yaratır. 
Herkesin mali gücüne göre vergi ödemesi ilkesi, sadece vergi kanunlarındaki düzenlemelerle ihlal edilmez. Bazen fiili olgular da bu ihlali yaratabilir. Örneğin, etkin bir denetimin olmayışı da verginin genelliğini ve eşitliğini zedeler. Denetimsizlik, vergi kanunlarına uymayanlar lehine, uyanlar aleyhine adaletsizlik yaratır, piyasalardaki rekabet düzenini bozar. Öte yandan anayasadaki “herkes (…) vergi öder” düzenlemesi, herkese ödeme, devlete de ödetme ve tahsil etme yükümlülüğü getirmektedir. Devletin denetimde zaaf göstermesi, vergiyi almaması veya alamaması da anayasayı ihlal sonucunu doğurur. Tahsilatın tahakkuka oranı, aynı zamanda bu anayasal buyruğu yerine getirme oranını da gösterir. Ancak bu durum bir fiili sonuç olduğundan, Anayasa Mahkemesi’nin veya yargı denetiminin müdahale alanı dışında kalır, bu nedenle söz konusu ihlalin yaptırımı, siyasidir. 
Vergileme ilkelerinin oluşumunda, anayasanın sadece doğrudan vergi ile ilgili hükümlerinin değil, tümünün nazara alınması gerekir. Anayasanın ceza hukukuna ilişkin suç ve cezaların yasallığı, suç ve cezaların önceden belli olması vb ilkeler, vergi ceza hukukunun temel ilkeleri olmak durumundadır. Hukuk devleti ilkesinin hukuki güvenlik ve hukuki istikrar ilkeleri aynı zamanda vergi hukukunun da ilkeleri olmak durumundadır. Özel girişim özgürlüğü ve sözleşme özgürlüğünün asıl olması, vergileme ilkeleri içerisinde, bu özgürlükleri kullanılamaz hale getirmeme şeklinde belirmelidir. 
Anayasal düzenlemeler-vergi ilişkisi çok boyutlu olarak düşünülmesi gereken ve içerisinde tartışılması gereken pek çok sorunu içeren bir konudur. 
Bahçeşehir Üniversitesi yarından itibaren “Anayasadan Mali ve Vergisel Beklentiler Sempozyumu”nda bu konuları masaya yatırıyor. Üniversitenin Mali Hukuk Öğretim Üyesi değerli dostum Prof. Dr. Gülsen GÜNEŞ’in çabalarıyla düzenlenen bu sempozyumda, anayasa hukukçuları, mali hukukçular ve kamu maliyecileri, bu konuları ayrıntılı olarak irdeleyecekler. Sempozyum yarın saat 13.30’da üniversitenin Beşiktaş yerleşkesinde başlıyor ve cumartesi de devam ediyor. 
Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal’ın da açılış konuşmacıları arasında olduğu bu toplantıda oturum konuları şöyle planlanmış. 
– Ekonomik, Mali ve Vergisel Tercihlerin Anayasadaki Yeri (Cuma 14.00-15.30), 
– Temel Hak Özgürlükler ile Normlar Hiyerarşisi Karşısında Vergi İdaresinin Eylem ve İşlemleri (Cuma 16.30-18.00), 
– Kamu Maliyesi Hukukunda Anayasal Beklentiler (Cumartesi 09.30-10.45), 
– Vergi Hukukunda Anayasal Beklentiler (Cumartesi 11.15-12.45), 
– Yerel Yönetimler ve Vergilendirmede Anayasal Beklentiler (Cumartesi 14.15-15.30), 
– Vergisel Düzenin ve Vergi Adaletinin Sağlanmasında Donanımlı Anayasa Dışında Gerekenler (Panel-Cumartesi 16.00-17.30) 
Akademisyenlerin dışında uygulamacılar açısından da pek çok yararlı sonucun ortaya çıkabileceği bu sempozyum, kamuya açık. Bu nedenle ben de ilgilenen bütün Referans okurlarına duyurayım dedim.

07.01.2010 | Referans Gazetesi