GÜMRÜKTE TAMAMLAYICI BEYAN UYGULANABİLİR

05.05.2016 HASAN AKDOĞAN- 1075 görüntülenme YAZDIR

Gümrükte tamamlayıcı beyan uygulanabilir

Hasan AKDOĞAN 

Dünya Gazetesi / 5.5.2016

hakdogan@akddenetim.com

İstisnai kıymet yoluyla beyan yapılması hallerinde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisinin yapılması hususunda tereddütler olduğu anlaşılıyor. Gümrükler Genel Müdürlüğü, “..istisnai kıymet yoluyla beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden sonra istisnai kıymete ilişkin ödemenin yapılması durumunda KKDF kesintisi yapılacaktır…” diyerek uygulamanın bu yönde yapılmasını istiyor. 

Tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gereken süre KKDF kesintisinin doğumu için başlangıç süresi olarak alındığına göre, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gereken tarihin tespiti sorun teşkil edebiliyor. Bunun için Gümrük Yönetmeliği’nin 150’inci maddesine bakmak gerekiyor. 

Gümrük Yönetmeliği’nin Serbest Dolaşıma Giriş Rejiminde Tamamlayıcı Beyan başlıklı 150’inci maddesine göre; “Eşyanın serbest dolaşıma girişini basitleştirilmiş usule göre gerçekleştirenler genel, dönemsel ya da özet niteliğinde bir tamamlayıcı beyanda bulunur. Bir ay içinde gerçekleştirilen basitleştirilmiş usule göre yapılan işlemlere ilişkin tamamlayıcı beyanın, izleyen ayın ilk üç günü içinde verilmesi zorunludur” deniliyor. 

Keza; Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5’nci ve 150/3 fıkralarında belirtilen “eksik kıymet unsurunun mahiyet ve tutar itibariyle tahakkuk ettiği(öğrenildiği GY 53/5) ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar verilir ve vergileri de aynı süre içinde ödenir. Ve GY 150/2 maddesinde belirtilen “Bir ay içinde gerçekleştirilen basitleştirilmiş usule göre yapılan işlemlere ilişkin tamamlayıcı beyanın, izleyen ayın ilk üç günü içinde verilmesi zorunludur.” hükümlerindeki süreler içinde beyanda bulunulmaması halinde zamanaşımı ve aynı zamanda gümrük yükümlülüğünün başladığı kabul edilebilir. 

Tahakkuk genel anlamı itibariyle ödemenin kesinleşmesi olmakla birlikte; Gümrük Yönetmeliği’nin 150’nci maddesinde yer alan eksik kıymet unsurunun mahiyet ve tutar itibariyle tahakkuk etme zamanı ile 53/5’inci fıkrasındaki öğrenilme zamanının tanımlandığına ilişkin bir hüküm bulunmuyor. 

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi Sefa Yayla’nın; “..Gümrük Yönetmeliği’nin 150/3 maddesinde yer alan, eksik kıymet unsurunun mahiyet ve tutar itibariyle tahakkuk etmesi (öğrenildiği GY 53/5), ithalatçı ile ihracatçı arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, ihracatçı ya da hak sahibinin (örneğin royalti ödemesine ilişkin yurt içi net satış hasılatının hesaplanması ve yurt dışına raporlanmasını müteakip, yurt dışındaki royalti hakkı sahibi firmanın) ithalatçı firmaya kestiği faturanın ithalatçıya ulaşmasıdır.” Şeklindeki görüşünü dikkate almakta yarar bulunuyor. 

Fatura düzenlenmeyen durumlar için ise, borç notu (debit not), muhasebe kayıtları, ödeme makbuzu, ithalatçı firmanın ödenecek miktarı yurt dışına raporlaması gibi belge ve bilgilerden de tahakkuk edip etmediğinin yanında tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreyi tespit etmek mümkün olabilir. 

Navlun ya da sigorta bedeline ilişkin ödemenin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden sonra yapılması halinde, mal mukabili ödeme sayılarak KKDF kesintisi doğacak mıdır? Sorusunun herkesin üzerinde uzlaşacağı bir cevabının olması gerektiğini düşünmek gerekiyor. Esasen, kredinin olmadığı yerde sadece beyannamenin tescil tarihinden yola çıkarak KKDF kesintisi yapılmasının doğru olmayacağı anlaşılıyor.