VERGI BORÇLARININ YAPILANDIRILMASINA ILISKIN SORULAR

08.09.2016 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1339 görüntülenme YAZDIR

Vergi borçlarinin yapilandirilmasina iliskin sorular

Dr. Bumin DOGRUSÖZ

 

Dünya Gazetesi / 8.8.2016

6736 sayili Bazi Alacaklarin Yeniden Yapilandirilmasina Iliskin Kanun ile hem kesinlesmis hem de ihtilafli kamu alacaklarinin ödenmesinde çok büyük kolayliklar getirilmistir. Müracaat sayisi da, idareden ögrendigim kadar ile hem de ilk günler için beklenenden fazladir. Umarim kanunun uygulama sonuçlari, hem mükellefler hem hazine açisindan beklenen yararlari saglar. Bu arada kanunun uygulanmasi ile pek çok soru gelmektedir. Bu nedenle bende bu yazimi, bir çok kisiyi ilgilendirebilecek konulari seçerek, gelen bu sorulari yanitlamaya ayirdim.

Gelen sorulardan bir bölümü, borçlu mükellefin disinda olup, borçtan sorumlu olanlarin da kanundan yararlanip yararlanamayacaklarina iliskindir. Bunlarin içerisinde müteselsilen sorumlu durumunda bulunan (hakkinda sorumluluk raporu yazilmis) 3568 sayili kanuna göre faaliyette bulunan meslek mensuplari ile limitet sirket ortaklari önemli bir yer tutmaktadir. Tüzel kisiler ya da tüzel kisiligi haiz olmayan tesekküller için kanun hükümlerinden yararlanma basvurularinin kural olarak bunlarin kanuni temsilcileri tarafindan, tasfiye halindekilerde tasfiye memurlari tarafindan, iflas durumunda iflas idaresi tarafindan yapilmasi gerekmektedir.

Kanunun kesinlesmis alacaklara iliskin yeniden yapilandirma düzenlemesinden, Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayili Kanun’da yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mükellefin yani sira sorumlu tutulan mirasçilar, kefiller, sirket ortaklari ve kanuni temsilciler gibi kamu borçlusu sayilan kisilerin de sorumlu olduklari tutar için kanundan yararlanmak üzere basvuruda bulunmalari mümkündür. Ayni sekilde 3568 sayili Kanun’a göre faaliyette bulunan ve mükellefle birlikte borcun ödenmesinden müteselsilen sorumlulugu meslek mensuplarinin da kesinlesmis borçlarla ilgili olarak Kanundan yararlanmalari mümkündür. Asil kamu borçlusu ile birlikte borcun ödenmesinden birden fazla kisinin sorumlu olmasi hâlinde bu kisilerce kanun hükümlerinden farkli taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanilmasi dahi mümkün bulunmaktadir. Ancak ayni sonuç, ihtilafli kamu alacaklari için geçerli degildir. Ihtilafli kamu alacaklarinda, bu kisiler ihtilafin tarafi olmadiklarindan ve davadan feragat kosulunun bu kisilerce yerine getirilmesi mümkün bulunmadigindan, söz konusu kisilerin ihtilafli borçlarda borç için yapilandirma müracaati yapmalari mümkün degildir. Yapilandirma müracaati ile ilgili olarak tarafima gelen bir soruda, haklarinda iflas ertelemesi karari bulunan bir sirkette müracaatin kim tarafindan yapilmasi gerektigi konusundadir. Bu soruyu yanit verebilmek için iflas ertelemesi kararina bakmak gerekmektedir. Eger iflas erteleme karari veren mahkeme sirkete bütün yönetim yetkisini kullanmak üzere bir kayyum atadi ise yapilandirma basvurusunun mahkemece atanan kisi tarafindan, aksi halde sirketi temsile yetkili kisiler tarafindan yapilmasi gerekmektedir.

Tarafima gelen bir diger grup soru ise ihtilafli borçlarda, bütün borçlar için yapilandirma talebinde bulunmanin zorunlu olup olmadigi konusundadir. Böyle bir zorunluluk söz konusu degildir. Örnegin aleyhine hem cezali kurumlar vergisi tarhiyati hem de cezali KDV tarhiyati yapilmis bir mükellef, sadece cezali kurumlar vergisi tarhiyati için yapilandirma talep edebilir. Hatta ayni vergi için birkaç döneme cezali tarhiyatlar yapilmis ve her biri ayri dava konusu edilmis bir durumda, sadece bir veya iki dönem için yapilandirma talep edilip, diger dönemler için davaya devam edilmesi de mümkündür. Ancak, tarhiyati parçalayarak yapilandirma talebi mümkün degildir. Örnegin bir mükellefin ayni yillik döneminde hem amortisman hesaplari hem de kur farki hesaplamalari elestirilmis ve bunun neticesinde cezali kurumlar vergisi tarhiyati yapilmis ise bu tarhiyata iliskin ihtilafta sadece amortisman hesaplarina veya sadece kur farki hesaplamalarina iliskin olarak yapilandirma talebi mümkün degildir.

Ihtilafli borçlarin yapilandirilmasi ile ilgili bir baska soru ise yürütmeyi durdurma kararlari ile ilgilidir. Örnegin bir mükellefin davasinin reddedildigi, ancak kanunun yayimindan önce bu Kararla ilgili olarak Danistay tarafindan yürütmeyi durdurma karari verildigi bir durumda yapilandirma talep edilirse vergi aslinin ne kadarinin ödenecegi sorulmaktadir. 6736 sayili Kanun, ihtilafli borçlarin yapilandirilmasinda, hep kanunun yayim tarihi olan 19.8.2016’dan önce teblig edilmis son karari esas almistir. Buradaki son karardan kasit, ihtilafin çözümüne iliskin olarak ilk derece mahkemesi veya temyiz mercii tarafindan verilen ve huzurundaki dosyayi kendisi için sonlandirmak, dosyadan el çekmek üzere verilmis karardir. Yürütmeyi durdurma kararlari ise “ara karar” niteligindedir. Dolayisiyla 6736 sayili Kanun uygulamasi açisindan bir önem arz etmemektedir. Bu nedenle örnegimizdeki mükellef söz konusu ihtilafli borcunu yapilandirmak isterse, yapilandirilacak (taksitlendirilecek) olan vergi asli borcu, borcun tamami olacaktir.

Gelen sorularin büyük bölümü de özel usulsüzlük cezalari ile ilgilidir. Bu sorulari ise bir sonraki yazimda “asla bagli olmayan cezalarin yapilandirilmasi” basligi altinda toplu halde ele alacagim.

Bu arada tüm okurlara, beyanname, borç ve vergileri düsünmeksizin, saglik, nes’e ve mutlulukla geçirecekleri bir bayram diliyorum.