TAKDIR KOMISYONU KARARINA DAYALI TARHIYATLAR (2)

03.06.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1179 görüntülenme YAZDIR

TAKDIR KOMISYONU KARARINA DAYALI TARHIYATLAR (2)
3 Haziran 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Vergi Usul Kanunu’nun tarh zamanasimi süresini düzenleyen 114. maddesine göre veriyi doguran olayi izleyen yilbasindan itibaren bes yil içinde tarh ve teblig edilmeyen vergiler zamanasimina ugrar. Bu maddenin ikinci fikrasinda yer alan düzenlemeye göre “Su kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna basvurulmasi zamanasimini durdurur. Duran zamanasimi mezkûr komisyon kararinin vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren islemeye devam eder.”

Bu düzenleme, mükellef haklarini önemli ölçüde zedeleyen bir maddedir. Çünkü, ilk olarak takdir komisyonlarina matrah belirleme konusunda süre verilmemis, takdir komisyonlarinin hizmetin gereklerine göre örgütlenmesi ve iyi çalisma kosullari olusturulmamis, takdir komisyonlarinda bekleyen sürenin zamanasimina etkisi çerçevelenmemistir. Bunun neticesinde de takdir komisyonlarinda dosyalar, biraz da is yogunlugu sebebi ile yillarca bekler hale gelmistir. Bu kötü örgütlenmenin acisi ve bedeli de mükellefe yüklenmistir. Dosyalarin takdir komisyonunda yillarca bekledigi süre, mükellef aleyhine gecikme faizinin isledigi dönem olarak uygulanmis, bu uygulamayi düzeltecek yasal düzenlemeler yapilmamistir. Yani Hazine, idarenin kötü örgütlenmesi ve hizmetin geç çalismasindan nemalanir hale gelmistir.

Hukuk devleti anlayisi ile bagdastirilmasi mümkün olmayan bu düzenleme nihayet Diyarbakir Vergi Mahkemesi tarafindan Anayasa Mahkemesi’ne tasinmistir. Düzenlemeyi anayasal buyruklar açisindan inceleyen Yüksek Mahkeme, E. 2006/124 K. 2009/146 sayi ve 15.10.2009 günlü karari ile anayasaya aykirilik sebebi ile iptal karari vermistir.

Iptal kararinin gerekçesine göre “Itiraz konusu kuralda, vergi dairesince takdir komisyonuna basvuru yapildiktan sonra matrahin tespiti, buna iliskin kararin olusturulmasi ve kararin gönderilmesinde bir süre öngörülmemekte, çalisma süresi tamamen komisyonun takdirine kalmaktadir. Ancak, zamanasiminin durmasinin süreyle sinirlandirilmamasi, vergi mükellefleri yönünden uygulamada keyfilige, haksizliga, esitsizlige yol açacak sonuçlar dogurabilecek niteliktedir. Zamanasiminin durma süresinin belirsizligi, makul ve adil bir sürenin bulunmamasi, vergi dairesince matrah takdiri için basvurunun sirf zamanasimini durdurmak için keyfi olarak kullanilmasinda güvence saglamayacagi gibi yükümlüye vergi tahsilatinin geciktigi süre kadar gecikme zammi ve faizi uygulanacak olmasi da yükümlünün vergi yükünü artirarak haksiz sonuçlar dogmasina neden olabilir.”

Ancak Yüksek Mahkeme 8.1.2010 günlü Resmi Gazete’de yayimlanan bu kararinin hüküm fikrasinda “Kararin Resmi Gazete’de yayimlanmasindan baslayarak alti ay sonra yürürlüge girmesine” karar vermistir. Dolayisiyla bu iptal karari, 8 Temmuz 2010 tarihinde yürürlüge girecektir.

Buraya kadar ki satirlari birkaç yazimiz önce yayinlamistik. Simdi de bu yazimizdan sonraki gelismeleri, halen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunan Torba Kanun Tasarisi ile getirilen düzenlemeleri aktaralim.

VUK’un 114. maddesinin iptal edilen fikrasi Tasari ile yeniden düzenlenmekte ve takdir komisyonunda geçen sürenin zamanasimini durduracagi yine kabul edilmekle birlikte Yüksek Mahkemenin iptal gerekçesi dogrultusunda “duran sürenin bir yili geçemeyecegi” hükmü getirilmektedir.

Tasarinin bir baska maddesiyle de VUK’a eklenmesi öngörülen geçici 28. maddeyle, 1.1.2005 tarihinden önceki dönemlere iliskin olarak Torba Kanun Tasarisinin Kanunlasmasindan önce takdir komisyonuna sevk edilmis dosyalar için takdire dayali olarak tarh edilecek vergilerde zamanasimi süresinin sonu 31.12.2012 olarak belirlenmektedir.

Bu düzenlemelerin her ikisi de Anayasaya yine aykiridir. Ne diyordu Anayasa Mahkemesi gerekçesinde, zamanasiminin durmasi “yükümlüye vergi tahsilatinin geciktigi süre kadar gecikme zammi ve faizi uygulanacak olmasi da yükümlünün vergi yükünü artirarak haksiz sonuçlar dogmasina neden” olacaktir. Her seyden önce Anayasa Mahkemesinin bu pek hakli ve yerinde gerekçesi karsilanmamistir.

Öte yandan getirilmek istenen geçici madde ile, eski düzenlemenin Anayasa Mahkemesi Karari berteraf edilerek 31.12.2012 tarihine kadar varligini sürdürmesinin yolu açilmakta, 5 – 7 yildir takdir komisyonundaki dosyalar için, yine ve mükellefler aleyhine gecikme faizi de isleyecek sekilde tarhiyat yolu açilmaktadir.

Görülen odur ki, idarenin hizmetin hizli sekilde yürümesini saglayamamis olmasinin ceremesi yine mükellefe yüklenilmeye devam olunacaktir. Bunun önüne geçilmesinin tek yolu, zamanasimi süresinin takdir komisyonu kararinin beklenilmesi sebebiyle uzadigi hallerde gecikme faiznin islemeyecegine dair Kanuna madde eklenmesidir.

Asil yapilmasi gereken ise, takdir komisyonlarinin yapisini, alt yapisini ve çalisma usullerini yeniden düzenleyerek hizli çalismalarini saglamak ve komisyonda beklemenin zamanasimina etkisini ortadan kaldirmaktir.

Referans Gazetesi 3/6/2010