6770 SAYILI KANUN İLE VERGİ HUKUKUNDA YAPILAN YENİ DEĞİŞİKLİKLER

01.06.2017 Doç. Dr. ÖZGÜR BİYAN- 341 görüntülenme YAZDIR

6770 SAYILI KANUN İLE VERGİ HUKUKUNDA YAPILAN YENİ DEĞİŞİKLİKLER

Doç. Dr. Özgür BİYAN

(Bu yazı ayrıca Legal Mali Hukuk Dergisi, Sayı: 147, Mart 2017’de yayınlanmıştır)

 

27 Ocak 2017 tarihli ve 29961 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile vergisel konularda yeni değişiklikler yapılmıştır. Bu kısa yazımızda ana başlıklarıyla yapılan bazı değişiklikleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

YÜK TAŞIMACILIĞINDAN DÖVİZ OLARAK KAZANILAN BEDELLER DAMGA VERGİSİNDEN İSTİSNA EDİLDİ.

1.Damga Vergisi Kanunu’nun ek 2. maddesinde yer alan Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesine bağlanan döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi içerisinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla, düzenlenen kâğıtlarda ufak bir değişiklik yapılmıştır.

Yapılan değişiklik ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından uluslararası ihaleye çıkarılmış yurt içi veya yurt dışı “münhasıran yük” taşıma işlerini yüklenen tam mükellef firmaların faaliyetlerine yönelik damga vergisi istisna kapsamı genişletilmiştir. İlgili hükümdeki “münhasıran yük” ibaresi kaldırılmış böylece “tüm taşıma” işleri damga vergisi istisnası kapsamına alınmıştır.

Ayrıca aynı madde kapsamında uluslararası yük taşımacılığından döviz olarak kazanılan navlun bedellerinin yurda getirilmesi kaydıyla kara, deniz veya hava ulaştırma hizmet ve faaliyetlerine yönelik damga vergisi istisnasının da kapsamı genişletilerek, “yük taşımacılığından döviz olarak kazanılan navlun bedellerinin” ibaresi değiştirilmiş ve  “yük ve yolcu taşımacılığından döviz olarak kazanılan bedellerin” olarak şekillendirilmiştir. Böylece yük taşımacılığından döviz olarak kazanılan bedellerin tamamı damga vergisi istisnası kapsamına alınmıştır. Aynı zamanda Harçlar Kanunu’nda da paralel düzenleme yapılarak söz konusu bedellerin harç istisnasından da yararlanması sağlanmıştır.

YAZILIM VE GAYRİ MADDİ HAK SATIŞ VE KİRALAMALARI KDV İSTİSNASI KAPSAMINA ALINDI.

2. KDV Kanunu’nun “Araçlar, Kıymetli Maden ve Petrol Aramaları ile Ulusal Güvenlik Harcamaları ve Yatırımlarda İstisna” başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde değişiklik yapılarak, Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makina ve teçhizat teslimlerine ilave olarak “belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamaları” da KDV istisnası kapsamına alınmıştır.

BELEDİYE VE İL ÖZEL İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN TESLİMİNE YÖNELİK İSTİSNA KURALLARI DEĞİŞTİRİLDİ.

3. KDV Kanunu’nun “Sosyal ve Askerî Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (p) bendinde değişiklik yapılarak hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri istisnasına ilave olarak “belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler” de KDV istisnası kapsamına alınmıştır.

Aynı maddenin aynı fıkrasının (r) bendinde de buna uygun değişiklik yapılarak belediyelerin ve il özel idarelerinin mülkiyetinde olan taşınmazlar için“en az iki tam yıl süreyle” elde tutma şartına son verilmiştir. Belediye ve il özel idareleri süre sınırlaması olmaksızın taşınmaz satışlarında KDV hesaplanmayacaktır.

Öte yandan KDV Kanunu’na yeni eklenen bir geçici madde ile belediye ve il özel idarelerinin taşınmaz satışları ile ilgili özel düzenlemelere de yer verilmiştir. Yeni eklenen Geçici 36. madde uyarınca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (27.01.2017) önce belediyeler ve il özel idareleri tarafından iktisadi işletme oluşturmaksızın yapılan taşınmaz teslimlerinde katma değer vergisi aranmayacak, bu nedenle geçmişe dönük herhangi bir tarhiyat yapılmayacak, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilecek, tahakkuk eden tutarlar terkin edilecek, tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmeyecektir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDAKİ İNŞAAT İŞLERİNDE KDV İADESİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER YAPILDI.

4. KDV Kanunu’na eklenen geçici 37. madde uyarınca “İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;

a) Asgari 50 milyon Türk lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılında yüklenilen ve 2017 yılının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,

b) 50 milyon Türk lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 yılında yüklenilen ve 2017 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi izleyen yıl içerisinde,

talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarda zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başında başlar”. Ayrıca maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Uygulama 01.01.2017 tarihinden itibaren geçerlidir.

MAHSUP EDİLEMEYEN KDV’YE İADE YOLU AÇILDI.

5. KDV Kanunu’nun 29. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinden sonra “Ancak mahsuben iade edilmeyen vergi, Maliye Bakanlığınca belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebilir” şeklinde ilave yapılmıştır.

Böylece “Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. Ancak mahsuben iade edilmeyen vergi, Maliye Bakanlığınca belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebilir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir.” hale getirilmiştir.

Maliye Bakanlığı’nın bu konu ile ilgili yakın zamanda uygulamaya yönelik bir tebliğ yayınlaması beklenmektedir.

BİRLEŞME YAPAN BAZI KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNE İNDİRİMLİ VERGİ ORANI UYGULANABİLECEK

6. KVK’nın “Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı” başlıklı 32. maddesine ilave yapılarak “(KVK’nın) 19 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında birleşen sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançları ile bu kapsamda birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına uygulanmak üzere kurumlar vergisi oranını %75’e kadar indirimli uygulatmaya, bu indirim oranını, sektörler, iş kolları, üretim alanları, bölgeler, hesap dönemleri itibarıyla ya da orta ve yüksek teknolojili ürün üreten veya imalatçı ihracatçı kurumlar için ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu” yetkili kılınmış ayrıca uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.

Anayasal hükümler açısından tartışmalı olan bu düzenleme ile indirimli kurumlar vergisi oranına yönelik yeni düzenlemelerin geleceği anlaşılmaktadır.

İMALAT SANAYİNE YÖNELİK YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDAKİ YATIRIM HARCAMALARI İÇİN DAHA YÜKSEK VERGİ İNDİRİMİ GETİRİLDİ.

7. KVK’na eklenen geçici 9. madde ile  “Mükelleflerin 2017 takvim yılında gerçekleştirdikleri imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için, bu Kanunun 32/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “%55”, “%65” ve “%90” şeklinde yer alan kanuni oranlar sırasıyla “%70”, “%80” ve “%100” şeklinde ve (c) bendinde “%50” şeklinde yer alan kanuni oran ise “%100” şeklinde uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

İmalat sanayine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için daha yüksek oranlarda vergi indirimi uygulanması sağlanmıştır.

ÇOK TEHLİKELİ VE TEHLİKELİ SINIFTA YER ALAN İŞYERLERİNE İLİŞKİN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI GÖREVLENDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜNE YÖNELİK TARİHLER UZATILMIŞTIR.

8. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan geçici 4. madde de yeni düzenlemeler yapılmıştır. 01.01.2017 tarihinden itibaren geçerli olan yeni düzenlemelere göre;

- çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, 01/01/2020 tarihine kadar (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi;

- tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, 01/01/2019 tarihine kadar (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi kaydıyla yerine getirilmiş sayılır.