VERGİ İNCELEMELERİNDE YENİ DÜZEN

06.09.2010 Dr. Bumin DOĞRUSÖZ - 908 görüntülenme YAZDIR

VERGİ İNCELEMELERİNDE YENİ DÜZEN
6 Eylül 2010, A.Bumin DOĞRUSÖZ

6009 sayılı kanunla Vergi Usul Kanunu’nun vergi incelemesine ilişkin düzenlemelerinde önemli değişiklikler yapıldı. Bu yazımızda da 1 Ocak 2011’de yürürlüğe girecek bu değişiklikleri irdeleyelim istedik. Kanun, bu değişikliklerle, özellikle mükellef hakları konusunda -pek başarılı olmasa veya yetersiz olsa da- yeni ve önemli bazı düzenlemeler getirmektedir. 
Bu konuda ilk söz edilmesi gereken düzenleme, incelemelerin artık tutanakla başlayacağı konusunda getirilen düzenlemedir. Şu anda kanunumuzda incelemenin başlama anı belirtilmediği için, bu konuda bir karmaşa yaşanmakta, incelemenin defter ve belge isteme yazısının tebliği veya defter ve belgelerin teslim tarihleriyle başladığını veya arama tarihini incelemenin başlama tarihi olarak kabul eden görüş ve uygulamalara rastlanmaktaydı. Bu tutanağın bir örneği de mükellefe verilecek olmasıdır. 
Bu tutanakta incelemenin konusu (hiç olmazsa vergi türü itibariyle) ve dönemi de yer almak durumundadır. Bunu mükellefler de talep edebileceği gibi, inceleme süresinin belirlenebilmesi açısından zorunludur. Bu da pişmanlık uygulamasını etkileyecektir. Hakkında inceleme başlayan mükelleflerin pişmanlık talepleri halen kabul edilmekteyken, artık inceleme konusu dışında pişmanlıktan yararlanmak mümkün hale gelecektir. Örneğin KDV hesapları incelemeye alınan bir mükellef, Kurumlar Vergisi veya ÖTV için pişmanlıkla beyanda bulunabilecektir. 
Öte yandan incelemenin başlama anının yukarıdaki şekilde belirlenmesine bağlı olarak incelemelere süre de getirilmiştir. Mükellef hakları açısından bu düzenleme de olumludur. Yeni düzenlemeye göre vergi incelemeleri tam inceleme, sınırlı inceleme olarak ikiye ayrılmakta, tam incelemelerin bir yıl, sınırlı incelemelerin altı ay içinde bitirilmesi esası getirilmektedir. Ancak incelemenin bu sürelerde bitirilememesi halinde, inceleme elemanının bağlı olduğu birim tarafından bu sürenin altı ay daha uzatılabileceği, uzatma halinde, uzatma gerekçeleri de belirtilerek mükellefin bilgilendirilmesi öngörülmüştür. 
Mükelleflerin incelemenin süresinde bitirilmemesinin sebeplerini ve süre uzatımı gerekçelerini hukuki sebeplerle yerinde görmemeleri halinde iptal davası açma ve yürütmeyi durdurma talep etme hakları da söz konusu olacaktır. Bu konuda alınabilecek bir yürütmeyi durdurma kararı, rapor yazımını da durduracak ve dolayısıyla konu giderek zamanaşımı açısından değerlendirmeleri de gündeme getirebilecektir. 
Bu düzenlemelerin birinci eksik yanı, süreyi sadece tam ve sınırlı incelemeler için getirirken, iade talepleri üzerine yapılacak incelemeler için bir süre öngörmemesidir. İkinci eksik yan ise sürelerin aşılmasının yaptırımının olmamasıdır. 
Sürelerin aşılmasından sonra biten incelemelerde hazırlanan raporlar hüküm ifade etmeyecek midir? Bu konu kanunda açık bırakılmıştır. Dolayısıyla incelemenin süresinde bitirilememesinin yaptırımı içtihatla oluşacaktır. Ancak şimdilik, incelemenin süresinde bitirilememesine rağmen raporun işleme konulması halinde, inceleme elemanının hukuki (süre aşımına tekabül eden gecikme faizini tazmin) ve cezai (görevi ihmal suçu) sorumluluğunun doğacağını söyleyebiliriz. 
Burada hiç olmazsa, süresinde bitirilemeyen raporların akıbeti ve eğer işleme konulacaksa da yapılacak tarhiyatlarda süre aşımını teşkil eden süre için gecikme faizi hesaplanmayacağı yönünde bir düzenleme öngörülebilirdi. 
Öte yandan yeni düzenlemelerle Maliye Bakanlığı nezdinde ‘Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu’ adıyla bir kurul kurulmaktadır. Denetim örgütlerinin çokluğu ve kopukluğu karşısında böyle bir kurulun kurulması zaruret teşkil etmiştir. Bu kurul Gelir İdaresi Başkanı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanı’nın bağlı olduğu başkan yardımcısı, Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanı’ndan oluşacaktır. Bu kurula Maliye Bakanı veya tevkil etmesi halinde müsteşar başkanlık edecektir. 
Bu kurul, risk analizlerine dayalı olarak yıllık vergi inceleme denetim planını hazırlayacak, incelenecek sektör ve mükellefleri belirleyecek, incelemelerde uyulacak esasları belirleyecek, denetim birimleri arasında koordinasyon ve bilgi akışını sağlayacaktır. Bakanın başkanlığında çalışacak olması kurula kararlarının siyasi içerik taşıdığı gölgesini de düşürecektir. Mükelleflerin bu konunda, incelenecek mükellef olarak seçilmelerinin objektif nitelik taşımadığı eleştirileri gündeme gelebilecek ve belki dava hakları doğabilecektir. 
Bu arada kanunla getirilen düzenlemeler arasında ayrıca vergi inceleme raporlarının okunması ve denetlenmesi konularında da önemli gelişme ve düzenlemeler vardır. Bunları da gelecek yazılarımızda irdeleyeceğiz.