VERGI DENETIMININ YENI ESASLARI

07.06.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1680 görüntülenme YAZDIR

VERGI DENETIMININ YENI ESASLARI
7 Haziran 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Son iki yazimizda halen TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunan Torba Kanun Tasarisinin önce özelge   müessesesi ne sonra takdir komisyonunda geçen sürenin zamanasimina etkisine yönelik düzenlemelerini irdelemistik. Bu günkü yazimizda da ayni Tasarinin, vergi denetimi konusunda getirilmesi öngörülen yeni düzenlemelerini irdelemeye çalisacagiz.

Tasari Vergi Incelemeleri konusunda, özellikle mükellef haklari konusunda –pek basarili olmasa veya yetersiz olsa da- yeni bazi düzenlemelerin getirilmesini öngörmektedir.

Bu konudaki ilk söz edilmesi gereken düzenleme, incelemelerin artik tutanakla baslayacagi konusunda getirilen düzenlemedir. Su anda Kanunumuzda incelemenin baslama ani belirtilmedigi için, bu konuda bir karmasa yasanmakta, bu süreyi defter ve belge isteme yazisinin tebligi veya defter ve belgelerin teslim tarihlerine kadar geri götüren veya arama tarihini incelemenin baslama tarihi olarak kabul eden görüs ve uygulamalara rastlanmaktaydi . Bu tutanagin bir örnegi de mükellefe verilecektir. Bu düzenleme bu açidan olumludur.

Öte yandan incelemenin baslama aninin yukaridaki sekilde belirlenmesine bagli olarak incelemelere süre de getirilmektedir. Mükellef haklari açisindan bu düzenleme de olumludur. Tasari düzenlemesine göre vergi incelemeleri tam inceleme, sinirli inceleme olarak ikiye ayrilmakta, tam incelemelerin bir yil, sinirli incelemelerin alti ay içerisinde bitirilmesi esasi getirilmektedir. Ancak incelemenin bu sürelerde bitirilememesi halinde, inceleme elemaninin bagli oldugu birim tarafindan bu sürenin alti ay daha uzatilabilecegi, uzatma halinde uzatma gerekçeleri de belirtilerek mükellefin bilgilendirilmesi öngörülmektedir.

Ancak bu düzenlemelerin birinci eksik yani, süreyi sadece tam ve sinirli incelemeler için getirirken, iade talepleri üzerine yapilacak incelemeler için bir süre öngörmemesidir. Ikinci eksik yan ise sürelerin asilmasinin yaptiriminin olmamasidir. Sürelerin asilmasindan sonra biten incelemelerde hazirlanan raporlar¸ hüküm ifade etmeyecek midir? Mevcut düzenlemeye göre yine isleme konulabilecek ve tarhiyat yapilabilecektir.  Burada hiç olmazsa, süresinde bitirilemeyen raporlar dolayisiyla yapilacak tarhiyatlarda süre asimini teskil eden süre için gecikme faizi hesaplanmayacagi yönünde bir düzenleme öngörülebilirdi. Süre asimi konusuna bu sekilde bir yaptirim, hiç süphesiz komisyonda veya genel kurulda eklenebilir. Ancak bu sekilde veya baskaca bir yaptirim getirilmedikçe, öngörülen süreler, göstermelik olmaktan baska bir anlam ifade etmeyecektir.

Öte yandan Tasari ile Maliye Bakanligi nezdinde “Vergi Inceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu” adi ile bir kurul kurulmaktadir. Denetim örgütlerinin çoklugu ve kopuklugu karsisinda böyle bir kurulun kurulmasi bize göre zaruret teskil etmistir. Bu Kurul Gelir Idaresi Baskaninin Baskanliginda Maliye Teftis Kurulu Baskani, Hesap Uzmanlari Kurulu Baskani, Gelir Idaresi Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Baskaninin bagli oldugu Baskan Yardimcisi, Gelirler Kontrolörleri Daire Baskanindan olusacaktir.  Türkiye’nin en büyük denetim ordusu olan vergi denetmenlerini temsilen bu kurula hiç kimsenin alinmamasi, bizce bir önemli eksikliktir.

Bu kurulun Gelir Idaresi Baskaninin Baskanliginda çalismasinin öngörülmesi ve kurulda Gelir Idaresinden üç kisinin bulunmasi, zaman zaman elestiri konusu yapilmaktaysa da, bu elestirilere katilmak mümkün degildir. Hatta bazi sohbetlerde Kurula Bakanin baskanlik etmesini öngören düsüncelere dahi rastlamaktayiz. Denetim program ve planlamasinin yapilacagi bu kurula bakanin baskanlik etmesi, denetimin siyasallasmasi anlamina geleceginden, bize göre yanlis olur. Neyseki tasariyi hazirlayanlar, bu yanlisa düsmemislerdir. Kurulun islevi, kararlarinin bakan onayi ile yürürlüge girecek olmasi, mükellefi en iyi taniyanin denetim birimleri degil de idare olmasi, neticede incelemenin gelir idaresi için yapiliyor olmasi, inceleme sonuçlarinin yine idarece yasama geçirilecek olmasi karsisinda bence, kurulun bu yapisini oldugu gibi kabul etmek daha yararli olacaktir.

Bu kurul, risk analizlerine dayali olarak yillik vergi inceleme denetim planini hazirlayacak, incelenecek sektör ve mükellefleri belirleyecek, incelemelerde uyulacak esaslari belirleyecek, denetim birimleri arasinda koordinasyon ve bilgi akisini saglayacaktir.

Öte yandan Tasari ile Maliye Bakanligina, sadece vergi incelemelerinde kullanilmak üzere mükellefleri, birinci sinif tüccari (yani bilanço esasina göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellflerini), yillik is hacimlerine, aktif ve öz sermaye büyüklüklerine göre üç gruba ayirma yetkisi verilmektedir. Tasari ile birinci grupta yer alanlarin üç yilda, ikinci grupta yer alanlarin alti yilda, üçüncü grupta yer alanlarin ise dokuz yilda bir en az bir defa tam veya sinirli incelemeye alinmasi zorunlulugu  getirilmektedir.

Bu arada Tasarida ayrica vergi inceleme raporlarinin denetlenmesi, inceleme elemanlarina yardimci inceleme elemanligi müessesesinin ihdasi gibi pek çok yenilikler de vardir. Bunlari da gelecek yazilarimizda irdeleyecegiz.
Referans Gazetesi 7/6/2010