PERSONEL ARACININ KİRALANMASI

21.04.2016 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 980 görüntülenme YAZDIR

Personelin aracının kiralanması

 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ

Dünya Gazetesi / 21.4.2015

Günümüzde pek çok pazarlama firmasının kendi araçlarını kullandırma yerine, aracı olan personeli işle alma ve bu şekilde istihdam edilen personele ücreti dışında aracı dolayısıyla, aracın bakım ve onarım giderleri ile yıpranma payı karşılığı olarak bir kira bedeli ödeme yoluna gittiği görülmektedir. Bu bir işletme politikası tercihidir. Ben bu yazımda bu şekilde çalıştırılan personele, araç için kira karşılığı olarak yapılan ödemelerin vergisel boyutu üzerinde duracağım.

Önce, hukuken yukarıdaki şekilde bir modelin benimsenmesi mümkündür. Öte yandan bu yola giden işletmelerin söz konusu ödemeleri, ticari kazancın (veya kurumlarda kurum kazancının) elde edilmesi ve/veya idame ettirilebilmesi için yapıldığını kanıtlama yükü ile gider yazabileceği de açıktır. 

Bir giderin, kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; işin mahiyeti ve genişliği ile uygun olması, giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderlerin keyfi olmaması yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve Vergi Usul Kanununa göre tevsik edici belgelere dayandırılması gerektiği de unutulmamalıdır. 

Öte yandan Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde; motorlu nakil ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentilerinin sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı kanunun 94. maddesinde de vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar sayılmış olup, maddenin 5/a bendinde, 70. maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu düzenlemeler uyarınca personele aracı dolayısıyla yapılacak kira ödemeleri üzerinden, ödeme net olarak kararlaştırılmış ise brüt tutarı üzerinden, %20 oranında stopaj yapılması gerekmektedir. 

Bu noktada konunun bir de KDV mevzuatı açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların ticari, zirai veya mesleki faaliyetler kapsamında kiralanması, dolayısıyla araçların kiralanması işlemleri KDV’nin konusuna girmektedir (KDVK md.3/f). Bu düzenleme ile ticari, zirai veya mesleki maksatlı her tülü kiralama işlemi KDV kapsamına alınmıştır. Kanun, kiralama işlemlerinden sadece iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerini KDV’den istisna etmiştir (KDVK md. 17/4-d). 

Bu nedenle, işletmelerin personellerinden kiralamış oldukları taşıtlar için yaptıkları brüt ödemeler üzerinden ayrıca %18 oranında KDV hesaplamaları da gerekmektedir. Ancak personel–genellikle- KDV mükellefi olmadığından, söz konusu KDV’nin personele ödenmeksizin 2 no’lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla vergi dairesine beyan edilmesi ve ödenmesi gerekmektedir. İşletmenin bu KDV’yi aynı dönem 1 no’lu KDV beyannamesinden indirme hakkı da vardır. 

Personelin aracının kiralanması için genellikle yazılı kira sözleşmesi yapılmaktadır. Zaten ispat hukuku da sözleşmenin yazılı yapılmasını gerektirmektedir. Bu noktada ise damga vergisinin de devreye gireceği unutulmamalıdır.

Personele ödenecek kira bedelinin saptanmasında, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı eleştirisine uğramamak için, emsal bedele dikkat edilmesi de gerekmektedir. 

Personel tarafından elde edilen bu kira gelirinin personel tarafından yıllık beyanname ile beyan edilip edilmeyeceği sorusunun yanıtı ise, ancak GVK’nın 86. maddesi çerçevesinde verilebilir. Bu noktada, en basit olarak, personelin yıllık beyanname konusu başkaca bir geliri yoksa ve bu şekilde elde ettiği kira gelirinin brüt tutarının yıllık miktarının 2016 yılı için 30 bin lirayı aşmaması halinde yıllık beyanname verilmesine gerek olmadığı söylenebilir.